Kaaaave Milleti
Kahve bu kırk yıl hatırı vardır derlerdi eskiden de şimdi aldığımız bazı duyumlara göre bu kırk yılda biraz indirimlere gidiliyormuş galiba sanırsam zannımca... Niye illaki kırk yıl? Nereden çıktı, kim bunun saptamasını yaptı bir kahveden kırk yıl hatır olur diye, ayrıca niye çift rakam bu yıl, otuz dokuz olacak olsa ya da otuz yedi olacak olsa bir şey değişir mi değişmez mi?
Tabi bir de kahvenin iki anlamı var biri içilen kahve, diğeri de milletin, özelliklede yaşlı başlı erkeklerin gidip oturduğu, zaman zaman tavla ve kağıt oynadığı mekan diye de geçiyor. Hasan Kaçan'da kulakları çınlasın Ekmek Teknesi adlı dizide ''Kaaaave Milletinin aziz ve muhterem hatta ve dahi muhteşem insanları.'' diyerek lafa girerdi... Sonrada başlardı hikayesini anlatmaya...
Aslına bir iki asırda geriye gidersek Kahve'nin asıl adı Kıraathane, yani okuma evi diye de tercüme edebiliriz... Şimdi bakıyorum, günümüzde bazı kahvehanelerde ufakta olsa iki yüz üç yüz kitaplık kütüphaneler var. Tabi bunları görünce de seviniyor insan. Bizim gençlik yıllarımızda çoğu zaman bilardo ya da masa tenisi oynamaya giderdik biz arkadaşlar ile güzelde olurdu, şimdi millet bilardoyu bile sanal ortamda oynuyor... Çok değişti be memleket...
Eğer ki geçmişte tuzlu kahve içmediyseniz ne kadar şanssızsınız... Geçmişte de ''Tuzlu Kahve Yapma Sanatının İncelikleri.'' diye de bir yazı yazmıştım, belki okumuş olanlarınız vardır. Tuzlu Kahve demek damat adayı olmak demek. O da her kula nasip olmuyor işte... Onu içmek mesele değil, gelin hanımın ve ailesinin hatırına illaki içilir de sonrasında hayat tuzlu değil de tatlılıkla geçsin...
Bir güzel tarafı da yakın zamanda kahvehanelerde ve bütün kapalı mekanlarda sigara içme yasağının olması. Sigara içmeyen insanlar için bu durum büyük bir nimet. Herkeste alıştı bu duruma, bakıyorum bu kuralı çiğneyenlere de pek rastlamıyorum. Büyük para cezası da var hem işletmeye hem de içen kişiye...
Bütün Dünyada kahve Türk Kahvesi diye servis ediliyor her ne kadar Yunan Zibidileri kendi isimleriyle zaman zaman servis etmeye kalksalar da... Kuduruyorlar, bizden bir şeyler araklayabilmek için. Öyle de güzeldir ki sabah sabah yediklerinin üstüne az şekerli ya da orta şekerli bir kahve, hem uyandırıyor hem de zihni açıyor. Ama çok da fazla abartmamak şartıyla...
Bazen böyle bir şey yiyip içmek için değil de insanları izlemek, gözlemlemek için takılırım kahvelere... Hele de okey mokey ya da tavla oynayanları seyrederken, onların birbirlerini kızdırmaları, laf dokundurmaları ilginç geliyor bana. Çoğu zaman kenardan benim gibi oyun seyredenlere de yancı derler. Ben öyle yandan azıcık seyrettiğim zaman bir bardak çay içersem içerim, ondan fazlasını da istemem... Zor iştir gerçekten Kahvehane Sahibi olmak, işletmek, öyle dışarıdan göründüğü gibi değil...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.