Zemherînin sonunda bir de yaz var mı?

Çıkmadı baharlara yolumuz bizim.

Bu derdi çalacak kırık saz var mı?

Hep firkât söylemekte türkümüz bizim.

 

Aklı ziyân eyledik, divâne olduk,

Talan ettik şu ömrü, virâne olduk,

Gizli sırlar içinden eşkâre olduk.

Gümân ile tükendi sözümüz bizim.

 

Kırk pazarda bir pazar görmeden geçti

Ömür tüccar oldu da dükkanın’ açtı

Kasavet kumaşından köyneği biçti

Atlas ipek olmadı bezimiz bizim.

 

Gaflet suyu çağladı, oldu bir umman

Yaman geldi sonumuz, hem de pek yaman

Gâhi yandı güneşte, gâh vurdu tûfan

Dulda yüzü görmedi başımız bizim..

 

Perdesinde düzen yok, burgusu bozuk

Tezenesi, telleri, gövdesi çizik

Nâğmesinde, sözünde “zalım ayrılık”

Vuslâtı çalamadı sazımız bizim.

 

Bin verdikse bir aldık gönül bağından

Sultân iken hâl olduk aşk otağından

Hîle oku çıkmakta dost sadağından

Tutulmadı kavlimiz, ahdımız bizim

 

Sofu sanma isyândır hâlet-i rûhiyyemiz,

Azze Celle Rabbimiz, “kün” emrine hamdimiz.

Ağyârın hüneri de taşa tutmak bendimiz’

Dosttan gelen güledir âhımız bizim...
 
Serap PALA
( Deyiş başlıklı yazı Serap PALA tarafından 22.05.2011 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu