Rahmet deryasının o katresini ne güzel taltif etmişsiniz.
Ve bir evladın kaç yaşında olursa olsun o rahmetin şefkatine her daim muhtaç olduğu gerçeği.
Halâ annesinin dizine yatabilenlere ne mutlu
Yüreğinize sağlık, selamlar ...
Müstesna bir şiir olmuş.
Toplumsal bir yozlaşmaya karşı yükselen,
vicdani bir muhtıra niteliğindeydi.
Menfaati hayatın merkezine koyanlara karşı;
dürüstlük ve alın teri olmadan kurulan bir hayatın
aslında "yaşanmış sayılmayacağını" hatırlatan,
ahlaki bir pusula gibiydi.
Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Selam ve saygılarımla
Emeğin ve sabrın nasır tutmuş ellerdeki sessiz destanıydı şiir.
Hayatı bir inatla sürdüren o asil ruhun en büyük zaferiydi .
Emeğe ve kadere duyulan bu derin vefa çok sarsıcı;
Kaleminize sağlık.
Selam ve saygılarımla
Şahane bir şiir olmuş Adem Bey
klasik edebiyatımızın o vakur ve yanık havasını
günümüzün lirik duyuşuyla birleştiren,
hasretle demlenmiş bir "vuslat ve teslimiyet" beyannamesiydi adeta.
Kaleminize ve gönlünüze sağlık.
Selam ve saygılarımla
Kalbe dokunan bir şiir olmuş.
Annelik makamını sadece biyolojik bir olgu olarak değil,
evrensel bir merhamet fıtratı olarak tanımlayan
muazzam bir kadirşinaslık belgesi.
Nice şiirli günlere
Selam ve saygılarımla
Bu yaklaşımınız, hem hayatın gerçekliğine hem de ölümün vakarımıza kattığı
o ince dengeye çok insani bir dokunuş olmuş.
Ölümü bir müsabaka değil, vakti geldiğinde icabet edilecek ilahi bir emir olarak görmek,
hayatı daha anlamlı kılıyor. Hem rasyonel hem de manevi derinliği olan,
hayat dolu bir bakış açısı.
Gönlünüze sağlık Ahmet Bey .
Selam ve saygılarımla
Hikayesi sizden olmuş, şiiri de benden olsun.
DEF OLUN BAŞIMDAN
Bağlanmıştı sanki kışın zincire.
Yaz geldi açtık ya biraz pencere.
Ne yemek bıraktı ne de tencere.
Defolun başımdan sivrisinekler.
Her biri beslenmiş bir azman olmuş.
Ben gibi her biri bir yazman olmuş.
Kanımı emmekte tam uzman olmuş.
Defolun başımdan sivrisinekler.
Tenimde oluştu bir sürü sızı.
Kesilmez bir türlü onun vız vızı
Saldırır oğulu, uşağı, kızı
Defolun başımdan sivrisinekler.
Güzelce söz ettim dinlemediler.
Bağırdım, küfrettim anlamadılar.
Zehirden mehirden tınlamadılar
Defolun başımdan sivrisinekler.
Nasıl öldüreyim düşündürmeyin.
Şu yaşlı bedeni aşındırmayın.
Beni hatır hatır kaşındırmayın.
Def olun başımdan sivrisinekler.
Her biri şişti de sanki kuş oldu.
Ne ettim, eyledim hepsi boş oldu.
Sami de pes etti vallah tuş oldu.
Defolun başımdan sivrisinekler.
29.05. 2014--Sami Biberoğulları
************************
Yüzümde tebessümlerle okudum yazınızı. Tebrik ederim.
Selam ve saygılar.
Eriyorum erim erim
Kanıma karıştı terim
Sana kurban olam derim
Duymaz mısın ahu gözlüm
Diyerek ben de katılayım dedim bu kervana.
Candan tebriklerimle selam ve sevgiler.
Bir yanda anne ve babayı cennetin orta kapısı gören, onlara bakmayı bir lütuf, hürmeti ise bir ibadet sayan o muazzam mana denizi,
diğer yanda ise modern dünyanın vitrinlerine sığdırılmış/kapitalizmin parlak ambalajlarına kanmış takvim yapraklarıyla sınırlandırılmış o soğuk bir nezaket..
vicdanını yılda bir gün alınan bir çiçekle susturabileceğini sanan trajik bir yanılgı bu.
Kapitalizmin bize sunduğu bu özel günler, aslında unuttuğumuz değerlerin üzerine örtülen süslü birer şaldır. Oysa gerçek huzur ve gerçek sevgi, bir anneyi senede bir kez hatırlamakta değil, onun dizinin dibinde, babanın ise gölgesinde bir ömür biriktirebilmektedir.
Eğer dünya bir divan, hayat bir antoloji olsaydı; hiç kuşkusuz en güzel, en dokunaklı ve en hakiki şiir "Anne" olurdu.
Eyvallah sevgili hocam.
selam olsun güzel ruhunuza.
Bu öyle bir gelmek ki, ardında sadece ayak izlerini değil, koca bir tarihi ve eritilmiş asırları bırakmış sevgili Adem usta. Sanki kalemini bir kılıç gibi kullanarak zamanın surlarını delmiş, mekânı ve zamanı aşan o muazzam iradeyle sevgilinin eşiğine varmış. Bu geliş sıradan bir kavuşma değil elbette. küllerinden doğan bir feryadın, sabırla dokunmuş bir vuslatın hikâyesi olsa gerek.
Şiirin ruhunda, her dizesinde buram buram tüten bir adanmışlık kokusu var.Bu sevda bir kıyamdır.. hem bir ayağa kalkış hem de bir dünya savaşıdır. "Neyim var neyim yoksa aldım da geldim" diyebilmek , köprüleri yakmanın, kendinden vazgeçmenin ve sadece o olmanın en yalın, en vurucu ifadesidir.
Dizelerdeki akıcılık bir çağlayanın coşkusu gib. Çok büyük bir mahviyet ve teslimiyet söz konusu. Bu, Mecnun’u geride bırakan, Adem’i bir dertle âlemi şiire boğan bir sevdadır.
Gerçekten sevmek, her nefeste bin kez ölüp, sevgilinin bir tebessümü için asırları delerek yeniden doğmaktır.
Eyvallah..
selam olsu...
Toprağa düşen bedenin göğe yükselen manaya dönüştüğü yerdir şehitlik. Çünkü bazı insanlar yaşamak için değil, yaşatmak için yürür bu dünyada. Ve bazı milletler vardır ki tarih boyunca varlığını yalnız kendi gücüyle değil; merhametiyle, vicdanıyla ve hakka bağlılığıyla korumuştur.
Türk milleti asırlardır yalnız kılıcıyla değil, yüreğiyle de tanınmıştır. Çok şükür ki merhametle çarpan, iyilikle çarpan, mazlumun duasını yük bilen bir millet hâlâ ayaktadır. Hak yolunda, vatan yolunda canını vermekten korkmayan yiğitlerin nefesi hâlâ bu toprakların üstündedir.
Bugün göğe baktığımızda özgürce nefes alabiliyorsak, bir bayrağın altında başımız dik yürüyebiliyorsak eğer, bunu gözünü kırpmadan can veren o yiğitlere borçluyuz. Şehitlik işte bu yüzden yalnızca bir makam değildir.. Milletin kalbinde sonsuza kadar yaşayan kutsal bir hatıradır.
Rahmetle yad ediyoruz o kutlu insanları.
Merhametiyle büyüyen, hakkı savunan, mazluma kol kanat geren Türk milletinin kahraman evlatlarını…
Vatan uğruna g...
Erol hocam“Anne kokusunu, emeğini ve sevgisini böylesine içten anlatmışsın ki, yüreğine sağlık. Böyle sözler insanın hem gönlünü hem gözünü ıslatır hem gönlünü ısıtır. canı gönülden tebrikler selamlar..”
Yaşanılmaz dediğimiz her şeyi yaşıyoruz. Daha da doğrusu yaşatıyoruz ama hiç unutulmasın ki dünyada zerre kadar hayır işlemişsek de zerre kadar şer işlemişsek de karşımıza çıkacak. Kaçış yok.
Selam ve sevgiler.
Belki de yağmur yağacak
Sıcak bir güneşle beraber
Barış,
Şiir zaten çok güzel. Kitabından paylaştığın bu şiirini her zaman severek okudum.
Seslendirme ve fondaki müzik seçiminde çok iyi.
Tebrikler canım....
“Anne” yi ne de güzel tarif etmişsiniz.
Maşallah kaleme.
Yüreğinize sağlık.
Yürekten kutluyorum.
İnsanoğlu dünyaya ilk adımını attığında avuçlarını sımsıkı kapatır; sanki her şeyi yanında götürebilecekmiş gibi... Oysa hayatın o uzun ve engebeli yolunun sonunda, avuçlar açılır ve geriye sadece bir "kefen parası" kalır. bahsettiğiniz gibi o üç beş kuruşluk tasarruf, aslında sadece bir kumaş parçası ya da bir mezar yeri bedeli değildirl. o, bir ömrün onurunu son ana kadar koruma telaşı, geride kalanlara yük olmama zarafetidir belki de hocam.
Tebessüm ettirdi yazınız ,:)
Eyvallah Ahmet hocam.
Hay maşallah gardaşıma Kalemine sağlık, gönülden dökülmüş sözlerin insanın içini ısıtıyor, okuyanı düşünmeye çağırıyor. Allah bu güzel niyetini artırsın, yazdıkların daha çok gönüle dokunsun.Allah'a emanet olasın hayırlı cumalar gardaşım.
Yürek yandı mı zaten şiir de yanar birlikte tutuşur ruh ve beden aşkın sıcaklığında hem de.... Kutlarım yürekten hemen fark ediliyorsun...
Rabbimizin ilk emri oku hlduğu halde maalesef dünyanın en az okuyan milletlerindeniz.
Okumamız hem de ilk önce mukaddes kitabımızdan başlayarak çok okumamız gerekiyor.
Selamlarımla değerli şairim.