**************Gelen oklar sadıktır
sadaklarına
**************Kalbini vursa da cezâsı
yoktur
**************Ruhsatlı taşır sevgili
ruhsâresini
**************Bu dünyâ dursa da cezâsı
yoktur
Budandı buhurdandan bulanık tüm
duygular
Curcunalar sona erdi selâm çaktı dermânlar
Sînemin
dîvânında sana ait şiirler var
Kovmuşlardı
beni sevgi ülkesinden
Yıpranan rûhumu güçlendirdin
Bayram
nakışlı İnci Çiçeğim
Terbiye ettiğim tüm hücrelerimle
seninim
Nisan mevsiminin aralanmış kapısı
Cân
evimin bestelenmiş nârin yapısı
Perîşân olmayacak mürüvvet
saksısı
İlk, bakışına vurulmuştum
Aydınlık
ve beyazdı
Mevsimler hazânı gösterse de
Benim için artık
hep yazdı
Şarkılardan çıkıp gelmiş kadar
ölümsüzdün
Mazmûnlar kadar kalıcı
Sevilmek gibi tatlıydı
hayât
Unutulmuştu ekşi ve acı
Erdemin güzelliğini
öğrettin bana
Yanmanın zarîfliğini
Dosta doğru yol alan
bir geminin
Rotasında gizlenen sevinci
İnci Çiçeğim huzûr
buldu yüreğimin bahçesi
Türkü makâmında bir nikâh
kıyıldı nihâlistânda
Hüzzam duygular
uzaklaştırıldı
Mütercimler çevirisini yaptı
Tüm âşıklar
bu kıssadan hisse kaptı
Pıhtılaşan damarlarım akan
bir pınar
Sana olan aşkım yıllanmış çınar
Yıldızlar
bülbül gibi hep bizi anar
Işıklar kadar dolu dizginiz
şimdi
Çağlayanlar kadar dipdiri
Meyvelerini topluyoruz
aşkımızın
Hem tâze hem de iri iri
Senden bir
cevap:
“D-uygularım
U-fuklardaki
R-üyâlarının
peşinde
S-emâzen olan
U-mutlarımın izini
sürüyor
N-ihâyet”
Anlatılmaz tadılır bu lezzet…
DURSUN TİFTİK
*(Evvel zaman içinden bir şiir)