Hocamın hocası kalemin daim olsun her şiiriniz bana ayna tutuyor her mısranızdan bir çok hisseler alıyorum öğrenmek aşkı daha da haz lanıyor beynimde tebrik ederim rabbim ayağınıza taş değdirmesin saygıyla selamlıyorum
hocam şiirinde çok güçlü bir derinlik var
okudukça insan hem kainatın büyüklüğünü hem de faniliğin ağırlığını hissediyor
her satırında ilahi bir nefes, aşkın ve hakikatin izleri var
ben ve sen üzerinden kurduğun o karşılıklar kalpte ayrı bir yankı uyandırıyor
okuyanı içine çeken, düşündüren ve aynı zamanda huzur veren bir akış olmuş
hem kudreti hem de aşkı bir arada taşıyan bir şiir bu
insanın kalbine dokunan samimi ve içten bir söyleyiş var
çok güzel ve sıcak bir yansıma olmuş hocam
selam sevgiler
İnşallah gardaşım inşallah Rabbim ne yaparsa en güzelini yapar elbet bunun bir cezası olacak can-ı gönülden inanıyorum Hocam şiir çok etkileyişi tebrik ederim hayırlı geceler gönlüne yüreğine sağlık hayırlı geceler..
Tema ve Duygu
Ana tema: Ayrılık ve kavuşma arasındaki gerilim.
Duygu ekseni: Hasret, sabır, yanılgı ve kalıcı sevdanın acısı.
Şiir boyunca “sanma” güçlü bir şekilde tekrar edilmiş. Bu, şairin ısrarını ve inatla sürdürülen aşkını vurguluyor.
Dikkat Çeken Dizeler
“Uykularımda aralanan bir kapı hasretin.” → Hasretin rüyada bile kapı aralaması çok etkili bir imge.
“Gonca güle benzeyen sızı gözlerin.” → Sızı ile gonca gül arasında kurulan benzetme ince bir dokunuş.
“Yanar içimde kor, sönmez hala ateşi.” → Klasik ama güçlü bir aşk metaforu.
“Sevileni el bilip söner közü sanma.” → Ayrılığa rağmen sevdanın bitmediğini çok net anlatıyor.
Nice güzel şiirlere...
1-Tema ve Ana Duygu
Şiir boyunca “tuttuğum kalem” merkezde. Kalem bir yandan şairin iç dünyasını, duygularını ve hakikate bağlılığını yansıtan bir araç; diğer yandan bir kılıç, silah ve bayrak gibi toplumsal mücadele aracı. Bu da onu hem bireysel hem kolektif bir sembol haline getiriyor.
Bireysel yönü: Hüzün, aşk, vuslat, hasret, gönül yaraları.
Toplumsal yönü: Doğruluk, yalanı bozmak, zalime karşı çıkmak, cihat meydanında bayrak dikmek.
2. Benzetmeler ve İmgeler
Şiirde sürekli güçlü ve çarpıcı imgeler kullanılmış:
“Kağıdı ağlatır, yakar kavurur” → kalemin hem şifa veren hem de yakıcı yönü.
“Kılıcımdır bazen kınından çıkan / Silahtır hadsize kurşunu sıkan” → kalemin savaş meydanındaki silahlarla eş değer görülmesi, kalemin kudretini vurguluyor.
“Vuslatla dost olur hasretle ağyar” → kalemin insan ilişkilerindeki rollerini gösteriyor.
Bu imgeler halk şiiri geleneğiyle modern bir söylemi bir...
Hem varoluş hem yokoluşu içinde barındıran kozmik bir aşk bu belki de evren döngüsü... Neticede tanrılar dahi kaçamaz kendi trajedilerinden!
Dikkat edilmeli; tutkulu birleşmelerin sonu mutlak başlangıcıdır kozmik felaketlerin... ve bilmekse sonsuzluk boyu yanında taşır yalnızlık ve varoluşsal acıları.
Ve Freya da şunu unutmamalı;
Odin kaybetmiş olsa da tek gözünü tekinsiz karanlıklarda gezinen tutkunun görür/hisseder her haraketini...
Tebriklerimle... Şiirle kalın ve Sevgiyle
Hocam yürekten gelen dizeleriniz insanı derinden etkiliyor.
