Sevgili hocam en doğrusunu Allah bilir elbet; ama madem ki "düşünesiniz diye" diye başlar bir çok ayet, o halde düşünmek farz olsa gerek. Biz de o farzı elimizden geldiğince hem akl-î hem de kalb-î olarak sadece tefekkür etmek maksadıyla haddimizi de aşmadan yerine getirmeye çalışırsak.
Hayat kelimesi, El-Hayy esmâsının tecellisi mi acabâ.
Aslında önce şunları tefekkür etmeli belki de, eğer düşünen ben isem o zaman El-Alim kim?, Eğer gören ben isem El-Basîr kim?, İşiten ben isem o zaman Es-Semî kim?
Ölmesi gereken kişi değil, Hayy olanın kendimiz olduğu zannımızdır belki de. “Ben” zannı öldüğünde, enfûsta Hayy olanın Kayyûmiyeti tecelli etmez mi o vakit; diriliğiyle sürüp giden El Kayyum olandır çünkü.
Bir damla suyu alıp denize bıraktığımızda biraz önce damla adını verdiğimiz o şey artık damla değildir ama biraz önce onun sûretine bakıp damla ismini biz koyduk onu ayrı görerek, Damla deryaya kavuştuğunda, derya olur. O artık kuruyup yok olmaz; aksine, yok olan yalnızca damlanın deryadan ayrı görünüşü yani “ben”liğidir.
İşte “Ölmeden evvel ölünüz” sözü de bize tefekkürle bu idrâke varma hakikatini telkin ediyor sanki. Böylece kısas tamamlanmış olur. Zaten sahibi olmadığımız her şeyi ihlâsla, karşılık beklemeden Ehâd olan asıl sahibine teslim ettiğimizde, fânî olan benlik fenâ bulur; Bâkî olan Kayyûmiyetiyle sürüp gider yani tohum tohumluğundan ölür ki içindeki gül açsın. O zaman da derler ki: ölen hayvan imiş âşıklar ölmez...
Selam ve muhabbetle
Ne güzel misallerle anlatmışsınız Allah razı olsun. Yunus'un "Bir ben var benden içeri "dediğine ulaşmak ne büyük bahtiyarlık.
Fenafillah makamı çok zor (kendi adıma) lakin onu arayanlardan dahi olabilsem ne mutlu.
İlminize bereket hocam. Selamlar
Aslinda hayatin hukunu tartimaya acan seytan ve seytanlasmislarinbmantigidir..
“Kısasta hayat vardir “ilahi buyrugu hayata hakim kilinsaydi, hem dünya hayati hem ukba daha yasanir olurdu. Zaten dünya sinavinin amacida bu degilmiydi?
…
Kuran’da hata bulma amaciyla arastiran bir Fransiz bilgin,
Kisasta iki hayat oldugunu bildiren ayeti okuyunca, kendini toparlayip bunlar insan kelami olamaz deyip, bu ayetlerin caydiriciliği neticesinde, iki hayatinda kurtuldugunu idrak edince, kelimei şahadet getirmeyi evrensel hukukun ahlakin geregi oldugunu söyler..
Ne yazik ki bizdeki yari aydinlar en cok bu kisas ayetlerine salya akitiyorlar;(
Selam ve dua ile
Ne yazık ki öyle. Canı yanınca mı anlayacak acaba insan. Kendi vurulduğu gün,yüreği yandığında mı hak verecek Hakk'ın ayetlerine. Maşallah Kur'anda hayat bulanşara, anladık ki bir daha tahkiki iman taklidi imandan üstün. İstikameti bulmak duasıyla selamlar