Hayali Olmayanın Geleceği de Olmuyor
Hayali olmayanın geleceği de olmuyor.
Bir Merak Yolculuğu
Çocukluğumda o zamanlar bilinçsizce hayal ettiklerim, meğer bugünün gerçeğiymiş.
Bilen bilir; köy yerinde hasat zamanı harmanda gecelerdik.
Çoğu zaman sırtüstü uzanır, yıldızları seyre dalardım.
Kimi büyük, kimi küçük, kimi ise zayıfça yanıp sönen yıldızlar için
"Bunlar çok daha uzak olmalı," derdim.
Bir gözümü yumup parmağımı yıldıza doğrultarak bakardım.
Eğer yıldızı parmağım kapatırsa uzak, ışığı parmağımdan taşarsa yakın olduğunu düşünürdüm.
Halbuki yanıp sönen ve ışık yayanların galaksi olduğunu bilmeden, hepsini yıldız sanırdım.
Meğer bunun bugünkü adı "paralaks", yani bakış açısıymış.
O zamanlar bilmeden bilmişim, gerçeğe çok yaklaşmışım.
Düşünüp merak ettiklerimi kimseye anlatamazdım; arkadaşlarım sıkıcı bulurdu,
onlar her zaman oyun derdindeydi.
Büyükler zaten öyle şeyler düşünmezlerdi, nereden bilecekler?
Kimisi "uçuk" kimisi "hayalperest" olarak gördüğünden;
tartışmaktan, bilgi edinmekten ve her şeyden mahrumdum.
İlkokulu 12 yaşımda bitirince İstanbul nasip oldu.
O yıllarda bilimsel dergiler yok denecek kadar azdı.
1990’lara kadar merakım beni aşıyordu.
Özal iktidarı dönemindeki dışa açılım sonucu, az da olsa bir şeyler öğrenmeye başladım.
1991 yılında Avrupa Uzay Ajansı kurulduğunda sekiz ülke katılmıştı.
Türkiye’ye de davet geldi ama vizyonu olmayan yöneticiler bunun anlamını kavrayamadı.
Ne yazık ki katılamadık; paranın boşa gideceğini sandılar.
Oysa tüm gelişmeler, o teknolojiye yatırılan bütçelerle başladı.
Hubble Uzay Teleskobu, haberleşme alanında çığır açmış ve birçok gelişmenin önü açılmıştı.
Cep telefonları şimdilerde "akıllıya" dönüştüyse ve yapay zeka gibi devrimler yaşanıyorsa, bu süreçlerin temeli
Hubble ve benzeri projelerle atıldı.
Ardından CERN’deki çarpışmalar ve hızlanan dijitalleşme süreci geldi.
Bu gelişmelere yetişemeyenler, her zaman o teknolojiyi üretenlerin kölesi olmaya mahkûmdur.
Çünkü akıllı telefonu sana zorla satmıyorlar; koşa koşa gidip alıyorsun, hem de son modelini.
Dünyada milyarlarca kişi, günümüzün "modern kölesi" haline böyle geliyor.
İster kabul et ister etme, soyulduğunu ruhun bile duymuyor.
Hayali olmayanın geleceği de olmuyor.
.
Mustafa Yaman
10 mayıs 2026
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.