Sev seni seveni dağda çoban olsa., sevme seni sevmeyeni mısırda sultan olsa..! demiş atalarımız çok da doğru söylemişler...Tek taraflı aşk hep yaradır,hüzündür kanayan...Yüreğin solmasın Polat şairim çok sevgiler kardeşim ...
Hocam memleketimiz cennet gerçekten..Ama mevsimler de değişti şu ozon tabakasından dolayı.Benim çocukluğum Eskişehir'de geçti.Diz boyu karda okula giderdik.Tatil falan da olmazdı okullar.İlkokulumuzda kocaman soba yanadı.Hizmetli arada gelir kömür atardı.Bir de beslenme saatinde süt tozu verirlerdi sobanın üzerinde kaynardı o saate kadar.Ben kako götürürdüm yanımda.Oldum olası sütü sevmem yine de...Ananemin kuzine sobasını hatırlıyorum.Üzerinde demlenen çayın kokusu bile bir başkaydı.Mayalı ekmekler pişirir patates gömerdi külüne...Kış parası olana güzel de olmayana çok zor...O yüzden gelmesin diyorum çoğu zaman...Ayakkabı satan sizlere de bol kazançlı yeni bir yıl olsun inşallah...Saygılarımla hocam.Güne seçilen şiirinizi yüreğinizi tebrik ederim ...
Hem şiir hemde Elif kızın yorumu harikaydı her iki kardeşimi candan kuluyorum..Benimde şu anda bile hala kalem ve tarak tutkum vardır saçım olmasada..Kalın sevgilerle
nedendir bilmiyorum millet pul, eski para koleksiyonu yaparken ben ömrüm boyunca kalem koleksiyonu yaptım...
bu heves sanırım anne ve babamın öğretmen olması ile alakalı bir durum.. her ikisi de sürekli olarak elime kalem tutuşturduklarından olsa gerek...en çok boya kalemlerimi severdim küçükken... çoğuna elimi bile sürmezdim sırf bu yüzden...
bir de resimler de çizilen her şeyin hayal gücümü zorladığını hissederdim o zaman... zaten o yüzden okul sıraları hariç hiç işim olmadı rengarenk boya kalemleriyle... ve hep bu yüzden kara kalemle çizdim her şeyi...
doğum günlerimde ve neredeyse tüm özel günlerimde bana kalem hediye ederlerdi arkadaşlarım... okul yıllarında yılbaşı hediyesi için kim kime ne hediyesi alacak diye yapılan kuralarda bile benim şansıma hep kalem çıkardı...bir çok şairden kitapları ile beraber bir de kalem istemişliğim olmuştur hep sırf bu yüzden.. hele koleksiyonumda bir kalem var ki o benim için çok değerli...tıpkı şu yukardaki görselde ser...
müzik harika bir seçim
şiirin uzunluğunu fark etmeden
sindire sindire dinliyor kişi
şiirde hüzü olacaktı ya
kimsesizliğimiz içimizden bir şeyleri koparacaktı
olmadı öyle bir şey
fonda harika bir müzik ve berrak bir çocuk sesi
tiaytanik
anladık ki
kimsenin kimsesizliği kalmamış
sahiplenilmiş..
vicdani ve
sosyal sorumluluk cephelerinde
halledilir inşaallah her şey
ve
daha özgürdür şiir
isyankar değildir duygular
teşekkirler..
tebrikler
tebrikler
Üstadım benim evim sobalı ve ben hala kestanenin keyfini çıkarıyorum..Hele bide ıhlamur çaydanlığı kaynamaya başlayıp kokusunu yayınca değme keyfime..Hiç bir şey eskisi gibi değil diyoruz hepimiz ve bundan hayıflanıyoruz...
Evet değil ama eskisi gibi olması içinde bir çaba sarfetmiyoruz ki..
Mesela akşam misafirleri vardı kış gecelerinde...Akşam yemeğinden sonra komşularla buluşulur ne tatlı ne hoş sohbetler edilirdi..Varsa eğer yaşlılar onları dinlemenin zevki ise bence hiç bir şeyde yok..
Ben masal çocuğuyum biz masallar dinledik annanemizden onun dizinin dibine toplanır ve adeta dünyayı gezerdik..
Babannem 'yonan' zamanı diye başlar ve kurtuluş savaşı döneminde yaşadıklarını anlatırdı.
Her seferinde aynı dikkatle hiç bıkmadan dinlerdim..Patlayan mısırın kokusu ya da annemin yoğurt kurabiyeleri gecenin özel ikramı idi ki heves ve iştahla bekler yerdik..Bence yeşil yıllardı onlar doğası yeşil yürekleri yeşildi..Yazınızı okurken işte gönlümden geçen bunlar oldu ve ...
''ic acici birseyler yok mu hic? Benim bugünkü siir gibi meselâ :)))''
olmaz mı Mecit abi...
evet ilk yorumunla ne demiştim? ... ''Şimdilik kuru bir tebrik bırakıyorum... Yarın bir kaç damla gözyaşı ile ıslarım Mecit abi...''
sabah apartman büyük bir sarsıntı ile merhaba dedi güne...alt komşumun aile kavgası ile... biraz sizin şiirin etkisi biraz da maalesef duymak zorunda kaldıklarım ile döküldü işte bir şiir...
ve bu şiir emel sayın' ın muhteşem sesi ile gece 12 den sonra asılacak bu siteye ama diğer sitelere astım...
nazire desem bir türlü nazire demesem bir türlü ama sizin şiirinizden esin, ilham aldığım inkar edilemez...
GİDECEKSEN SESSİZ GİT!
Yazık nefretle dolu, yeter! Kalbimi bölme
Çık ve kapat kapıyı çağırsam bile gelme
Çek kara gözlerini, göz yaşımı da silme
Sen sevdanın galibi, aşkı öldüren yiğit!
İşte açık kapılar, gideceksen sessiz git.
Unutamam geçmişi, hisle...
Ne hüzünlüdür başında anası babası olmayan çocukların hayatları ve sıcacık yuva özlemleri sürer gider. Şanslı olanlar kendini kurtarır hayata atılınca belki ya şanslı olmayanlar...
Hocam manidardı dizeler şiir adına....Ben şair olamadım daha karalıyorum kendimce...Geçenlerde bir kardeşimle tanıştım.Sinema televizyon bitirmiş ve beş yaşından beri şiir yazıyormuş.Şu anda senaryo yazımlarına ağırlık vermiş.Uzun uzun sohbet ettik.Müthiş bir zekası ve yüreği vardı.Bir tek ozan bilirim dedi ''Neşet Ertaş'' ..Asla eserlerinin sonuna adını koymazdı.Anonim türküler halka aittir, ada yazılmaz diyerek,onurlu bir imza atmıştır halk edebiyatına dedi...Evet şiirlere yazılan ad değildir değerli olan,sebeplenip alana ihtiyacı olanadır şiirler.Edebiyat siteleri de bizlerin mutfağıdır.Lezzetli yemekler ustalardan öğrenilir.Ve yaşamda en güzeli de alçak gönüllü olmaktır...Şiir yazanlarda da bu yürek vardır...Teşekkür ederiz bizleri bu çatıda kardeş,arkadaş gören güzel yüreklere ...Tebrikler çok saygılar efendim.Her zaman yorumlara giremiyorum af ola tüm dostlardan ama fırsat buldukça okuyorum...
Evet yine güzel bir şiir Nazire olsa mükemmel yürekleri tebrik ediyorum..Ezilen sömrülen kadınlarımız,ne yazıkki dünyanın her yerinde ku sanki bir kural..Sakın şimdi demeyin avrupa şöyle amerika böyle diye..Amerikayı görmedim ama avrupayı çok iyi bilirim...Avrupada adı var kendi yoktur kadının...
B,izdeki şu kadın cinayetleri olmasa en çok değer gören ülkelerin başında geleceğiz,fakat bu ölüm ve feodal yapının getirdiği erkek hegomanyası (( oda doğuda geçerlidir )) kadınlar bir obje gibi alınır satılır olmuş..Bunun yegane sebebide,o insanların kasıtlı cahil bırakılmalıdır..Neyse konuyu uzatmayım ben kardeşim..
Ellerin dert görmesin...
Adem'le Havva'dan beri bu yana
Canında can katıp doğuran ana
Umudun baharı can kurban ona
Özünde gün sayan çileli kadın
Kadının erkekten ne farkı vardır ?
Hem ana hem bacı hemide yar'dır
Nedendir bu dünya kadına dardır ?
Can nasıl dayansın çileli kadın ?...Durak yiğit
BİZ İNSANLAR KEDİDEN BİLE NANKÖRÜZ
O HAYVAN Kİ SAHİBİNDEN KORKAR AZICIK CANI YANSA
BİZ ÇOK YOLDAN ÇIKTIK HEM DE ÇOOOK
KUTLARIM YAZINIZI
DEMEK GELDİ:
Bizler düşünce dar'a, kıymetini anladık
Affet diye diye de tövbelerle sonladık
Azıcık yoldan çıksak huzurunda inledik
Yolumuzu şaşırdık,bize yol göster Rab’bim...(14:20)
Tükenmişlik sendromu....Geçecektir...Yaşam,getirdikleri,götürdükleri ve yorulmak vardı şiirde....Tebrikler akseddiren yüreğe...Müzik seçiminde hocama katılıyorum biraz şiiri okumamı zorladı...Sevgiler Polat şairim....
Yüreğinize sağlık.
Güne düşen bu güzel paylaşımınızı tüm yüreğimle kutlarım sevgili şairem.
Var olun.
Sevgilerimle...
