Reklamcılar Çıldırmış Olmalı
Reklamlar, her ne kadar bıkmış olsak da, gına gelmiş olsa da hayatımıza hükmediyor artık. Reklamların nerelere yerleştirileceği konusunda sınır tanımıyorlardı... Tanınmış bir İngiliz Spor Kulübü, tanınmış dünyaca ünlü bir firmanın reklam yüzü olacaktı. Kulüp sadece futbol da değil, onun haricinde de altı yedi branşta daha faaliyet gösteriyordu, Reklamını yapacakları ürünler temizlik ürünleriydi... Tıraş Köpükleri, sabunlar, ve deterjanlar, buna benzer temizlik malzemeleri, reklama konuydu...
Önce Kulüp Binasından başladılar reklamcılar. Her tarafta ki billboardlara firmanın kocaman puntolu kalın harflerle afişlerini yapıştırdılar. Daha sonra sıra müsabakalara çıkacak antrenör ve sporculara gelmişti. Erkek sporcular ile bayan sporcuların şortlarına hemen logolarını yapıştırdılar... Sadece şortlarda logo olması bir şey ifade etmiyordu. Çorap niyetine giydikleri tozluklarında da reklamı olmalıydı temizlik ürünlerinin. Bir müddet sonra çoraplarda da görüldü reklamlar...
Reklam işine girildiyse her tarafta olmalıydı bu reklamlar... Kulübün lokalinde ki sporcuların sandalyelerine de reklam yüzü oldukları firmanın logosunu adeta kazıdılar. Sandalyeler reklama konu olurda tabaklar, çatallar bıçaklar bundan ayır düşünülür müydü? Bir kaç gün sonrada kulüp lokantasında ki tabaklar, çatallar, bıçaklar, hatta bardaklar bile reklamcıların radarına girmiş ve logolar ile donatılmıştı...
Firma Sahibi bu işi iyice abartmaya da başlamıştı... Kulüp Yöneticilerini karşısına alarak onlara nasihatlerde bulunuyor ve isteklerini de dikte ettiriyordu. Bir toplantı da '' Arkadaşlar biz o kadar büyük o kadar güçlü bir firmayız ki bu gücümüzün de her yerde duyulması lazım artık. Bu nedenle bayan ve erkek sporcularınızın iç çamaşırlarında da bizim ürünlerimizin reklamı yapılmalı, hatta sporcuların eşlerinin iç çamaşırlarını da buna dahil edelim.'' diyerek düşüncesini ortaya koydu...
Kulüp Yöneticileri bu istek karşısında şaşırmış olsalar da firma yıllık bazda bayağı güzel bir para ödüyordu reklamlar için spor kulübüne... Bu avantajlı durumu kaybetmek demek, büyük bir gelirden de olmak demekti... Kulüp Başkanı bütün takımların sporcularını bir müddet sonra eşleri ile birlikte toplantıya çağırdı... Durumu açıklayacak ve onlardan yarım isteyecekti. Bayan sporcuların eşleri erkekler ve erkek sporcuların eşleri bayanlar hazır ve nazır vaziyette başkanın karşısında ne söyleyeceğini bekliyorlardı...
Kulüp Başkanı mikrofonu eline alıp konuşmaya başladı '' Evlatlarım, sporcu kardeşlerim biliyorsunuz ki hepinizi ayrı ayrı severim, sizlerin bir çoğu gözünü kulübümüzde açtı. Sizlerle bir dolu şampiyonluklar yaşadık bundan sonrada inşallah daha nicelerine imza atacaksınız. Evlatlarım bildiğiniz gibi reklamını yaptığımız temizlik firması bize reklam vererek kulübümüzü bir bakıma da ihya etmiştir. Ekonomik şartlar malum. Şimdi bizlerden bir istekleri daha var bu firmamızın. Bundan böyle reklamını yaptığımız temizlik malzemelerinin reklamlarının külotlarınız da yani kısaca donlarınızda ve fanilalarınızda da olmasını istiyor. Bende size bir sorayım dedim, ama beni kırmayıp kabul edeceğinizi de biliyorum canım evlatlarım benim.''
Bu garip istekten sonra sporcular kısa bir şaşkınlık geçirmişler ve başkanın isteğini kabul etmişlerdir. Tam toplantı biteceği zaman içlerinden birisi başkanına dönerek ''Demek ki külot ve fanilalara da reklam alındığına göre bizlerde sporcular ve eşleri olarak şahsımıza başka başka firmalardan da reklam alabiliriz. Sanırım bizim reklam yüzümüz olan firma da bunu karşı çıkmaz, karşı çıksa bile hem bizi mi denetleyecek, kalkıp da her maçta her antrenmanda don ve fanila kontrolü mü yapacak? Bunu da yapmazlar herhalde. Eğer de yapacak olurlarsa da o zaman bu iş İnsan Hakları Mahkemesine kadar gider.'' deyip noktayı koydu...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.