Hayatın iniş çıkışlarını, acıyı ve umudu bu kadar içten dile getirişiniz çok kıymetli.
Okurken hem hüzün hem de güçlü bir ruh hâli hissediliyor.
Finaldeki “Umudun bazen suskun bazen sivri dili” ifadesi ise şiire çok anlamlı bir mühür olmuş.
Kaleminize, emeğinize sağlık hocam.
Selam ve muhabbetlerimle.
Kıymetli Can hocam ben sizden uygun görürseniz sizin Telefon modunu isterim sizi çok seven Şampiyondan zaralı
Benim TL.0535 933 61 83..Allah'a emanet olun..
Kaleminiz daim olsun değerli şairem. Selamlarımla.
Üstadım.
Bizim sitemizde de vardı bahsini ettiğin tipte biri ve aynen senin dediğin gibi bu kişi bir din adamıydı ( İstanbul'da bir camide imamlık yaptığını öğrendik ) Kendisini bir kaç kez - dolaylı şekillerde- uyardık ama anlamadı ya da aldırış etmedi. Sonunda siteden postaladık.
Bence bu kleptomani ( hırsızlık ) hastalığının bir çeşidi. Allah kimseye vermesin. Bulaşan kendisini alıkoyamıyor bu hastalıktan.
Selam ve saygılar.
Güçlü Yanlar
Tematik derinlik: Sevgi, aşk, nefis, Hak ve hakikat üzerinden mistik bir sorgulama var.
İmge kullanımı: “Zerreden kurre’ye”, “bal veren arı”, “sevgi ambarı”, “perdeleri açıp gülden sivrilmek” gibi imgeler çok yerinde ve etkili.
Didaktik tavır: Her bendin sonunda bir ders veya dönüşüm var. Bu, şiiri öğretiyle yoğrulmuş hale getiriyor.
Ritim: Dörtlükler halk şiiri mantığına yakın; okuyan kolayca ahenk yakalayabilir.
Geliştirilebilecek Yanlar
Hece düzeni: 11 hece.
Yinelenen sözcükler: “Sevgi” kelimesi çok sık geçiyor. Arada “muhabbet, aşk, meveddet” gibi eş anlamlılar eklenirse çeşitlilik artar.
Bazı kafiyeler: “sevildik – devrildik”, “dirildik – kırıldık – sivrildik – çevrildik – evrildik” gibi kafiyeler etkili ama biraz fazla tekrar etmiş. Bunu bilinçli sürdürmek istersen güzel bir redif etkisi verir; ama çeşitlilik istersen farklı eklerle de bitirebilirsin.
Örnek Küçük Düzeltme (bir kıta üzerinde)...
Biçimsel ve dilsel çözümleme
Biçim: Metin serbest nazımla yazılmış; farklı bölümlerde farklı ritmik eğilimler görüyoruz (bazen uzun enjambmanlar, bazen kısa vurgular). Bu serbestlik şiirin iç monologunu ve bölük pörçük anılarını destekliyor.
Dil ve üslup: Hem modern söyleyiş hem de zaman zaman klasisizme yakın sözcükler (kefen, seyrüsefer, sedef) içiçe geçmiş. Bu harman şiire hem kişisel dokunuş hem de mitik/ciddi bir ağırlık veriyor.
Görüntü ve imge: Güçlü imgeler var: “molozların altında oyuncak ayı” (önceki şiirinden), “sırça köşk”, “laciverti göğün / damarlarımda kıyıya vuran mevsimin”, “kefeni” gibi. Görüntüler çarpıcı ve çoğu zamanda beklenmedik metaforlar kuruyor.
Ses ve tekrar: Bazı tekrarlar (ör. “Bilirim…”) şiirde bir ritim oluşturuyor; ancak arka arkaya gelen tekrarlar bazı yerlerde akışı hafifçe durduruyor. Bunu bilinçli kullandıysan etkili; yoksa azaltılabilir.
Tematik analiz
Özne / benlik: Şiirin ben’i hem arayan hem y...
Güzellik nelere kadir hocam çuvalla para ödeyip bir de çektiği acı cabası😀 saygılar selamlar
İntihale alışmıştık
Yapay zekaya, kopyala yapıştıra da
Fakat başka bir üyenin bir de bayanların fotoğrafını yapıştırmak da nedir çok ayıp gerçekten
Gerek var mı bunlara ama
İnsan işte gerçekten
muamma...
