Zânû-yı Yâr
    

Rûhumdan dökülür eş‘âr, olur âleme envâr
Şeb tâb alır, zulmet kaçar, yanar her sûda envâr

Reşk eyler mihr sana, görse cemâlin ey yâr
Utancından açılmaz güller, kalır bîzâr

Gülzâr-ı nigâhında biter bin gül-i handân
Şehd-âb olur leblerin, içer cân ile efkâr

Çeşminde süzülür aks-i hurşîd-i muhabbet
Dem aldım o dem kim koydum zânûna ben serdâr

Sen geldin, erişti cihâna yine fasl-ı bahâr
Nûrun ile pür oldu bu virâne-i dîdâr

Ey ömrümü vakf eylediğim ism-i mübârek
Bir harfin ile dirilir bin cân ile esrâr

Ger vaslın olmaz ise bu âlem-i fânî içinde
Gam yok, oluruz başka makâm içre didâr

Ne cennet ola menzil, ne cehennem ola perde
İsmin anılan yerde kurulur bize dîvâr

Bir lahn-ı sabâda yahut seng üzre yazılmış
Yan yana görünür iki ism ile ikrâr

Âdem ile Havvâ gibi takdîr bizi cem etmiş
Ayırmaz ezelden bizi ne dehr ne ağyâr

Koysalar eğer kabrime bin seng-i müzeyyen
Başım yine zânûnda dura, budur âhir karâr

Ayırmasın Allâh o makâm-ı visâl içre beni
Ser zânûndan ayrılırsa ağlar benim efkâr



Not:
âlem → dünya, varlık âlemi
ağyâr → yabancılar, rakipler, sevgili dışındaki kişiler
bîzâr → usanmış, bezmiş
cem → bir araya getirmek, toplamak
cemâl → yüz güzelliği, sevgilinin yüzü
cân → can, ruh, hayat
cihân → dünya, evren
çare / bî-çare → çaresiz
çeşm → göz
dehr → zaman, kader, dünya
dem almak → nefes almak, huzur bulmak, dinlenmek
didâr → sevgilinin yüzünü görme, kavuşma
dîvâr → duvar
dib → alt, dip
efkâr → düşünceler, kederler
envâr → nurlar, ışıklar
eş‘âr → şiirler
fânî → ölümlü, geçici
fasl-ı bahâr → bahar mevsimi
gam → keder, üzüntü
gülzâr → gül bahçesi
handân → gülen, mutlu
hurşîd → güneş
hüsn → güzellik
ikrâr → kabul etme, onaylama
lahn → melodi, şarkı
leb → dudak
lutf → iyilik, güzellik, sevgilinin ihsanı
mahv → yok olmak, silinmek
makâm → yer, makam
menzil → varılacak yer
mezâr → mezar
mihr → güneş
müyesser → nasip olan, mümkün olan
müzeyyen → süslenmiş
nigâh → bakış
rahat-ı cân → ruhun huzuru
reşk → kıskançlık
sabâ → sabah rüzgârı
seng → taş
ser → baş
sûz → yanış, acı
vakf eylemek → adamak
vasl → kavuşma
vech → yüz
zânû → diz
zânû-yı yâr → sevgilinin dizi
zıll → gölge
( Zanu-yı Yar başlıklı yazı İslamokan17 tarafından 16.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu