Sahte Yüzük
İzinli günlerimiz rutin işlerle geçer; ev temizliği, telefon görüşmesi, bazen dinlenme, bazen de kardeşlerle bir kafede toplanıp lafın belini kırmakla.
Telefonumu karıştırırken uzun zamandır haberleşemediğimiz bir iş arkadaşımızın numarası denk geldi. Sık sık telefon numarasını ve sosyal medya hesaplarını değiştirir. Aradım bunu, başladı derdini anlatmaya. Zaten onu tanıdığımdan beri derdi hiç bitmez. Hayat hikâyesi acıklı ve bir o kadar da hatalarının ürünü: Dört çocuğu var ve üç sefer evlenmiş, boşanmış. Kadın başına hayatta kalma mücadelesi verirken aldığı kararlar canını daha çok yakıyor. Kısacası evlenmek istiyor doğal olarak çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak için, kendisine tutunacak bir dal arıyor.
“Ama evlenecektik...” diye başlayan cümlelerin sonu hep yıkım olur. İnsan, kendinde olmayan özellikleri hep başkasından beklermiş.
İnternetten tanışıp aylardır yazıştığı birisi varmış. Görmek istediğini söyleyince adama evinin konumunu atmış, o da atlayıp gelmiş, pansiyonda kalmış.
Yalansa kendine yalan; yanlarında olmadığımız için söylediklerinin doğru olduğunu söyleyemeyiz. Beraber kahvaltı yapmışlar falan. Adam cebinden çıkardığı yüzüğü takmak istemiş ancak yüzük arkadaşımın dikkatini çekmiş ve yüzüğün sahte olduğunu anlayınca — iş yeri varmış güya adamın, zenginmiş — öfkeden deliye dönmüş ve adama ağzına geleni söyleyerek evinden kovmuş.
Akıllı bir kadın sanırdım ben onu fakat her insan nefsine yenik düşebiliyor; erkek-kadın fark etmeksizin. Canlı olarak görmediğin adama güven, evinin konumunu at, onunla evlenip mutlu olacağına inan... Pes doğrusu...
“Bir daha böyle işlere kalkışmam.” diyor ama “Alışmış kudurmuştan beterdir.” demişler. Dayanamaz, gene bulaşır. Yenilen pehlivan güreşe doymaz mı hiç?
Eee, neymiş? Yüzüğü sahte olanın yüzü de sözü de gönlü de sahte olurmuş...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.