İkra Yazıyor
ikra çiftçi bir babanın kızıydı.
10 kardeşin 9. cusuydu .
Dedesinin arsasında amcaları ile evleri bitişikti ,
Amca kızları ile sürekli birlikteydi.
Acıkınca kuzeni
- bize gidelim
ikra
- olur dedi
amojni ( amca karısı)
- kızım sende gel sofraya gelsene derdi.
Annesi öğretmişti daha 3 yaşındayken
" misafirlikte sizi sofraya davet ettiklerinde bu gerçek bir davet olmayabilir .
3 kez çağrılmadan gitmeyin soryaya kurulmayın" demişti .
ikra ise bunun evinde de olması gerektiğini sanmıştı.
annesi ablası 3 kez çağırmadan gitmiyordu.
bu yıllarca devam etti.
Annesine büyüyünce anlattığında annesi
" kızım evinde bu geçerli değil ki ! dedi.
İkra her zaman sessiz sakindi.
Kendisinden küçük kızlar bile döverdi .
Annesi,çocuklarının hiçbirini kavgacı veya kendilerini savunması gerektiğini dahi söylemezdi.
Daha küçükken
Cemil meriç, İhsan Süreyye sırma kitaplarını
Okumaya çalışırdım,
" Bir gün anlayacağım elbet " derdim.
Tam da onları anlayacak yaşa geldim.
28 şubat başörtü kararları nedeniyle,
eğitimini informel devam ettirdi.
ALLAH ne demişti:
" İKRA "
Ebu'l-A'lâ el-Mevdûdî, ( TEFHİMUL KURAN ) okumaya başladı .
Akraba ve arkadaş çevrem akşamları çocuklarıma anlattığım hikayeler yazmasını söylese de
bunu ciddiye almadı.
Bunu abartılı bir iltifat olarak kabul etti.
2013 te başörtüsü yasağı sonrası , kpss ve ygs sınavlarına girdi .
Uluslararası ilişkiler ve sosyal hizmetler derken dgs ile sosyoloji mezun oldu .
2021 den sona
Kitap okumayı daha da artırdım iç dünyama tekrar yolculuk yaptı,
Kşiliğimi tekrar inşa ettim , mutlu günlerime ve tekrar özüme döndü.
Sosyal sorunlara duyarlılığı daha da arttı.
Ülkemde kadın ve çocukların sosyal hayatta çok zor bir savaş verdiğini ,
hayatın her alanında , mağdur edildiğini mesleğimi yaparken daha fark etti.
Her gözlemlerini yazmalıyım diye düşünmeye başladı.
İstanbulu gezmeli ve yazmalı :) dedi.
Bir annenin küçük çocuklarını bırakıp işe gitmesi benim için çok düşündürücüydü :(
Bir anne nasıl minnacık çocuğunu bırakıp , para kazanmaya çalışıyor diye düşündü.
iş hayatında o kadınların gişelerde iş çıkışı kart basarken halleri benim için anlaşılır bir şey değildi .
Benim çocuklarını kendi yemeğini yapana kadar iş hayatına girmedi.
Çalışmadığı için çok rencide edildi , hatta iş arayışında olmadığı için bir gün şiddet bile gördü.
Bu sebepte boşanmaya götürdü.
Abdürrahim karakoçun ( isyanlı sükût ve diğer )
Âşık Veysel’in ( uzun ince bir yoldayım )
Bir şeyler karalasam ne olacak ki
bi bakalım
Dedi.
Ve sevemiyorum şirini yazdı.
Devamı olmayacaktı.
Sonra da çevremdekilere akrostiş şiir yazdı.
Arkadaşların gazına geldim gidiyordu :)
peygamber'in (s.a.v.) veda hutbesi'nde geçen sahih hadistir.
“kadınlar size allah'ın emanetidir”
Boşanan bir kadın çalışmak zorunda olmamalı . dedi.
Bu gün boşanmış kadının sorumluluğunu alan insan yok!
iyi ki devlet denen bir yapı var . dedi
İKRA
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu