Leş
Şu otsuz mezarda çürüyen leşin
Meyvelik, sebzelik serası vardı.
Üstünde böcekler yürüyen leşin
Koyunlu, keçili merası vardı.
Zâlimiydi zulmün her nevinin;
Nallarını diktiğine sevinin!
Doğal gazlı, klimalı evinin
Deniz manzaralı terası vardı.
Bir ayağı çukurdaydı, sekerdi;
Dili acı, hastalığı şekerdi.
Kafayı çekince nutuk çekerdi,
İçkili ağzının narası vardı.
Dinsiz, îmansızın imkânı çoktu;
Komşusu aç iken kendisi toktu.
Alnında aklıktan hiç eser yoktu,
Yüzünde kalbinin karası vardı.
İşlerine hile karıştırırdı;
Ne küsü ne dargını barıştırırdı.
Kumda da çimde de yarıştırırdı,
Her cinsten at için harası vardı.
Şans oyunu oynamaktan bezmezdi;
Zilzurna sarhoştu, ayık gezmezdi.
Sofrasında susuzluğu sezmezdi,
Rakısı, şarabı, birası vardı.
Görülmüş değildi selâm saldığı,
Hatır sormamaktan kusur kaldığı...
Kucaklayıp kucağına aldığı
Ne öksüz ne yetim sarası vardı.
Gaddarlıkla olmazları oldurdu;
Asık yüzü ne gülüşler soldurdu!
Haramla karnına ateş doldurdu,
Ne takva ne zühd ne verası vardı.
Ensesi yakındı kel kellesine,
Israrla ıraktı helâl besine.
Ne kulak kabartır ezan sesine
Ne namaz niyazla arası vardı.
Şerif der ki: Nesi yoktu ki nesi?
Yazlığı, teknesi vesairesi...
Kirada kaç dükkân, kaç dairesi,
Bankada faizde parası vardı.
30 Haziran 2022
İzmir
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.