Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Oruç Baba’dan Aforizmalar-39

*Tilkinin dostluğu, tavuğunu çalıncaya kadardır.

*Acı zevki; zevk de acıyı çağırır.

*Sevinci bölüşebilirsiniz, ama acıyı asla bölüşemezsiniz.

*Her zevkin bir bedeli vardır. Ödeyemeyeceğin bir bedel ile tadacağın zevki, şidetli bir acı izleyecektir.

*Kusurlarını uluorta seslendiren insanlardan kendimi sakınırım.

*Utanma duygusunun etkilemediği bir insanı yola getirecek yöntem yoktur.

*Çıkarcılığı eleştirirken bile, kendi çıkarlarını korumaya çalışan insanlar var.

*Aptallar,  ancak aptallara öğüt verebilirler.

*Namus için, namussuzca cinayetler işlenmiştir.

*Uyumak isteyeni uyandırmayınız, sürünmek isteyeni ayağa kaldırmak için çaba harcamayınız. Yoksa mutsuzluklarının nedeni olarak sizi görürler.

*Yalan gerçekten daha çekicidir; ama güçlü değildir.

*Vazgeçilmez olduklarını sananlar, sürekli kendilerini pazarlamak zorunda kalırlar.

*Aklın işlemediği hiçbir veri bilgi olarak kabul edilemez.

*Sahip olduğun bilgiyi mutlak kabul etme, çürütülebileceği ihtimalini de mutlaka gözönünde bulundur.

*Bilgi çiçeğinin kokusunu bilen, onu düşünce bahçesine eker.

*Bilgi ipine tırmanarak göğe de çıkabilirsin, yerin dibine de inebilirsin.

*Önyargılarından kurtulursan esaretini de sonlandırmış olursun.

*Bilgilerini başkalarına aktarmaya çalışanlar, büyük bir fedakârlıkta bulunmaktadırlar.

*Cahil insan, etrafına korku saçar.

*Bilmediğini kabul etmek, bilgiye ulaşmada ilk ve gerekli bir adımdır.

*Bilgiyi küçümseyenler, bilgi denizinde boğulmak üzere olduklarının da farkına varamayanlardır.

*Bilgi ile altı doldurulmayan bir konuşma, temelsiz ev gibidir.

*Susan bir bilginin, cahilden farkı ne?

*Dünya ne büyüktür, ne de küçüktür; algıladığın kadardır.

*Dünyayı, “dünyaya barış getireceğini” söyleyenlerden koruyun!

*Düşündüğün kadar varsın, düşündüğün kadar yaşarsın, düşündüğün kadar zenginsin, düşündüğün kadar mutlusun.

*Sonsuzu bilemem, düşünemem, belleğime sığdıramam. O nedenle daima, sınırları çizilmiş bir varlık alanı içinde düşünmek zorunda kalırım.

*Dış dünya sana da bana göründüğü gibi mi görünüyor? Zannetmem. Çünkü benzer olmamız, algılarımızı aynı yapmaz.

*Hiç bir şeye başlamak için geç kalmış değilsin. Dilediğin şeyi yapmak için şimdi hemen başlayabilirsin.

*Her alet, araç-gereç önce düşüncede var olmuştur. Sonra da nesnel gerçeklik kazanmıştır.

*Evrensel yasalar gibi, evrensel değerler de vardır. Yasaları bulmaya çalıştığımız gibi, evrensel değerleri de aramalı ve insanlığa sunmalıyız. İnsanlığın kurtuluşu buna bağlıdır.

*Kural koyucu, ilk kuralı kendisine koymalıdır.

*Uzay neden sonsuzdur? Çünkü öyle olması gerekiyordu. Bir an için sonlu bir uzay olduğunu düşünün. Hemen uzayı sonlandıran o şeyin arkasında ne olduğunu sorgulamaya başlarız.

*Maddenin varlığını, gücünü inkar etmek safsata ile iştigal etmektir.

*Yaşam ne uzun ne kısa; olması gerektiği kadardır.

*Özgürlüğü başlatan da bitiren de düşüncedir. O nedenle prangalı bir insanı köle, prangasızı da özgür zannetme!

*Kalp, beyni sık sık, beyin ise kalbi arada sırada mağlûp eder.

*Alçak’ın dünyası iki boyutludur.

*Onaylayan dost, kazandıran değil, daima kaybettirendir.

*Bir insanı gerçekten motive etti iseniz, ona dünyaları bile yıktırabilirsiniz.

*Hatanın kabulü, doğrunun bulunabileceğinin işaretidir.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Oruç Baba’dan Aforizmalar-39

Ömer Faruk Ömer Faruk