Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 29
Zıp Zıp Çekirge Bilgi Avında 29
Tatilden dönen kız kardeş çekirge, güzel bir uykudan sonra dinlenmiş olarak tüm kardeş çekirgelerden önce besmeleyle kalktı. Odasını güzelce topladı. Elini yüzünü yıkayıp kahvaltı sofrasını hazırladı. Kardeşlerini tek tek kaldırmaya gitti. İlk önce küçük kardeş çekirgeyi uyandırmak için kapısını üç kere çaldı.
Küçük çekirge, "Kim o?" dedi.
"Ben kız kardeşiniz," deyince küçük çekirge sevinçten bir zıpladı ve yatağından kalktı. Aylardan beri kız kardeş çekirgeyi görmeyen küçük kardeş, sevinçten "Hoş geldin kız kardeşim!" diye tatlı bir sesle bağırdı ve kardeşine sarıldı.
Yan odada uyuyan ortanca kardeş ve ağabey çekirgeler de küçük kardeşin "Hoş geldin kız kardeşim çekirge!" deyişine uyandılar. Hep birlikte kız kardeşlerine sarıldılar. Evde bayram havası başladı.
Kız kardeş ağabeylerine dedi ki: "Haydi sofraya geçelim fakat ellerinizi yüzlerinizi yıkayın." Ve ekledi: "Odasını toplamayan varsa derhal toplasın, öyle kahvaltıya gelsin."
Ağabey çekirge, ortanca kardeş ve küçük kardeş sevinçle çeşmeye gitti; sırayla ellerini yüzlerini yıkadı. Kahvaltı sofrasına besmeleyle oturdular. Yemeğe başlamadan önce, "Kız kardeşimiz, ilk önce sen başla. Çünkü seni çok özledik, aylardan beri görüşemedik," dediler.
Neşeyle kahvaltılarını yaptılar, "Elhamdülillah" deyip sofradan kalktılar. Ağabey çekirge, "Herkes dişlerini fırçalasın, kütüphaneye gelsin. Kız kardeşimiz tatil maceralarını anlatacak," dedi.
Herkes sevinçle dişlerini fırçalayıp kütüphaneye geçti. Kız kardeşleri kütüphanede hazır bekliyordu; kardeşleri tamam olunca tatilde yaşadıklarını anlatmaya başladı:
"Kardeşlerim, sizlerle tatil için vedalaştıktan sonra Türkiye'nin en köklü kayak merkezlerinden Uludağ'a gittim. Özel diktirdiğim, soğuk ve yağmur geçirmeyen elbiselerimle kayak yapmaya başladım. Yaklaşık 10 kilometre kaydıktan sonra karşıma bir kızıl geyik ve karaca çıktı. Beni durdurdular. Kızıl geyik ve karaca dedi ki: 'Çekirge kardeş, sen çok güzel zıplıyorsun. Pistin kenarındaki ağaç dallarında otlar var. Zıplayıp o otları bize indirir misin? Yavrularımız acıktı, onlara süt yapalım.'
Yardım etmeyi çok sevdiğimden kayak malzemelerimi kenara koyup bir zıpladım, iki zıpladım; üçüncü zıplamamda otların hepsini yere indirdim. Kızıl geyik ve karaca bu yardımseverliğimden dolayı bana çok teşekkür ettiler. Bir ihtiyacım olması halinde kullanmam için ellerindeki telsizlerden birini bana verdiler. 'Bizi ne zaman ararsan yardımına geliriz,' dediler ve izin isteyerek ayrıldılar.
Kaymaya devam ettim. Öğlene doğru Sarıalan - Çobankaya hattını kullanarak telesiyejle zirveye çıktım."
Kardeş çekirgeler pürdikkat kız kardeşlerini dinliyordu. "Sonra ne oldu?" diye sordu en küçük çekirge.
"Zirveye çıkarken karşı dağın, yeşil örtüsünün karlarla kaplanmış muhteşem görüntüsünü izliyordum. Birden aklıma bir fikir geldi. 'Şu dağın tam ortasına yüksek bir direkle Türk bayrağını asayım. Şanlı bayrağımı görünce rahatlayayım,' dedim. Böyle güzel bir fikir aklımdan geçti ama bir sorun vardı; o dağa tek başıma nasıl çıkacaktım? Tam o sırada, az önce yardım ettiğim kızıl geyik ve karacanın telsizden sesini duydum: 'Çekirge kardeş nasılsın, bir sıkıntın, bir isteğin var mı?' diye soruyorlardı.
Hemen aklıma gelen fikri karaca ve kızıl geyikle paylaştım. Karaca ve kızıl geyik, 'Çok güzel fikir, Türk bayrağını en yüksek tepeye dikelim,' dediler. Ve eklediler: 'Bizi oraya çıkaracak olan Sakallı akbabadır. Onunla biz konuşuruz. Bayrak direğini biz alalım, sen de Türk bayrağını al. Yarın zirvede, Kocayayla mevkisinde buluşalım.'
Neşe içerisinde otelime dönüp dinlendim. Hemen oradaki bir alışveriş merkezinden en büyük Türk bayrağını satın aldım. Ertesi gün otelde tanıştığım diğer kız kardeş çekirgeyi de yanıma alarak buluşma yerine gittim. İnsanların çok olduğu, güvenliğin çok sağlam sağlandığı, havadan helikopter böceklerinin devriye attığı ve çevrede çoban köpeklerinin koruma yaptığı Kocayayla'da; kızıl geyik, karaca, Sakallı akbaba ve biz iki kız kardeş çekirge buluştuk."
Heyecandan kütüphanede hop oturup hop kalkan kardeş çekirgeler, "Sonra ne oldu, sonra ne oldu?" diye heyecanla sordular.
Kız kardeş, "Sabırlı olun kardeşlerim ve ağabeyim," dedi ve sözlerine devam etti:
"Sakallı akbaba, 'Benim yırtıcı bir özelliğim var fakat konu Türk bayrağımız olunca çok sakinleşiyorum, sevinçten havalara uçuyorum. Benden korkmanıza gerek yok,' dedi. Hep birlikte dağın en orta, en güzel yerine Türk bayrağını diktiler. Sevinçle bayrağımıza bakıp selamladılar ve tekrar Kocayayla'ya geldiler. Türk bayrağı artık Uludağ'ın her yerinden görünüyordu. Büyük ve önemli bir işi başarmanın sevinci ile birbirimizle vedalaşarak ayrıldık. Sakallı akbaba yine doğal yaşamına, karaca ve kızıl geyik de yuvalarına döndü."
Kardeş çekirgeler, "Sonra ne oldu?" dediler.
Kız kardeş çekirge, "Tatil maceralarıma sonra devam ederiz. Zaman su gibi geçmiş, bak gece olmuş," dedi.
Kardeş çekirgeler, kız kardeşlerini Türk bayrağını Uludağ'ın zirvesine diktiğinden dolayı tebrik ettiler. Ağabey çekirge, "Bayrağımız çok değerli, bağımsızlığımızın sembolüdür. Siz siz olun, bayrağımızı çok sevin," dedi. Erkenden yattılar, erkenden kalktılar. Sabah olunca ağabey çekirgeyi yeni bilgiler avlaması için dualarla yolcu ettiler.
İlyas DOĞRU - Şahmelek Mh. Karacabey / BURSA
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.