Değme tabip değme yaralarım tüm azar,
Garip bülbüller gibi ettirme ahuzar,
Benim dermansız bu derdimin tabibi var,
Sen git de bu derdimin tabibi gelsin...
*YİNE ÇOK GÜZELDİ
Ellerine yüreğine emeğine sağlık çok güzel harika bir şiir tebrik eder can-ı gönülden kutlarım yürek sesiniz daim olsun saygı ve hürmetlerimle...
Ellerine yüreğine emeğine sağlık çok güzel harika bir şiir tebrik eder can-ı gönülden kutlarım yürek sesiniz daim olsun saygı ve hürmetlerimle...
Ellerine yüreğine emeğine sağlık çok güzel harika bir şiir tebrik eder can-ı gönülden kutlarım yürek sesiniz daim olsun saygı ve hürmetlerimle...
Ellerine yüreğine emeğine sağlık çok güzel harika bir şiir tebrik eder can-ı gönülden kutlarım yürek sesiniz daim olsun saygı ve hürmetlerimle...
Yürek sesiniz hiç susmasın nice güzel esertlere inşaallah
mısra mısra dökülmüş güftesi....
dolanır inşallah dilden dile şarkısı...
tebrik ederim....
selam ve saygılarımla...
küçükken gazete kağıtlarından külah yapardım... ve bir avuç akide şekerine satardım bizim mahallenin bakkalına...
rahmetlik anneannemle az kese kağıdı da yapmadık hani :))
kimisi meyve de satardı aynı dükkanın önünde.... ve mahallenin esnafı ile sekmenlerde oturur camına top atan çocukların kulaklarını çekerlerdi...çok iyi hatırlarım çocukluğumu...
hey gidi günler...
o bakkallar ve o bakkallarda satılan şeyler artık yok ne yazık ki...
çatapatlar, topaçlar vs vs ...yani o zamanın oyuncakları hep en önde beklerdi bizi....
o zamanlar küçük şeylerde bulabiliyorduk mutluluğu...şimdi ise bırakın marketi alışveriş merkezleri bile kesmiyor bizi....
tebrik ederim...
selam ve saygılarımla...
Hayat sınavı bu kimine zor kimine kolay. Aslında kolay da diğerlerine zor geliyor. Böyle bir sınav, buna benzer bir sınav kainatta hiç bir yerde bulunmaz, başka bir örneği yok. Gafiller bir anlasa, bu sınavda kopya çekmek serbest, kopya çekmeye, hem çekene hem de çektirene ödül var ödül. Adama namaz kılıyor, bak sen de kıl, adam malının zekatını veriyor bak, ondan ilham al sende ver, adam sadaka veriyor, senin de fakirleri görünce için titresin sen ondan daha fazla ver, hem ilham aldığın adama sevap yazılsın hem de sana. Nerede var böyle sınav müthiş bir ilahi rahmet gizli bu sınavda...
Var olasın Hocam...
Bizlerde zamanında o yollardan geçtik acı tatlı günler ve geceler yaşadık. Çocuklarımız bizim ciğerparelerimiz onları üzen her şey bizi de üzer. Kendine öz güvenli sağlam karakterli çocuklar yetiştirmek de bizim elimizde. Bir çok şey aslında sevgi ve sabır ile de halledilebiliyor. Bağırmak, çağırmak hele hele de sövmek ve dövmek hiç yapılmaması gereken davranış kalıpları. Bu konuda yazılmış çok önemli eğitimcilerin kayda değer kitapları var yeri gelince onların fikirlerinden de yararlanmak bizim ve çocuğumuzun da ufkunu açacaktır. Merhum Profesör Atalay Yörükoğlu Hocanın bu konuda başucu kitabı sayılabilecek ''Çocuk Ruh Sağlığı'' biri ''Değişen Toplumda Aile ve Çocuk.'' ve bir de ''Gençlik Çağı'' kitaplarını bütün anne ve babalara özellikle tavsiye ederim. Tabi bu pratik bilgilerin yanına kendi tecrübelerimizi de ekleyerek yetiştireceğimiz çocuklarımız dileyelim ve dua edelim vatan için, bizler için her zaman hayırlı evlatlar olsunlar. Var olasın Fikret Hocam...
bir dolu yaşanmışlık düşer hayatın güncesine...acı tatlı yaşanan günler bir zaman sonra bir bakmışsınız masal olmuş....hayallerde yar kaybolan mazi ve ardı sıra akan gözyaşları...
ve nihayetinde sevdanın iki yabancı...
tebrik ederim abi...
selam ve saygılarımla....
bazen nefes almak dahi boğar insanı.... acizliğe sunulan bir ikramken yaşamak biz kayıp gölgelerin peşi sıra iz süreriz...
yontusu olsaydı kalemin belki bu kadar kalın harflerle yazılmazdı şiirler alnımıza kara kara...
ve imgeler kimi zaman gerçeğe kimi zaman umut yüklenen bir bulata gizlenip sağanak sağanak düşer sessizliğimizin yamacına...
hala hastayım :(
tebrik ederim can şairem...
selam ve sevgilerimle....