Kusuru kendine söylenmeyen kişi ayıbını hüner zannedermiş
İnşaallah bu ikazlara önem verirler
Yüreğinize sağlık hocam bu ikaz şiirlirinizi çok beğeniyorum
Selam ve hürmetle
Şükrü Bey, çok haklısınız asla kabul edilebilir bir durum değil
Tespit edilenleri evet önce uyarmak gerekir ama ben bu konuda kesin ve katı derecede ifşa edilmesi taraftarıyım.
Çünkü bizzat başıma gelen bir durum. Başka bir sitede büyük ihtimal ora aynı site.
Uyarsanızda pişkin, dinsiz imansız ahlaksız...bunlar.
Dilim kötüye varıyor...
Yahu Edebiyat sitesindesiniz
İllede edep illede edep
ifşa edilmeli Üstadım
Utanmazlar utanmaya doymuyorlar ki
Yeter ki çalsınlar ve tatmin olsunlar
Emek, para fark etmez onlar için
Bir şiiri çalmışlar nedir ki
İsmini şimdi hatırlayamadığım bir bayan şairenin basılı kitabındaki şiirlerin tamamını çalıp kendi adına şiir kitabı çıkartan aramızda şairim diye geçinen hırsız şair var
Bu nahoş olay benimde başıma geldi şok oldum.
Tebrik ederim
Selam ve sevgiler
Her şeyin başı sevgidir
Sevgisiz yol yürünmez
Aşk ile döner dünya
Kötüler fazla barınmaz
Sevgisiz hayat olmaz demiş atalar
Bu anlamlı şiiri yazan kalem ve yüreğinizi tebrik ederim
Selam ve sevgiler.
Hocam, gerçekten çok tatlı bir hikâye olmuş.
Daha ilk satırlardan insanı içine alıyor. O hızlı konuşan komşu kadın, hanımın yanlış anlaması, sizin de gidip araştırmaya çalışmanız derken olay gittikçe komikleşiyor.
Hele hele “hocam sen mi evleneceksin?” sorusuyla adamın afallaması sahnesi tam tebessüm ettirdi.
En güzeli de, aslında koca meseleyi baştan sona bir kelimenin farklı anlaşılması üzerine kurmanız. “
Evin” mi, “Evin” mi? İşte dilin güzelliği de, bazen bizi böyle tatlı yanlışlara düşürmesinde.
Günlük hayatın sıradan bir anını bu kadar keyifli bir hikâyeye dönüştürmeniz çok hoş olmuş. Selam ve saygılar.
Tanrı ile diyaloga giren, hayatı bir labirente benzeten ve zaman zaman kendi benliğiyle tezata düşen, geceyi iblisin yandaşı olarak gören, mezar-ölüm, Araf hiçlik duygusu... Üstadım, tüm bu imgeleriyle harika bir eser ortaya koymuş. Saatlerce uğraşsam böyle bir eser yazamam. Harikaydı, içsel bir yolculuktu. Kutluyorum yürekten.
hocam
dizelerinde insanın içini titreten bir yangın var,
her kelimeye sindirilmiş bir suskunluk ve bir feryat aynı anda.
Aysel’in gölgesinden başlayıp kendi düş yolculuğuna akan bu metin,
sevdayı hem kefene büründürüyor hem de ışığa kaldırıyor.
“Sevgili, sen ki…” diye başlayan sesleniş,
okuru kendi kalbinden yakalayan bir çığlık gibi,
yankısı kolay kolay dinmeyecek kadar derin.
Düşlerin, renklerin, sedefsiz ama yeşile çalan gözlerin,
kalemin göğe açılmış sırça köşklerinle birleşince
şiir, artık sadece okumak değil, yaşamak zorunda olunan bir hale geliyor.
Ve en çarpıcı nokta:
“Şiir sevmeyen adamdan korkmalı” diyerek bıraktığın o keskin son,
bütün dizelerin üstüne mühür gibi vurulmuş.
İnsana, şiirin hayattan ayrı düşünülemeyeceğini anlatıyor.
selam sevgiler