Bugün Çobanoğlu tutar güneşi,
Dünyayı türküyle yakar mı yakar.
Göze hırs bürümüş, görmez kardeşi,
Ah kardeş kardeşi yıkar mı yıkar.
İnsan insana gurbet, bakış soğuk,
Bu nasıl coğrafya, yolları bozuk,
Önüne çıkan ses yabancı, boğuk,
Bir selam serkeşi yıkar mı yıkar.
Komşu komşuya kapısını kapar,
Herkes bir köşede putunu tapar,
Mahkeme kurulmuş kıyamet kopar,
Bu dava ateşi yıkar mı yıkar.
Ekranlar ardında bin maske surat,
Hisler ambalajlı, içinde fesat,
Kalmamış kimsede zerre hakikat,
Açan keşmekeşi yıkar mı yıkar.
Zalim edip zulmü vururken perçin,
Mazlumun feryadı dinmiyor niçin?
Yetişen evlat, ana hakkı için,
O ahlar peşkeşi yıkar mı yıkar.
Mesut iş işten geçmeden gel de piş,
Ateş düşmezden evvel kurulan düş,
Dersen ki ne kebap yansın ne de şiş,
Bata çıka leşi yıkar mı yıkar.