Sevgili hocam, ne çok bizdendi dizeler ne çok gerçek vardı görüp de sustuğumuz. Evet, ne yazık ki susuyoruz. Keza konuşmak da kar etmiyor artık günümüzde. Duyarsızlık had safhada. Merhamet, sevgi, anlayış ve nice duygu yitip gitmiş de farkında bile değiliz. Ki farkında olmak bile suç. Yetmiyor çabalar, yetmiyoruz, yetemiyoruz ne kendimize ne de birbirimize. Sıkıntılı bir süreç içinde bulunduğumuz ve bir o kadar can yakıcı. Muhatap olunan haksızlıktan tutun duyarsızlığa kadar hep bir arayış içindeyiz. Keşke iyiye, doğruya ve güzele, güzelliğe vakıf olabilsek.
Yüreğinize sağlık sevgili Ülkü Hocam.
Umarım ve dilerim ki eninde sonunda buluruz doğru yolu. Bulmalıyız da.
Saygılar, sevgiler efendim...
Ferda'ca:
Her renkte sarılmak istedim sevgiye
gök kuşağının çocuğu olmaktı niyetim
O yüzden;
Atlardım bir zirveden,bir zirveye
büyürdüm başak saçlı güneşte
geçerdim kim bilir kaç okyanusu...?
Polat'ca:
Hayatın ayak izleri sırtımda dururken
aldırış etmeden yürürdüm
o küflü sokaklarda.
O umudumu ki;
her seferinde
rüzgarlar alıp götürse de,
yine de boynum dikti yarınlara.
Sadece biraz daha alıştım
çocuk yanımla...(14:04)
bilmiyorum belki çoğuna göre karşıt bir görüş ama nazireler daha bir farklı ve güzel oluyor...
çok güzeldi... esinini gölgede bırakacak kadar...
resmen ağladım ya :(((
annem mi geldi aklıma neyin nesi ?, üç fidanım der o hep bize ...
bir de ben yazsam ortalığı sel götürür her halde :))))
tebrikler kaleminize...
selam ve sevgilerimle...
ÇİLELİ KADIN / Gülşen SARIOĞLU
*
O pamuk elleri nasırlar tutar ,
Toprağı kazarken çileli kadın
Kurumuş ekmeği katıksız yutar,
Hayatı yazarken çileli kadın
*
Elinde malası harcı karıyor ,
Ne bitmez çilesi mekik sarıyor
Yıkıldı duvarı çare arıyor ,
Fayansı dizerken çileli kadın.
**********************
Çok teşekkür ederim Safiyecim Güzel Nazire için Kadınlarız halimiz belli
yazmakla bitmez çilesi .... Sevgilerimle ...
Ne şairler görmüşüm, yazdığıyla çelişen,
Herkesin sayfasından, aşırarak gelişen,
Kimseye yararı yok, hep kendine çalışan,
Yine de şair diye, yaslamışım bağrıma,
Sırtımızda taşıdık, bu gidiyor ağrıma.
içimden şunu söylemek geçti vallahi
sözüm meclisten dışarı
'BİZ EŞŞEK OLDUKTAN SONRA SIRTIMIZA SEMER VURAN ÇOK OLUR''
bu konuda ne yazık ki oldukça dertliyim bende
kadına bakıyorum daha dün serbest şiir bile yazamazken bu gün dört dörtlük hece şiiri yazıyor hemde ozan vari
ve adının karşına da Ozan mahlasını yazmış dayanamadım ve sordum
Hayırdır sevgili şairem sen hece şiiri yazmazdın bu gün ise dört dörtlük hece şiiri yazar oldun adının karşısınada Ozan mahlası koymuşsun kim verdi bu mahlası sana
kadının söylediği söz aynen şuydu Ay safiyecigim sağ olsun değerli hocam bana Ozan mahlasını uygun gördü bende hocamı kırmadım adımı bu şekilde düzenledim.
peki hamlas nasıl verilir bu konu hakkında bilgin var mı senin ba...
Rabbim şükrünü artırsın İbrahim abim :))
Beş dakikada ancak bu kadar yazabildim olsada yazdım olmasada yazdım
harman yeri gibi dagıttın beni sabah sabah hey kadın
ben bu ruh hali ile ne iş yaparım şimdi akşama kadar gelde sen çöz artık
Allahtan fayanslar bitti de sırada boya badana var
dün gece Hikmet hoca Gülşen bir şiir yazmış harika olmuş dedi ama ben yorgunluktan hiç bir yere bakmadım dedim yarın sabah bakarım gittim yattım
sabah ilk işim senin şiirine bakmak oldu
bir baktım pir baktım darma dağın ettin beni sabah sabah iyi kide gece bakmamışım şiire diye düşündüm yoksa yıldızlardan fal tutardım sabah kadar.
her zaman söylerim şairin hası şiiri hissettirendir gözlemci olandır diye
çok iyi bir gözlem yapmış temayı yakalamış ve fevkalade de güzel işlemişsin Gülşenim.
şiirin ana teması olarak beni anlatımış olsanda ne yazık ki ben ne ilktim nede son olacağım çileli kadınlar toplulgunda
kul kaderini yaşar her dağın kendine göre kışı her kulun kendine göre bir işi v...