İbret Tecrübenin Kardeşidir
“Tecrübe tecrübe edilmez” derler.
Ne kadar kısa, ne kadar sade, ne kadar hayatın içinden bir söz değil mi?
Ateş yakar.
Yılan sokar.
Bunu öğrenmek için ille de ateşe el uzatmak, yılana yaklaşmak gerekmez.
Hayatın bütün derslerini yaşayarak öğrenmek gibi bir mecburiyetimiz de yok aslında. Kimi yaralar bedenimizde açılmadan da canımızı acıtabilir.
Başkasının düştüğü çukuru görmek, aynı çukura bizim de düşmemiz için bir davet değil aksine, aklın bize sunduğu bir uyarıdır.
Fakat insanın garip bir tarafı var nedense:
Bazen söylenene değil de başına gelene inanıyor.
“Ben bir de kendim göreyim.” diyor.
İşte o 'kendim göreyim”lerin bazıları, hayatın en pahalı cümlelerine dönüşüyor sonra
Birisinin düştüğü yerden geçip “Bana bir şey olmaz.” diyoruz.
Bir başkasının pişmanlığını duyup “Ben farklı yaparım.” diyoruz.
'Ben etmem ben tutmam" derken,
sonra hayat bir bakıyoruz ki, hiç acele etmeden aynı kapıyı önümüze getiriyor.
Ve anlıyoruz ki bazı şeyler kişiye göre değişmiyor.
Ateşin eli yakması için onu kimin tuttuğunun da bir önemi yok.
Yılanın zehri, soktuğu kişinin ilk defa karşılaşmasına bakmıyor.
Hakikatin huyu böyle ne yazık ki…
Aslında olgunluk dediğimiz, her şeyi yaşayarak öğrenmek de değil; yaşanmışlıklardan pay çıkarabilmektir.
Bir başkasının gözyaşını yalnızca seyretmeyip içindeki dersi görebilmek
Birinin kaybından kendi kıymet bilmezliğimizi fark edebilmek
Bir yanlışın sonucunu görüp aynı yanlışa heves etmemek
Buna biraz akıl, biraz feraset, hatta biraz da ibret diyebiliriz
Çünkü hayat bize her ders için yeniden sınav kâğıdı dağıtmıyor ki
Bazı soruların cevabı, bizden çok önceleri verilmiştir.
Mesele ise o cevabı okuyabilmekte.
Yine de insanız işte
Bazen biliriz, yine de yaklaşırız.
Bazen uyarılırız, yine de deneriz.
Bazen başkasının yarasına bakıp “Benimki başka olur.” diye düşünürüz.
Sonra yara aynı yerden açılır.
İşte o zaman anlarız ki
Tecrübenin her zaman yaşanarak edinilmediğini
Bazen sadece görmenin
Bazen yalnızca dinlemenin
Bazen de susup düşünmenin yeterli olduğunu
Bir başkasının acısından kendimize bir ders çıkarmanın en büyük nimet olduğunu...
Zaten akıl, insana yalnız kendi başına gelenlerden değil, başkalarının yaşadıklarından da öğrenebilmesi için verilmiştir.
Ateş yakıyorsa, elimizi uzatmadan da öğrenebiliriz
Yılan sokuyorsa, ille de zehrini damarlarımızda mı hissetmek gerek?
Hayır.
Bazı hakikatleri öğrenmek için ibret nazarıyla bakmak, akıl sahibine yeter.
VESSELÂM
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.