Tekabül
Işığını yitirip; aydınlık komasına giren,
Karanlığın başlangıcında bir ana tekabül eder;
Bahsimde geçen ruhumun zamanı...
Günü bitirmenin hıncını; akşamın başlangıcından almak ister.
Yorulmaz bir tavırla gelir dikilir karşıma.
Üzerine örttüğüm örtüye değse elim,
Yanlışlıkla kayıverse örtü günün üzerinden.
Utansa altındakiler gecenin karanlığından.
Korksalar renginden gecenin,
Kaçışsa koşuşmalar bir yana,
Buruk gülüşler; gerçek gülüşe geçse.
Amacını unutup gülse doya doya gülüşler
Yarım kalan işler tamamlansa
Çocukların elleri görünse; okşasalar geceyi uykularında,
Masumlukları aksa geceye; rüyaları gerçek olsa..
Koskoca günü tüketmek için ne yapacağını şaşıran.
Bir anını bile boş geçirmeyi zarar bilen, doymayan bir istem içindedir hep.
Bitişlere bitmez, başlar hep bir bitişin ardından...
Bir başlangıç tacıyla amadedir bitişlere...
Zamanın birbirine geçiştiği tamda şu anda;
Duygular daha bir kıskanç olur geçişir ruhumun orta yolundan.
Nasıl ilgisiz kalır insan, nasıl duymaz bu sesleri?
Sessizliğini nasıl bozar bu anlarda?
Kime ne anlatırsın, kim anlar seni?
İki kelime eder susarsın kendine...
Konuşursun konuşabildiğin kadar; duyduğun duyurduğun kadar kendine.
Uyarırsın kendini uyarıldığın kadar...
Bozmadan sessizliğini dinlersin kendini....
Olduğun yer; aslında hiç olmadığın, olamadığın, hep istediğin işte tam da o yerdesin şimdi.
Ruhunun zamanında....
Geçişiyor zaman.
Geçişiyorsun kendinle.
Geçiyorsun, geçiştiriyorsun...
Zaman geçiyor.
Sen...
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.