Öyle diyordu arkadaşım bana dönüp ''Üçünü de bir güzel öldürmelisin ki yaptığın bir şeye benzesin.'' gerçekten işin içine öldürmek eylemi girdiğinde insan bir tuhaf oluyor değil mi arkadaşlar? Tamam öldürelim de bunlar zaten ölmüşler, tekrar nasıl öldüreceğiz? Bunu sordum arkadaşıma... ''Topraktan bağı koptu diye ölü değil onlar ayrıyeten öldürmek gerekiyor, önce ismi K.S olanı, sonra ismi B ile başlayanı, ondan sonrada ismi, D ile başlayanı öldür gerisini merak etme sen, öldürüyorsun ama kesinlikle hapse de girmiyorsun, cani de olmuyorsun. İşte bu çok güzel.''
Aman ha aman, cinayet minayet, adam öldürme filan yok ortada, heyecan yapmayın yahu! Aşçı arkadaşım, aynı zamanda hayat arkadaşım, bizim hanım işte canım, yemek yapmanın inceliklerini bana anlatırken, soğanı, daha doğrusu Kuru Soğanı, Biberi, Domatesi nasıl öldürmem gerektiğini bir bir belletti... Geçmişten biliyorduk, az çok ama, unutmuşuz... Bizim hanımın da eli bayağı bir hafiftir, herhangi bir yemek yapsın parmaklarınız ile beraber yersiniz yemekleri...
Bekarken bende çok yemek yaptım Bursa'da öğrencilik yıllarımda, hatta bir menemen yapardım arkadaşlarım sıraya girerdi, hiç de dert etmedik o zamanlar, menemen soğanlı mı olur yoksa soğansız mı olur diye, koyduk tencereye tavaya pişirdik ve yedik afiyetle... Menemen her zaman için bekarların favori, bir numaralı yemeğidir. İkinciliği de bu konuda makarna çeşitleri alır...
Ta o zamandan beri pek girmedik mutfaklara yemek yapmaya, dedik ya unutmuşuz işte, ama yine de insanın aklında bir şeyler kalmış oluyor o zamandan bu zamana. En sert olanından yani soğandan başlayıp, sonra bibere, sonrada domatese hamle yapıp öldürmeye başlıyoruz, aklımda kalmış kırıntılar o senelerden. Tuzunu biberini, azıcık da salçasını, suyunu ekledin mi, al sana mis gibi Kuru Fasulye...
Ne diyelim şu mübarek Ramazan Günü Allah cc hepimizin, hepinizin evlerine Halil İbrahim Bereketi versin. Rabbim kimseleri açlıkla terbiye etmesin. Tok açın halinden anlamaz demeyelim hiç bir zaman. Bizler şükür ki yiyecek bir şeyler bulabiliyoruz, bulamayanların Allah yar ve yardımcısı olsun...
İç İşleri Bakanı içeriden sesleniyor, canım anlayın işte yine bizim hanım hanımcık ''Ben namaz kılmaya gidiyorum yemeğin altını kıs biraz karıştırmaya da devam et.'' Emir büyük yerden bende karıştırmaz mıyım? Hemen dalıyorum ortama ''Fasulyeler bakın beni dinleyin, şu altta kalan fasulyeler var ya sizin için yani üstte kalan fasulyeler için onlar iyi pişmiyor diye laf ediyorlar, siz ne diyorsunuz bu duruma? İsterseniz sizi alta alayım bir güzel hesaplaşın benim canlarım. Her zaman eşitlik olmalı fasulyeler arasında, ezilmeye son.'' Benim karıştırmam da böyle, ama bu fasulyeler belli ki dost olmuşlar aynı kazanda ya da tencerede piştikleri için... Hanım da namaz kılarken kulağına gitmiş, benim fasulyelere seslenişimi duymuş, ''Yapma bunu, yapma, neredeyse namazı bozuyordum senin yüzünden.'' dedi... Güldük hep beraber...
(
Üçünü De Öldürmelisin başlıklı yazı
AhmetZeytinci tarafından
1.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.