Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Alışmak zordur her daim mesafeleri kısaltmak lazım bunun yerine kutlarım
Hikayenin bir başka versiyonunda ise Hz. Eyüp'e eziyet etmek için çocuklarını öldüren iblis ya da Türk mitolojisindeki lohusadaki çocukları boğarak öldüren Albastı iblisi ile aynı kişidir. İnanna ile aynı kişi olduğuna da inanılır. Günümüzde bazı Museviler arasında bir adet olarak, Lohusa kadın akşamları evde yalnız bırakılmaz, ve akşamları çamaşır ipinde çocuk bezi bırakılmaz, çünkü bunları gören Lilith'in o evde çocuk olduğunu anlamasından endişe edilir. Ama bizim bu düşüncelerle işimiz olmaaaz biz Müslümanız bize göre Hz Havva vardı o kadar...:) farklı bir anektod idi kutlarım
Tevrat'ta açıkça yer almamasına rağmen; birçok Musevi dini kaynağı 2. Bölümde sözü geçen Havva'nın Âdem'in başka bir karısı olduğu, birinci bölümdekinin ise ilk karısı olan Lilith olduğuna inanırlar.[2] İbranilerin eski inanışına (Mitolojosine) göre Lilith, Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldığından Âdemin kendisine eşit olduğu görüşündedir. Âdem'le birlikte olmayı şiddetle reddeder. Adem ısrar ettiğinde ise büyü ile kaçar ve onu terk eder. Melekler geri getirmek için Lilith' i bulur ama kendisi Kızıldeniz ile birlikte olduğundan 100 den fazla cin çocuğu olduğunu, bu nedenle artık Adem'e sadık olamayacağını bildirir. Melekler, geri dönmesi için her gün bir cin çocuğu öldürmeye başlar. Lilith'i de bunun karşılığına Adem'in soyundan her çocuktan, erkelerde sünnet oldukları 8. güne, kızlarda 20. güne kadar kendi adının yazılı muskayı taşımayan çocukları öldüreceğine yemin eder. Bugün dünyada var olduğuna inanılan cinler Adem ile Lilith' in ve Tuval Kabil eşi Naama' ın bir...
Şu benim ev işlerimi bir yapan bulsam vallahi gece gündüz yazacağım şairem... çok güzel bir duygu yumağıydı yazın... pek yazı okuyamıyorum ama seni günde görünce dayanamadım... tebrik ederim... selam ve sevgilerimle can şairem....
annem, babam...evim ayrı olsa da baş ucumdadır hep... biz üç evlat anne ve babamıza öyle düşkünüz ki kelimelere sığdıramam bu tarifi... öff demek mi ? ölsem daha iyi sanırım... ahhh abi şu yaşlanınca anasına babasına bakmayan insanlar var ya ne söyleyeceğimi bilemiyorum onlara... burada bizim apartmanda da var yaşlı bir teyze... yedi çocuğu varmış...biri yanına sığdıramamış :(( insan yükü ağırdır diyorlar bilmiyorum öyle mi ki ? rahmetlik anneannem iki sene yatalak yattı... inanın bana hiç ağır gelmedi... bazen keşke diyorum ölmeseydi de bir yirmi sene daha baksaydım, temizleseydim altını... yedirseydim yemeğini... bebek gibiydi... kimseye zararı yoktu ki :(( tıkandım :(( ne desem ne yazsam ne söylesem bilemiyorum... :(( anne hakkı da baba hakkı da ödenmez... hayır dualarını alabiliyorsak ne mutlu... tebrik ediyorum... sizin anne sevginizi ve annenize olan hassasiyetinizi şiirler ve yorumlardan az çok...
