şiiriniz
içindeki konuyu yaşatıyor.
ve yaşamışlığınızı hissettiriyorsunuz okuyana...
Sabır şair.
Vatan uğruna sabretmek
mükafatı yükseltecektir eminim...
Tebrik ederim kaleminizi...
Bence Asuda bilmiyor şiir okumasını falan. =)
Pide yemesek de hayat güzelse güzeldir arkadaş.
yiyiynce bir karış büyümeyeceğiz ya!
hayret!
Asude.
İn oradan aşağı
bekleme gelemeyecek o hancı ;)
Gelirdi belki lakin
yok parası,
benden söylemesi bu sırrı...
Kutladım usta.
=)
Merhaba şairem güzel dizelerinizi kutluyorum...Selamlar.
Satır satır ağlayası var ruhumun
satır satır satırlarınızın arasında...
Dokundukça vurdu kalbime. Bütün sevecen yanıma bütün çocuk yıllarıma ve düşlerime...
hepsi nadide onların.
Hepsi dokumaya kıyamadıklarımız... Bir çocuk ağlıyorsa; bütün dünyayı sarsmalı insanlar ve ağlatanı yaşatmamalı...
Gözlerinden süzülen boncuk tanelerinde saklı o masumiyetin nasıl da varmazlar ki farkına...
anlamıyorum anlamıyorum anlamıyorum Şairem...
Bir kız evladım var benim de...
Olmadan da böyle duyarlıydım elbet. Ama şimdi evladı olanı daha iyi anlıyor ve evladını kaybeden, evladı ağlayanları daha iyi anlayabiliyorum...
Bazen diyorum
Bir aşk sancısı kadar geçici olsa keşke
bir çocuk ölümünün sancısı...
Küçümsediğimden değil elbette aşkı,
ama çocuklar diyorum
aşktan daha sağlam tutuyor hayatı...
Onlar ağlamasın
onlar ölmesin...
Durduk yere
pisi pisine...
kutlarım şairem. Kutlarım kaleminizi...
Bilsem ki sobanın üstünde yine kestaneler kavrulacak eskisi gibi, atmaz mıydım hiç sobaya odun...
Mazide kalanlara özlem biriktiriyoruz artık soğuk odalarda...
Kayıp ettiklerimizi arıyoruz sokak sokak... Ve bir şarkı mırıldanıyor buğulu camların ardında, şimdi uzaklardasın...
Tebrik ederim, içinde herkesin kendini bulabileceği bir şiir...
Selam ve saygılarımla...
Bir sokak ortası düşündüm şimdi şuan... Bütün çaresiz ruhların toplandığı ulu orta sokak işte.
Biraz çocuklar ağladı orada. Biraz anneler. biraz ellerini değnek öpmüş babalar. Sonra o anne babaların da anne babaları ilişti gözüme. Durdum ve bir de kendimi izledim aynı sokakta...
Yorganın altına saklamış gibiydi güzel türküler. Sanki uykuya yatırılmış ama uyku tutmayan şeyler ve kimseler; acısını sıka sıka kabuslara yatırılmış gibi.
bir Mahşer yerinin parmakları ucunda, seksek oynayan çocuklar vardı ve sanki hepimiz onları alkışlıyorduk
ama hep eğlencesine hep kendimizi keyiflendirircesine...
Hiç birimiz bağrına basamıyordu ağlayanları ve ağladığı kendi kalbini...
sahi hiç kendmiz aklımıza geliyor muyduk kedimizin aklına....
Neyse usta!
Sokaklar hep ağlıyor.
O sokaklar
bu sokaklar...
Ve kendi sokağımızı ısıtamadığımız sürece o sakaklar hep ağlayacak...
Çok gömüldüm yine...
Kutlarım usta
Kutlarım...
Şiir Şiir yağdı bu şiir Yüreğime... Ne isterler çocuklardan ve bebeklerden ki hunharca katlediler onları... Dünyanın en masum en temiz canlılarıyken neden nefret çukurlarına gömülür bedenleri...
Çocuğun dini dili ırkı mı var?
Madem yok, adil olsun savaşlar... Hatta hiç olmasın...
Sevgi olsun sevgiyle büyüsün çocuklar...
Tebrik ederim can şairem...
Selam ve sevgilerimle...
Hepimiz bu üç günlük dünyada misafiriz... Misafiriz misafir olmasına da kimimiz sanki evin sahibiymiş gibi sahipleniyoruz dünyayı...
Oysa ki bu dünya ebedi dünyamızın sınavına hazırladığımız yer... Rabbim göğsümüzden imanı eksik etmesin, yolundan ayırmasın bizleri...
Tebrik ederim abi...
Selam ve saygılarımla...
Son günlerde yaşadığımız olaylar öyle can sıkıcı ki sitem etmemek isyan etmemek mümkün değil... Neden insanlar birbirini katlediyor ki böylesine?
Şiir içeriği ile insanım diyen herkesin ortak duygusu idi...
Tebrik ederim şairem...
Selam ve sevgilerimle...
Kum saati döküyor tanecikleri
Dışarıda donarak dönüyor dünya
Sobaya bir odun daha at
Aklın kalmasın sokaklarda!
