Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Seni Seviyorum


Yürüyordu. Yürüyen sanki O değildi. Buz kesilmiş elleri tabuta yapışmıştı. İnanamıyordu.

Hiç ihtimal vermemişti hanımın böyle omuzlarda taşınacağına.

Oysa şimdi ölümü kucaklıyordu,hanımının cansız bedeninde. Yaşadıkları gözlerinin önünden geçiverdi bir film gibi. Ailesinin isteği üzerine evlenmişti Saliha Hanımla. Bir el kızı,hayatının içine girmiş, en yakını olmuştu. Hayat denizinde akıntıya kapılmadan,boğulmadan el ele yüzmüşlerdi. Şimdi bir başına,veda bile etmeden gidiyordu. Hayır dedi Hasan Bey, “hayır,dur gitme.” Tabuta daha bir yanaşmıştı.adeta başını hanımının omzuna koymuş gibiydi. Ağlayamıyordu bu sefer, yüreği kan ağladığı halde….

Gözü birden oğluna ilişti. Kocaman adam olmuştu. kırk yaşındaydı.” Ah Saliha Hanım dile kolay kırbir yıl olmuş” dedi içinden. Kokladı tabutu, gül kokuyordu. Gülü çok severdi. Seher vaktinde, gül bir başka güzeldir derdi hep. Daldı gözleri, daha bir derinliklere. Sendeledi, yorgundu. Saliha Hanım giderken, sanki O`nu da beraberinde götürüyordu. İrkildi birden, omzuna değen el,  Onu yaşadığı ana döndürmüştü. “Hasan Amca yoruldun,biraz da ben taşıyayım.” Bakışlarıyla süzdü tabutu. Gözleri dolu dolu oldu. Omzunu kaldırdı tabuttan, elini çekip alamıyordu. Sanki sıkı sıkı tutmuştu Saliha Hanım ellerini.

Yol akıp gidiyordu, ayaklarının altından,zaman gibi. Oysa yüzündeki her çizgiye,yılların yükü nasıl da gizlenmişti. Bir zamanların yakışıklı delikanlısı Hasan Bey, şimdi bedenini taşımaktan acizdi. “Ah Saliha Hanım ah! ” diye iç geçirdi. Gözlerinin önüne geldi hayali. O pırıl pırıl,capcanlı bakan gözleri, gözlerindeydi. İçi titredi. Gözlerinin rengi ne renkti, sorsalar bilemezdi. Sahi ne renkti!? Yeşil miydi yoksa ela mı? Ne zaman gözlerine bakacak olsa, utancından çekiverirdi gözlerini Saliha Hanım.

Kalbi güm güm atıyordu.korkuyordu. mezarlığa gelmişlerdi. Bu son anlarıydı. Dert ortağı,yavrularının anası,arkadaşı, yoldaşı,yareni gidiyordu. Derin düşüncelere daldı. Kırkbir yıl boyunca birbirimize duyduğumuz his neydi? Evliliğinin ilk yılları gözlerinin önünden geçti. Saygı duyuyorlardı birbirlerine. Ya sonraki yıllar. Beraber gülüştükleri, beraber ağlaştıkları bir lokma ekmeği beraber paylaştıkları yıllar. Birbirlerinden gizledikleri aşkları. Şimdi sevdiği kişi  canı, cananı gidiyordu. “yok” dedi. “yok, gitme. Ne olur gitme. Daha sana seviyorum demedim. Gitme, seni seviyorum demeden gitme.”

Titriyordu.tabuttan çıkartmışlardı Saliha Hanım`ı. Bir kefen sarmıştı bedenini.”keşke, bedenini saran kefenin,ben olaydım sevdiğim. Ben olaydım, üstüne serpilen toprağın”dedi Hasan Bey, son pişmanlıkla.

Koydular kabrine Saliha Hanım`ı. Toprağı atacakları sırada,elini havaya kaldırdı “durun” diyordu. Son bir kere bakıp, kırkbir yıl boyunca, bir defa bile söylemediği, söyleyemediği sözü söyleyecekti. Eğildi. Sanki kulağına fısıldar gibiydi. “ Bu son bakışmamız Saliha Hanım. Ne olur bu sefer gözlerini, çekme gözlerimden. İyi dinle, sana bir çift sözüm var. Geç kaldım bilirim." Gözlerinden yanaklarına damlıyordu gözyaşları, yanaklarından usulca süzülüyordu Saliha Hanım`ın kefenine.  "Sana duygularımı hiç söyleyemedim. Belki utandım, belki de hiç bilememiştim. Saliha Hanım. Seni seviyorum..”

Daha gür sesle..”seni seviyorum Saliha Hanım..seni seviyorum..seher vaktinde, gül olupta gel emi. Seni seviyorum, gel, emi..”

Avuçlarında toprağı sıktıkça sıkmıştı. Sanki duymuştu Saliha Hanım, Hasan Bey`in bu içten çağrısını.

Hafifçe bir rüzgar  değmişti, Hasan Bey`in yanağına.

……………….


Bahtinur  Cano

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Seni Seviyorum

Bahtinur  Cano Bahtinur Cano