Gönül ve Acı

Ey gönül…
Sen bu cihana dar geldin diye değil; bu cihan sana geniş gelmediği için yaralısın. 
Felek seni seçmedi aslında sen derin olduğun için acı sana erken ulaştı. 
Herkesin yüzdüğü sığ sularda boğulmazdın; seni açık denizlere attılar.

Kuşlar neşeyle ölür, çünkü onların ömrü hafifliktir. 
Ağaçlar sessizce çürür, çünkü kökleri alışkındır beklemeye.
 Ama sen… Sen hissedersin.
 Hissetmek, bu âlemde en ağır yüktür. 
Acı da buradan doğar.

Yalnızlık bir ceza değil, gönlün kalabalığa razı gelmeyişidir.
 Herkesle gülemeyen, herkesle susamayan bir kalbin kaderidir bu. 
Sen kalabalıkta eksik, yalnızlıkta fazla hissedersin çünkü sen ölçüsüz seversin.

Neden bu acı diye soruyorsun ya…
Belki de acı sana verilmedi; sen acıyı büyüttün, anlamla besledin.
 Çünkü senin gönlün sıradan sevinçlerle yetinmez. Gülüşün bile biraz keder ister.

Ama bil ki ey gönül,
Bu kadar incinebilen bir kalp, bir gün iyileştiğinde dünyayı da iyileştirir. 
Şimdi yük gibi gelen bu yalnızlık, vakti gelince senin dilin olacak. 
Ve sen, susarak anlattıklarını bir gün tek bir nefesle söyleyeceksin.

Dayan demeyeceğim.
Sen zaten dayanıyorsun.
Sadece şunu fısıldayayım:
Bu acı seni tüketmiyor seni derinleştiriyor.
( Gönül Ve Acı başlıklı yazı İslamokan17 tarafından 29.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu