Gizli Tehdit
Şunu ifade etmeliyim ki hizmet sektörü, insanlar var oldukça bitmeyecek bir sektördür. Çünkü insanlar tarih boyunca hep yeni yerler görme, gezme ve gittikleri yerlerde konaklama eğiliminde olmuşlardır. Doğal afetler olsun, savaşlar olsun, turizmi elbette ciddi şekilde etkiler ancak bitiremez.
Turizm sadece ekonomik kalkınmanın bir aracı değil, aynı zamanda ülkeler arasında kültür alışverişini sağlayan, barışın göstergesi olan bir sektördür.
"Altı-yedi aylık bir iş, sonuçta sezonluk." demeyin. Bazı patronlar bu zaman zarfında nice oteller satın alır veya kiralarlar. İflas eden yok mudur? Elbette vardır ancak her işletme risk barındırır. Benim gibi sıradan vatandaşların aklına hayaline bile gelmeyecek paraları ceplerine indirirler. Fakat personele zam yapılacağı zaman birbirlerini takip ederler. Üç-beş kuruş ya aşağıda ya yukarıda kalırlar. Yönetimin yaklaşımı da genellikle şöyledir:
"Piyasa böyle."
Piyasayı devlet mi belirliyor, yoksa yöneticiler mi, bir türlü anlamadım gitti.
İş görüşmesine gidip alacağınız maaşı sorarsınız: "Asgari ücret." derler. Yahu asgari ücret, en düşük ücret sınırı demektir. Bundan aşağısına çalıştıramazsın demektir; üstüne çıkamazsın demek değildir.
Patronlar; az kişi ve az ekipmanla çok iş yapılmasını, üstelik bu işlerin verimli olmasını beklerler.
Müdürler; her gün at yarışı gibi, arılar gibi, karıncalar gibi çalışmanızı ve hiçbir şeye itiraz etmemenizi isterler.
Şefler; hata yapmamanızı, hem işinizle hem de arkadaşlarınızla uyumlu olmanızı, her gün işletmeye yeni bir şeyler katmanızı beklerler.
Müşteriler; hizmet, ilgi ve kendilerine hizmetkâr gibi davranılmasını isterler.
İşçilerin ise iki temel isteği vardır: Zam ve izin.
Yıldan yıla artan ve sosyolojik yapımızı tehdit ettiğini düşündüğüm bir güç var: yabancı iş gücü. Düşük ücretlerle çalışmaları, sigortalarının yatırılmaması ve devlet tarafından teşvik verildiği iddiaları, işverenlerin iştahını kabartıyor.
Peki, sezon bittiğinde yabancı işçilerin hepsi memleketlerine dönüyor mu? Tabii ki hayır. Büyük şehirlere, tanıdıklarının yanına giderek özellikle inşaat sektöründe çalışıyor, evleniyor veya okula kayıt yaptırıp öğrenci statüsünde görünerek ülkemizde kalmanın yollarını arıyorlar. Her yıl katlanarak artan bu durum böyle devam ediyor.
Eğer bir gün beş yıldızlı bir otele tatile giderseniz; resepsiyonda sizi karşılayanın, odanızı temizleyip yatağınızı hazırlayanın, mutfakta yemeğinizi yapanın ve masanıza servis yapanın yabancı işçiler olduğunu görürseniz beni hatırlayın...
En gizli ve sinsi tehdit işte bu...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu