Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Uyuyan Sınıf On Beşinci Bölüm

UYUYAN SINIF

Sınıfta kalanların değil hayatta kalanların sınıfı

15.BÖLÜM

YAZAN:OĞUZ BATIN

 

 

 

Cumhuriyet Lisesi yaz tatiline birkaç hafta kalmışken, akşamları okul bahçesi öğrencilerle değil, mahalleli çocuklarla dolup taşıyordu. Kimisi basket potasında atış yapıyor, kimisi banklarda gitar çalıyordu. Okulun yaşlı bekçisi, Sabri Amca, bu hareketliliğe alışkındı ama o gece diğerlerinden farklıydı.

Saat gece 22.15. Sabri Amca nöbet kulübesinde çayını içiyor, radyodan gelen hafif türküleri dinliyordu. Okulun arka kapısı yönünden ayak sesleri geldi. Normalde öğrencilerin girmemesi gereken bu kapıdan beş kişi hızla yaklaşıyordu. Üzerlerinde okul forması yoktu. Belli ki bu beş kişi mahalleden ya da dışarıdan birileriydi.

Sabri Amca ayağa kalktı. “Evlatlar, okul kapalı, gitmeniz gerek,” demeye kalmadan, içlerinden iri yapılı biri Sabri Amca’nın yakasına yapıştı. “Sen mi kovuyorsun lan bizi?!” dedi ve ilk yumruk geldi. Ardından dört kişi daha saldırıya geçti. Sabri Amca yaşlıydı, direnecek hali yoktu. Yumruklar, tekmeler ardı ardına geliyordu.

O sırada şans eseri okulun arka köşesindeki basket sahasında oynamakta olan Uyuyan Sınıf üyelerinden Rüzgar, Tufan, İbo, Doğu ve Kerem, kavga seslerini duydu. Rüzgar topu elinden bıraktı, “Bi dakika! Bu Sabri Amca'nın sesi değil mi?” dedi. Diğerleri kulak kesildi. Ardından hep birlikte koşmaya başladılar.

Okulun arka tarafına vardıklarında, Sabri Amca'nın yerde kıvrandığını, üstünde beş kişinin saldırdığını gördüler. O an, içlerinden birinde bile tereddüt yoktu. Uyuyan Sınıf, artık sadece bir lakap değil, Cumhuriyet Lisesi'nin gizli koruyucusu gibiydi.

Tufan önde koşuyordu. Kalabalığın üzerine atladı, iri saldırganı sırtından yere serdi. Rüzgar kollarını açarak diğer ikisinin önünü kesti. “Utanmıyor musunuz lan yaşlı adama beş kişi dalmaya?” dedi. İbo, tekini yere yatırdı. Kerem, Doğu ile birlikte diğer ikisini kaçamadan yakaladı. Yaklaşık iki dakikalık sert bir çatışmanın sonunda beş saldırgan da yere serilmişti. Uyuyan Sınıf üyeleri nefes nefese kalmış, ama ayaktaydılar.

Sabri Amca, kanlar içindeki yüzüyle doğrulmaya çalıştı. Rüzgar hemen yanına koştu, “İyi misin Sabri Amca?” dedi. Yaşlı bekçi güçlükle gülümsedi. “Siz olmasaydınız oğlum… öldüreceklerdi beni…”

Tufan, hemen telefonunu çıkardı ve okul müdür yardımcısı Duru Durak’ı aradı. Duru Hanım, olayın ciddiyetini anlayınca hemen polisi aradı ve birkaç dakika sonra ekipler olay yerine ulaştı. Saldırganlar, Uyuyan Sınıf’ın ellerinde hâlâ etkisiz haldeydi.

Polisler şaşkındı. “Nasıl başardınız beş kişiyi etkisiz hale getirmeyi?” diye sordular. Tufan omuz silkti: “Biz Uyuyan Sınıf'ız, bizden her şey beklenir.” deyip gülümsedi. Polis memuru da gülerek “Valla bravo size,” dedi.

ERTESİ GÜN OKULDA

Olay kısa sürede okulda ve mahallede yayılmıştı. Cumhuriyet Lisesi sabah saatlerinde farklı bir havayla uyanmıştı. Okulun girişine asılan pankartta şu yazıyordu:

“Uyuyan Sınıf’a Minnettarız – Sabri Amca ve Cumhuriyet Lisesi İdaresi”

Okulun bahçesinde küçük bir tören düzenlendi. Müdür Mehmet Sabuncu, mikrofona geçti ve öğrencilere seslendi:

“Geçtiğimiz gece yaşanan hadise, sadece bir saldırı değil, bir insanlık sınavıdır. Uyuyan Sınıf öğrencileri; cesaret, dayanışma ve insanlık adına hepimize örnek oldular. Hepinizin önünde eğiliyorum çocuklar!”

Tüm okul alkışlarla yıkıldı. Rüzgar, Tufan, İbo, Doğu ve Kerem birer adım öne çıktılar. Yüzlerinde mahcup ama gururlu ifadeler vardı.

Sabri Amca, yüzündeki morluklara rağmen törende yer alıyordu. Onlara doğru yürüdü, “Siz benim evlatlarımsınız. Allah sizden razı olsun,” dedi ve her birinin alnından öptü.

SONRASI

Polis soruşturması devam ederken, saldırganların daha önce okul etrafında birkaç kez yakalandığı ama uyarıyla serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Bu sefer kamu davası açılmıştı. Uyuyan Sınıf, karakola çağrıldı ve tanıklıklarını net şekilde yaptı.

Bu olaydan sonra Cumhuriyet Lisesi, çevre liselere örnek gösterildi. Gençlerin cesareti, adalete olan güvenleri ve birlikte hareket etme becerileri basına bile yansımıştı. Bir yerel gazetede çıkan başlık şuydu:

“Uyuyan Sınıf Uyumuyor: Cumhuriyet Lisesi’nde Cesaretin Adı Oldular”

BİR DERS NİTELİĞİNDE

Okul müdürü Mehmet Sabuncu, olaydan birkaç gün sonra edebiyat öğretmeni Mesut Öğretmen ile birlikte bir ders düzenledi. Tüm okul öğrencileri konferans salonuna toplandı. Sahneye Uyuyan Sınıf öğrencileri çağrıldı.

Mesut Öğretmen konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün kahramanlık hikâyeleri anlatmaya gerek yok. Çünkü kahramanlık yanımızda oturuyor. Gerçek cesaret, gerektiğinde müdahale etmek, korkmamak ve doğrunun yanında olmaktır. Sizleri bu yüzden seviyoruz çocuklar.”

Uyuyan Sınıf bir süre sonra yeniden basket oynamaya, okulun neşeli düzenine dönmeye başladı. Ama artık herkes biliyordu ki bu çocuklar sadece yaramaz ya da tembel öğrenciler değildi. Onlar gerektiğinde gözlerini kırpmadan harekete geçen birer vicdan örneğiydi.

Ve belki de Cumhuriyet Lisesi tarihinde ilk kez bir bekçi, beş öğrenciyi değil, beş öğrenci bir bekçiyi korumuştu.


 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Uyuyan Sınıf On Beşinci Bölüm

Oğuz batın Oğuz batın