Kemancı Kız
KEMANCI KIZ
Keman sesine kulak verdin dinledim
Cam kenarında bir kız dertli mi dertli.
Gözleri buğulu, yüzünde hüzün bulutları.
İçinde biriken hasretini keman yayına salıyordu.
Kemanında inliyor, ah o nasıl bir inlemeydi öyle,
Sanki bir dokun bir ah işit çaresizliğinde.
-*-
Sonra gözlerinden iki damla yaş yanağından süzüldü.
Keman yayıyla buluştu nağmesine eşlik etti.
O da ağlıyordu sanki…
Kemancı kız, sarı saçlarını özgür bırakmış,
Camdan giren rüzgârlarda savruluyordu.
Hüznün gölgesinde o nasıl bir güzellikti öyle.
Işıl ışıl…
-*-
Anadan ayrı, babadan ve yardan ayrıydı.
Kızın ellerinde kemanı dile geliyordu sanki
Birden kemanı bıraktı, aynaya baktı,
Gözyaşlarını sildi elinin tersiyle.
Sonra, başını göğe kaldırdı, hıçkırığını salıverdi.
Rüzgârlara kavuştu sessiz sessiz.
-*-
Yüreği hüzünlüydü, hasretin yükünü taşıyordu.
Sonra bir kemanına baktı bir de aynaya.
Peri kızı gibi güzeldi, hayat yoruyordu O’nu.
Güzellik baki değildi, zamanda resim gibi soluyordu.
Gözlerinde özlem ateşi derin derin yanıyordu.
Kim bilir, sevdiğinin hasret ateşiydi o yanan ateş.
-*-
Az kalmıştı vuslata, ya sabır çekiyordu
Ya anası, ya babası ne olacaktı çaresiz.
İç çeke çeke düşünüyordu kemancı kız
Umut her zaman yüreğini okşayan sihirli bir el gibiydi
Sabret, bitecek bu günler diye fısıldıyordu kulağına
Kemanın inleyen nağmesinde solan bir gül gibiydi.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu