İnşası Yıkılan Gönlüm
Bana dost kalan kara kalemden dökülen şu yazılar,
Sırtımda beni ayaza bırakan bir aşkın hüznü
Kamburumun tam üstünde heybem
İçinde ne sır var ne de kır papatyaları
Heybemde mutluluktan eser yok
Mutsuzluk ise dolup taşıyor.
Sahil kasabasında seninle yaşamaktı hayalim
Sen gittin işte! Kasabam sessiz ve karanlık
Bütün mutluluk tabelaları kaldırılmış
Ne bir emare var senden
Ne de sana benzeyen bir güzel
Yakılmış yıkılmış kumdan kalelerimiz.
Tülbent altında mendil düşüren güzellerden ne haber
Özlenen sevgilere ve yaşanan sevdalara yazık
Her yeri kaplamış sahte bakışlar ve zoraki gülüşler
Bir gün geleceğini bilsem ve ben geldim desen
İnşası yıkılan gönlüme yeniden tuğla-tuğla seni örerim
Geri çekilirken gördüğüm rüya! Ve ben hala seni söylüyorum.
İlkbahar gitmiş ardından yaz ve sonbahar kapıda
Uykusuz gecelerde çiy tutmuş gözlerim
Zamanın sahibinden haber var
Dünya bitti! Toparlan zamanın yolcusu
Yüreğinde büyüttüğün sevdaya rağmen
Yüreğine sevda ekemediğin o güzele rağmen
Dünya bitti! Ama içindeki o sevda bitmedi.
Ercan KARABULUT
(
İnşası Yıkılan Gönlüm başlıklı yazı
ercan--karabulut tarafından
11.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.