İçerik kurgusu oldukça etkileyici. İmgelerin oluşum düzeni özgün. Tebrik eder sayglarımı sunarım.
Dünyada yaptıklarımıza ve yaşadıklarımıza dikkat edersek ahiretin başlangıcı olan mezarda da rahat ederiz üstat Abdurrahim Karakoç da şöyle der ''Ya İslam da erirsin, ya inkarda çürürsün, yol mezarda bitmiyor, girdiğinde görürsün.'' Yürekten tebrikler değerli kardeşime...
Şiirin ismi başlı başına bir kompozisyon konusu.
Yaşımızın her döneminde bizi mutlu eden sevinçler değişir.
Küçükken büyük bir zevkle oynadığımız oyunları şimdi gülerek anımsıyorum.
İlk gençlik çağımızın heyecanlı ve uçarı duyguları şimdi artık yok.
Ama insan unutmak istemediği şeyi.Hiç unutmaz.
Zaman zaman üstüne gelen olaylarla duygular yön değiştirse de
Eskimiş görünce de kıvılcım gibi bir kenarda durur.Üflemeyi bekler.
Derinliğine düşündüren bir şiirdi.
Duyarlı gönlünüz kaleminiz var olsun.Selam saygılar
Hezeyan yüklü biraz sıra dışı olsa da, evet, eskidik ve yitip gittik çoktan.
An’a rağbet olsa eskir miydik ezelden…
Beyhude tüm yakarışlar, cemalin gözümün önünde.
Ne olur yitip gitmesin o tahayyülüne sığdırdığım, sığındığım ve gök kubbenin nezdinde aralıksız hicran yüklüyüm: sondan bir önce tesellisi hanidir dağlayan yüreği. Oldum olası sevmedim ayrılık denen illeti.
Aşkın meali tahakküm yüklü biraz da kısık gözlerim.
Dilimde ziyan ettim o kekremsi hicap yüklü serzenişi. Hani olur da… Boş ver gitsin.
Buruk fazlasıyla nasıl da yitik ezelden…
Hüzne rağbet olsaydı bil ki daha az ağlardım. Saf tutan saf yanım saf kan bir öfkeye yenik düşmüşken.
Unut ne dedimse olmadı yırt ve yak eskiyi.
Yarına çıkarsak belki okursun diye yazmıştım oysa…
Serpintisi imgelerin ve tezahürü gündönümünün biraz da efkarı yükledik mi serkeş tınısıyla şiir değil mi yüreğin kanayan yarası…
Yüreğinize sağlık hocam. Kısacık bir izdüşümü kalem elden geldiğince ve belki de se...
çünkü kimse kabul etmez suçunu...
karşısındaki insana göre hata hiç onda değildir... kendisi zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkar ve sıyrılır günahından...
ya da öyle rahatlatır içini...
tebrik ederim...
selam ve sevgilerimle...
desene bir ömür yarin yalanları ile geçti gitti ama en sonunda İlahi aşka yandırdım yüreğimi diye abi...
velhasıl aşk ile doğan bir daha ölmez...
tebrik ederim...
selam ve saygılarımla abi...
bu kelimeleri nereden buluyorsunuz bilmiyorum ama şüphesiz ki imgeli şiir denince aklıma hep sizin serbest şiirleriniz geliyor...
şemşiyeni açık bırak, yarın gülümserken aşka...
kandırmasın hava bizi :)
ya kelimeler kanarsa gökyüzünden...
sonra acı bir feveran düşerse bulutlardan...
gök gürültüsünü duymadan açmam ben şemşiyemi...
ne olur ne olmaz...
ahmak ıslatan beklenmeli....
az ıslanmalı yani...
tebrik ederim...
selam ve saygılarımla...
Bir dönemlerin devlet televizyonu olan TRT için yazdıklarınıza bire bir katılıyorum. Hakikaten ibretlik ve örneklik geçmiş uygulamalarla dolu görsel bir medya hazinesi. Lakin şimdilerde sadece hükümet sözcülüğü yapan bir kurum, partisinde vs değilim lakin bu kadar alenen tek yanlı yayın yapılmaz. Maalesef ben şahsım adına çocuklarıma dahi izlettirmiyorum o kanalı. Aynen belirttiğiniz üzere başkaca da izlenecek kanal yok. Bizim ülkemizde yapılacak en doğru tercih yayındaki kanalları çok gerekmedikçe izlememek. TRT'nin zavallı tutumu diğer kanallar için de geçerli, tamamı siyasi medya oldu. Yaşasın özgür basınımız :))
Kutlarım Şahsınızı, fevkalade ciddi bir sosyal bozukluğa temas etmişsiniz.
Saygılarımla
çağatay