Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
Altın Üye
24.08.2026 · 30 · 0 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“Kimlik Tespiti Yapılamadı Kendini Tanımayacak Kadar Dağılmış” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Kimlik Tespiti Yapılamadı Kendini Tanımayacak Kadar Dağılmış

Kimlik Tespiti Yapılamadı Kendini Tanımayacak Kadar Dağılmış


Olay yeri incelendi.

Bir hayat vardı ortada.

Dağınık.

Sessiz.

Uzun zamandır kimsenin dokunmadığı bir hayat.

Masada yarım kalmış bir kahve, telefonda cevapsız mesajlar, çekmecede eski fotoğraflar ve aynanın karşısında uzun süre duran bir insan...

Kimlik tespiti yapılamadı.

Çünkü karşıdaki kişi, kendisini bile tanımıyordu.

Bir zamanlar neşeyle gülen o insan nereye gitmişti?

Kolayca güvenen, heyecanlanan, geleceğe dair planlar yapan, bir şarkıyı duyduğunda durup dinleyen, küçük şeylerden mutlu olabilen o kişi...

Kayıp.

Dosyaya “kayıp şahıs” diye geçilebilir.

Ama bazen insanın kaybettiği kişi başkası değildir.

Kendisidir.

Hayatın bazı dönemleri vardır. İnsan bir anda yıkılmaz. Daha tehlikelisi, yavaş yavaş eksilir.

Önce bir şeyden vazgeçersin.

Sonra birinden.

Sonra bir hayalinden.

Bir süre sonra kendi fikrini söylemek yerine herkesin ne düşüneceğini hesaplamaya başlarsın.

“Boş ver.”

“Böyle gelmiş, böyle gider.”

“Ben alıştım.”

“Artık uğraşacak gücüm yok.”

Bu cümleler çoğaldıkça insanın içindeki ses azalır.

Ve bir sabah uyanırsın.

Her şey yerli yerindedir.

Ama sen yoksundur.

Aynaya bakarsın.

Yüzünü tanırsın ama hikâyeni tanıyamazsın.

Çünkü insanın kendisine yabancılaşması, bir sabah ansızın gerçekleşen bir olay değildir. Küçük küçük terk edişlerin toplamıdır.

Kendi isteğini ertelemek...

Kendi sınırlarını görmezden gelmek...

Sırf biri gitmesin diye kendinden vazgeçmek...

Sırf yalnız kalmamak için mutsuzluğa razı olmak...

Ve en sonunda, kendi hayatında misafir gibi yaşamaya başlamak.

Olay yeri sessizdir.

Çünkü bazı çöküşlerin sesi çıkmaz.

Kimse kapının arkasından gelen bir çığlığı duyamaz.

Kimse içeride bir insanın parça parça dağıldığını fark etmez.

İnsan dışarıdan hâlâ aynı görünür.

İşe gider.

Güler.

Konuşur.

Fotoğraf çektirir.

“İyiyim,” der.

Belki de en büyük sahte delil budur:

“İyiyim.”

Oysa bazı insanlar iyi değildir.

Sadece iyi görünmeyi öğrenmiştir.

Dosyada başka deliller de vardır.

Eski fotoğraflar.

Fotoğraflardaki insanın gözleri bugünkünden farklıdır.

Daha canlıdır.

Daha meraklıdır.

Belki daha saftır.

Ama fotoğrafın arkasında bir tarih vardır.

O tarihten sonra neler olduğunu kimse bilmez.

Bir ayrılık.

Bir kayıp.

Bir ihanet.

Bir hayal kırıklığı.

Bir suskunluk.

Belki yıllarca anlatılmamış bir acı.

Ve insan bazen bütün bunların ardından kendisine şu soruyu sorar:

“Ben ne zaman böyle oldum?”

Cevabı genellikle tek bir gün değildir.

Birçok susuş.

Birçok “önemli değil.”

Birçok “sonra düşünürüm.”

Birçok “böyle olması daha iyi.”

İnsan kendini bir gecede kaybetmez.

Kendisinden her gün biraz vazgeçerek kaybolur.

Fakat burada dosyanın en önemli kısmına geliyoruz.

Kimlik tespiti yapılamadı diye dosya kapanmaz.

Çünkü insan kaybolduğunda, bazen onu arayan yine kendisidir.

Bir şarkıda.

Eski bir sokakta.

Çocukluğunun kokusunda.

Yıllardır açmadığı bir defterde.

Bir fotoğrafın kenarında.

Ya da gecenin bir saatinde, herkes uyurken kendi kendine sorduğu o cümlede:

“Ben aslında ne istiyorum?”

İşte dönüş orada başlar.

Kendini yeniden bulmak, eskisi gibi olmak değildir.

Çünkü insan yaşadıklarından sonra aynı insan olarak kalamaz.

Mesele eski hâline dönmek değil.

Kendine yeniden ait bir hâl kurmaktır.

Artık kimseyi memnun etmek için gülmemek...

Gitmek isteyene kapıyı gösterebilmek...

“Hayır” dediğinde kendini suçlamamak...

Sevmediğin bir hayatı sırf alıştığın için sürdürmemek...

Ve en önemlisi, aynaya baktığında oradaki insanı tanımak.

Belki yüzünde eskisinden daha fazla çizgi vardır.

Belki gözlerinde yorgunluk.

Belki kalbinde kapanmamış birkaç yara.

Ama artık bilirsin:

O kişi sensindir.

Dağıldın.

Kırıldın.

Kayboldun.

Ama tamamen yok olmadın.

Çünkü insanın kendisine dönebileceği bir yol, ne kadar uzun sürerse sürsün, hep vardır.

Son rapor şöyle yazılabilir:

Kimlik tespiti başlangıçta yapılamadı.

Şahıs uzun süre kendisine yabancı yaşadı.

Ancak yapılan incelemeler sonucunda kimliğin hâlâ mevcut olduğu, yalnızca yıllarca ihmal edildiği tespit edildi.

Dosya kapatılmadı.

Çünkü kişi bulundu.

Kendinde.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Kimlik Tespiti Yapılamadı Kendini Tanımayacak Kadar Dağılmış

Kimlik Tespiti Yapılamadı Kendini Tanımayacak Kadar Dağılmış

ozzlem95 ozzlem95