Kağnı Sesi
Elif’in elinde upuzun üvendire
Gah "gah" der, gah dalar hayallere
Gıcırdayan bir tarih akar
Öyle bir gıcırdar ki,
Dertli bir neydir ovaları inleten
Anadolu’nun yükünü çekerdi ahşap tekerleri
Eskidendi, çok eskiden.
Güneş vurur tepeden
Bir kadın yürür, başı yemenili
Ağzı yaşmaklı
Elinin nasırında memleket sızısı
Her dönen dingilde acı bir ses yükselir
Her iniltide bir ana ağlar gizlice
Bu ses, yalnızca ahşabın feryadı değil
Bu ses, bir halkın ağır ve vakur adımları
Toprak uyanır bu sesle
Yollar eğilir, dağlar yol verir
Her seste bir kağnı yürürdü
Eskidendi, çok eskiden.
Açlığı, çileyi, var olmayı bilirdi elif
Her tekerlek döndükçe toprakta
Harmana sap, değirmene un
Cepheye kaderini taşırdı
Eskidendi, çok eskiden.
O ince, o yanık uğultuyla
Zaman ağlar, dağlar susar, yollar aşınırdı
Bir keman sesi gibi dokunurdu yüreğe
Her kağnı Anadolu'nun yükünü taşırdı
Öküzlerin buğulu nefesinde
Eskidendi, çok eskiden.
Mazıdan yükselen ilahi gibi bir nidadır
Dua gibi, ağıt gibi, umut gibi
Bir çocuğun ağlaması gibi
Kayboldu artık o eski toprak yollar
Hazin bir sessizliğe gömüldü hatıralar
Bir zamanlar destan yazardı kağnılar
Eskidendi, çok eskiden.
.
Mustafa yaman
01 ekim 2026
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu