GÜLÜMSER
Bu sonbahar, son mevsim; koy başın dizlerime.
Laf geçiremedim hem şiir hem sözlerime.
Anlatamadım seni uykusuz gözlerime.
Gönül bir yandan, kalem bir yandan hep seni der.
Nasıl bir öksürük o, ey gül yüzlü gülümser?
Yaz dedin ya şiiri, yazdım bak satır satır.
İstersen ateşe at, ister yak satır satır.
Dinlediğim şarkılar, hep seni hatırlatır.
Şimdi beni bir görsen dersin: “Kim bu derbeder?”
Nasıl bir öksürük o, ey gül yüzlü gülümser?
Şule, Âdem meddah; tüm Mecnun sanmışlar beni.
“Deli bu adam, deli!” diye anmışlar beni.
Ey gönlümün mülteci ,garip dilberi seni,
Bugün senin adını andırdı bana kader.
Nasıl bir öksürük o, ey gül yüzlü gülümser?
Gözlerin aydınlatır geceyi ay yerine.
Yüreğinde de nazar var, okuttur sen birine.
Sana yemin ederim ömrümün üzerine:
Harunî bu şiire hem ağlar hem gülümser.
Nasıl bir öksürük o, ey gül yüzlü gülümser?
Bak, çevirdin gönlümü cehennem ateşine.
Değişmem gözlerini ben Bağdat güneşine.
Hadi bir öksürüver, yatır şöyle döşüne.
Çek şadırvana doğru, oyalı bir kilim ser.
Nasıl bir öksürük o, ey gül yüzlü gülümser?
Harun Yıldırım
(
Gülümser başlıklı yazı
Harun Yıldırım tarafından
16.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.