"Bir sabah kapını açtığında,
kapında eli, yüzü, kirpiği geceye
dönmüş beni bulacaksın ve-
Bir at soluğu havada, heybesinde
Şiirler ve uzak şehirler"-
Geceye götüren ay aydınlık
Yüzüydü
Beyaz giymesine gerek yoktu
Sabahla örtülüydü
aniden işlemediğimiz bir günah
yüzünden ayrılmışız
Herkesin iç bölgesi vardır, kutsal.
Sonra kaçak bir hayatın eşiğinde...
Bir gün göz ucuyla yan yana geçmişiz,
Su akar yatağını bulamayan suyduk.
Seninle yan yana geçseydi şu hayat;
Hiç suçluluk duymadan komşunun
Bahçesinde gülleri verebilirdim.
bir cırcır böceğini bile nehrin karşısına
geçirebilirdim
Aşk nasıl bir şeydi, yaşanırken?
Suyun ne olduğunu söylemenin
Bir yolu yok...
Seni anlatmanın çok yolu vardı;
Rüzgar, sonsuz mavi, mevsim...
Sensizliğin adı yok, tarifi çok...
Geceyi şehirde, köyde dörtnala
Koşan ata benzetirdim
Ve bir gün o gece atına binmiş
Sabah yorgun düşmüş, kapında
uyuyakalmışım, koynumda gece-
Masalı....
Görürsen şaşırma
Kendi başımda
Külümden
Anka
Kuşuyum...
Belki de senin de
Unuttuğun....
Sevdiğin şarkının
mırıltısı -
Gözlerimde yüzün...
Aniden işlemediğimiz bir günah
yüzünden ayrılmışız