önce unutması gerekir insanın yüreğindekini... hani derler ya aşk kapıyı bir kere çalarmış.... çaldığı anda kapıyı açtın açtın açmadın çeker gider Murat kardeş... bir daha da zor gelir... Velhasıl güzel bir şiir okuduk sayesinde, aşık olursan daha güzelini okuruz eminim... tebrik ederim... selam ve saygılarımla....
ve varlığımız hiçliğimizi kavradığımız sürece olacak... biz insanız... her türlü duygumuz var... Mühim olan içimizden kötü duyguları çıkarıp evrende insanca yaşabilmek... kısa ve öz, öz ve uzun, açık ve net .... ve bir o kadar da manidardı şiir... tebrik ederim abi... selam ve saygılarımla...
Duyarlı gönlünüz kaleminiz var olsun.Siz yazın biz de zevkle okuyalım. Selam sevgiler.
KİM OLURSA OLSUN YOLU HEP HÜZÜNLE TANIŞMAMIŞ OLSUN HELE Kİ ŞAİR OLANLARIN 5 NCİ MEVSİMİ HEP HÜZÜNDÜR KUTLARIM GÜZEL ŞİİRLERİNİZİ
Nemrud, ona karşı gelen Hz İbrahim peygamberin ateşte yakılması emrini vermiş. Meydanda odunlardan büyük bir yığın yapıp odunları tutuşmuşlar. O kadar büyük bir alevmiş ki bulutlara kadar yükselmiş. Bütün hayvanlar ateşten korkmuş kaçmış. Nemrud, ne güçlü bir kral olduğunu herkes anlasın, görsün istemiş. Nemrud’un askerleri İbrahim peygamber’i mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklarmış. Bu sırada göklere kadar varan ateşe doğru bir karınca ağzında küçücük bir damla su ile telaşla gidiyormuş. Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş: – Acele ile nereye gidiyorsun? Telaşla yetişmeye çalışan karınca, ağzındaki bir damla suyu ellerinin arasına alıp cevap vermiş: – Haberin yok mu? Nemrud, İbrahim peygamberi ateşe atacakmış. Meydana ateşin olduğu yere su götürüyorum. Diğer karınca kahkahalarla gülerek demiş ki: – Senin yanan büyük ateşten haberin yok mu? Ateşe hiç bakmadın mı? Ne kadar büyük, senin bir damla suyun ateşe ne ...
Şiirin güzelliğini gören algılayan hisseden seçiçi kurul küçük dilini büyük dili ile birlikte yutup unutmuş olabilir abi :(( Aldırma yın... Dünkü şiir gönlümün şiiri idi... Bu şiir de günümün şiiri... Size göre bir okuyucunun hangi değerlendirmesi daha güzel... Sistem hatası olmuştur muhakkak... Ben bu sitenin hak yediğini görmedim şu ana kadar... Yerse benim hakkımı yesin :) Gelelim karıncaya bu karıncanın bir de güzel hikayesi var ki... Sanırım yoruma sığmayacak... Bir yorum daha yapalım.
Onun ümmeti olmak O'na bati oluyor olmak ne kadar güzel var olasın değerli kardeşimi içtenlikle kutluyorum...
Yorumum uçmuş benim:(( Yeniden yazıyorum, Bir şiirle kesişebilecek tesadüflerde varmış hayatta... Hüzün benim beşinci mevsimin.... Bende hep diyorum bunu.... Sanırım şiir yazan yüreklerin tanıdık bildik tek kelimesi bu... Ama etkenleri farklı herkesin... Kiminin Yar Kiminin anası, babası vatanı... Örnekleri çoğaltmak mümkün... Etkenler değişse de hüzün yamalı yüreklerimizin bir köşesine... Tebrik ederim can şairem... En beğendiğim şiirin... daha güzelini de okudum belki ama, bu farklıydı... Selam ve sevgilerimle...
İçim yanarak okudum hocam..Kaleminiz ve ilhamınız daim olsun.. Teşekkür ederim Mehmetçikler adına..