Duyarlı ve merhametli gönlünüz ve güçlü kaleminiz var olsun.
Her türlü şiiri yazan kaleminiz var olsun.Sunumu ve fon müziği de çok güzel olmuş.
Kutluyorum selam saygılar.
Son dönemde yaşadıklarımız çok hüzün verici olsa da insanlarımıza ve toplumumuza elbet güzel günlerde gelecek bütün ülkede ki insanlarımız için. Dualarımız hep Mehmetçiklerimize Allah onları tez zamanda sevdiklerine ve milletimize bağışlasın var olasınız Ülkü Ablacım...
İman oldu mu başka neye gerek var ki her zorluk iman ile aşılacaktır eninde sonun da yürekten tebrikler değerli kardeşime...
Adem hocam siir çok güzel ilk aklıma gelen eski evlerde sobalarımız vardı bizde Basında büyüklerimiz Namazda
Bir odada dışarı soğuk içeri sıcak camlar buğlanmış ve bir el camın buğunu alarak dışarıya bakıyor ki benim Çocukluğumun evi gibi şiir harika olmuş Adem hocam kalemin hiç susmasın
Günümüz Türkiye'sin de mizahın ve mizahçının kalitesi çok düştü. Eskileri, bizim gençlik yıllarımızda ki o mizahçıları, karikatüristleri ve mizah dergilerini aklıma getiriyorum da şimdi böyle kaliteli dergilerde yok sanatçılarda yok çok düzeysizleşti dünya da ve Türkiye'de mizah anlayışı. Eskilerin o Gırgır Dergisi, Fırt Dergisi, Çarşaf Dergisi onların yazar ve çizerleri Oğuz Aral'lar, Tekin Aral'lar, Altan Erbulak'lar, Nehar Tüblek'ler onların yerlerini doldurmak gerçekten zor. Çocukken bir Gırgır dergisini pazar gününü iple çekerdik şimdilerde anca iki üç ay da bir alıyorum herhangi bir mizah dergisini onda da gülmece adına fazla bir şey ara ki bulasın. Bizler ki aslında dünya çapında mizahçılar yetiştirmiş bir milletiz ama gelinen durum çok vahim. Tebrikler içtenlikle güzel bir yazıydı...
Şimdinin mizah dergilerinde hiç tat yok. Bazen karikatürlere bakıyorum iğreniyorum gerçekten. Eski zamanların o sert politik mizahı liderleri terden yere vuran taşlamaları kalktı orta...
Daha önce de okuduğum ve hüzünlü bir olaydır gerçekten Müslümanlar için. O sebep ile şaka yapılacak bir gün ve zaman dilimi değil bilakis o devirde ki Hristiyanları nefret ile hatırlayacağımız bir gündür bizim için. Ölümün ve şehit edilen Müslümanların şaka ile karıştırılmaması lazım. Ben Müslümanım diyen insanlar 1 Nisana daha dikkatli davranmak zorundadır gerçeği öğrendikten sonra...
Hepimiz üç yanlışın bir doğruyu götürmediği bir hayat düşlüyoruz... Rutin alışkanlıklarımız değişmeyen duygularımız körelmiş umutlarımız dünlerde anılarımız tonlarca beklentilerimiz var...
Bazen herşey den muaf olabilmek için akla zarar düşüncelere yol almak istiyor bazen fikri beyin çengelinde sallandırıp gölgesinde mücizeler yaratmayı istiyoruz. Dünyanın en anlaşılmaz canlı çeşidi bizleriz...
İnsanız... Bir bütün ve yüzbinlerce parça...
Tebrik ederim,
Selam ve saygılarımla...
Gönlü halis olanın işi hep rast gider abi... Yüreği ferah tutmak gerek ve aklın doğrusundan çıkmamak gerek....
Tebrik ederim,
Selam ve saygılarımla...
Dünden uzandım madem
Ve mademki yarınlardan medet umdum,
Ne zehir taşırım ne de kin beslerim.
Altı üstü bir fani, dertop etmiş
Şu biriken hüznü.
Yaftalandığım kadar aldırmadığım,
Son bilip de saldırmadığım.
İçten güzel bir şiirdi çok beğendim.Tebrik ederim şairem... Selam ve sevgilerimle...
İşte size (bilmeyenler için)1 Nisan şakasının tarihçesi:
15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu İspanya daki Endülüs üslümanlarının son kalesini kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir.
En sonunda 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kur an bir elinde İncil; Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım der. Gerekli görüşmelerden sonra canlarının kurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler.
Ertesi sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir.
Bunun üzerine Müslümanlar Yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz... dediklerinde Haçlı ordusu komutanı Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur diye cevap verir ve BÜTÜN MÜSLÜMANLAR ORADA ŞEHİT EDİLİR.
...
Biz diyebilmeyi beceremeyen bencillerin maharetidir savaş
İnsanoğlu rahmet sahibinden bağını kopardığı zaman yapamayacağı hiç bir şey olmaz
yine harikaydın Hocam
o şefkat dolu yüreğin hep kılavuzun olur inşallah
Saygı selam ve muhabbetle..