DÜŞTÜ
Acının iksirini bade diye sunarken,
Vuslatın yamacında bahtıma hüzün düştü.
Hiç bitmeyen özlemin alev alev yanarken,
Sendeledim tekledim kalbime sızın düştü.
Ey benim kara bahtım kaderi silmez silgi,
Binbir mana içinde uzleti vermez bilgi,
Menzil arayıp durma vardığın yer yenilgi,
Paslanmış hislerime ettiğin nazın düştü.
Her hikmetin izahı verendendir sorulmaz,
Şarkılar söylense de söylenmekten yorulmaz,
Vefasız yüreklerde aşk sofrası kurulmaz,
Can evimden tutuştum ocağa közün düştü.
Ömrümce aradığım yoklarım sana kalsın,
Saçlarımda
eskiyen aklarım sana kalsın,
Ahrete bıraktığım haklarım sana kalsın,
Aklıma vasiyette yeminli sözün düştü.
Hayatım zehir oldu farzet ki yaşamadım,
İçimdeki volkandan bir damla taşamadım,
Kayboldum kuyularda engeller aşamadım,
Unuttun vaatleri ruhuma izin düştü.
Şu dilenci ruhumla kimlere
darılsaydım,
Zarafet hüküm giymiş edeple karılsaydım,
Yanmalara taliptim güneşe sarılsaydım,
İsyanımın yadına “olmaz” niyazın düştü.
Yelkenler nefes olur bitmez heyecanıma,
Saf tutan acılarım karışırken kanıma,
Nefes alan imrenir dünya kehkeşanıma,
Ömrümün kalanına neden enkazın düştü.
Kor tutan parmaklarım kalbinin yelesinde,
Gölge kuşansan yetmez gönül meselesinde,
Yol uzun yükün ağır sevda iskelesinde,
Son bakışın üstüne aşkı infazın düştü.
Adem Efiloğlu
09 Şubat 2026
Saat.22.54
Yazarın
Önceki Yazısı