Ey sevgili: Bütün kaçışlarım sanaydı , sanaydı boğazımda düğümlenen çaresizliğim. Bilirdim hep derim sende bilirsin acziyetim bir garip Adem kadardı işte. Şimdi kendini sorguluyorsun belki , olmaz cümleler sıralıyorsun peşi sıra ,sorma kimsesizliğimizi hiçbir karanlığa , kıyma şehrinin martılarına , kan kanla yıkanmaz derler büyüklerimiz kıyma hiçbir cana , kıydığın ben olayım. Bana zaten aldırma. Kefeni cebinde gezenin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Kutlarım güzel şiriinizi
Hep gitmem lazım cümlelerinden , yazdıkça derin vuruyor sızısı ve yazdıkça yakıyor ellerimi susuzluk. Öyle ki içimde infiallerden korkuyorum. Korkuyorum bu gidişlerin sonu olmayacak zamandan. Bu gidişler hayra değil diye yoruyorum aklımdan. Bu gidişler anbean öldürürken yüreğimi , sen sadece uzaktan gönderiyorsun yaşlı gözlerini. Ağlama sevgili benim gözyaşlarım ikimize de yeter. Bilirsin vuslatın yalın sokaklarından geçmemiştir bizde özlemler. Diyor ve kutluyorum
Hüzün yumağında huzur arama Kim girdi onunla benim arama? Arafta sıramı bekledim ama Yâr beni yazmamış vuslat yadına. elif, çok güzeldi yine hele ki şu dörtlük. hüznü yad ediyoruz bir yandan dünleri unutamıyoruz derken yarına bağdaş kuruyoruz. hüzün...belki de şairin dediği gibi: bize yakışan. hem hüzün olmasa mutluluğun değerini nasıl anlayacağız? hem bize dair tüm duygular: insanlığımızın türevi tümü. çok beğendim. yüreğine sağlık can şairem. sevgimlesin hep...
Sokak başı ağladı çocuklar Moraran parmaklarına İsyan etti tırnaklar Ciğerlerine sırnaştı gözyaşları Soğuğun siyahına büründü Kıpkırmızı yanaklar. Teni zamana çatlamış Pencerenin arkası Kum saati döküyor tanecikleri Dışarıda donarak dönüyor dünya Sobaya bir odun daha at Aklın kalmasın sokaklarda! ne engin bir çağrışım yaptı derin şiiriniz. düşünmek hem de biteviye ve demlenirken zamanın tereddütsüz hızında. raks eden ne çok düşünce: kimi muhalif belki de zamanın ötesinde büründüğümüz kimlikler... alt bilincine insanın nasıl da nüksediyor hele ki söz konusu olan bitimsiz bir duygu seliyle yordarken ömrü ve kendimizi... sokaklar, insanlar ve koridorları ruhumuzun... yüreğinize sağlık hocam. selam ve saygılarımla... çocuklar...ne güzeldir onların dünyası ve dünyayı güzelleştiren varlıkları... sustum efendim ve bir kez daha okudum.
Merhamet az vicdan kayıp zulüm çok Kalpler kırık, düşte kabus, uyku yok Kin yay olmuş, geriyoruz,nefret ok Yakışmadı...Yakışmıyor...Yakışmaz! Şeker katsak sarımsaklı turşuya Bence zordur geçiş burdan karşıya Bunca telaş mahşerde ki çarşıya Yakışmadı...Yakışmıyor...Yakışmaz! Mecit abi yok mu şiir vefası Sevgi değil artık gönül sefası Bu bedene üç maymunun kafası Yakışmadı...Yakışmıyor...Yakışmaz! deyiverdim abi... bu destana gölge etmek yakışmadı yakışmıyor yakışmaz...:)) daha da yazardım ya :))) lanet olsun içimdeki şevki kıranlara... sus yorumu... vaşşş diyorum yani abi... maşallah...Allah nazardan saklasın kaleminizi.... Allah a emanet olunuz... tebrik ederim, selam ve saygılarımla...
Bütün dertlerimi unuttum onda İçim ferahladı baktığım anda Bıkıp usandığım ahir zamanda Murat’ın coşkusu oldu gözlerin gözler kalbin aynasıymış... Kalbin diliymiş. kalp gözlerde görünmüşse; hissedilmiştir aşkın ayak sesleri.. Güzel gözlere bakan gözleriniz yanılmasın inşallah. kutlarım şair...