Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Çok güzel yazmışsınız... Hayran kaldım şiirdeki mesaja... Sitemize yeniden hoş geldiniz... Güzel paylaşımlarla... Saygılarımla...
Ağabey maaşallah hem yarım hem tam kafiyelerle yarım ayak tam ayak süper ultra ayaklı bir şiir olmuş, aşıkların klasik ayaklarından bir hayli farklı ve PERVANE ayrıcalığını ortaya koyan ayaklara hayran oldum. Hani tanımlamalarda yazar ya bazen ortada bazen sonda bazen farklı ( başta ) sıralamalarda yer alır diye, sizinki tam anlamıyla ayak hakimiyetini kurmuş mısralara 7+7'nin en münasip uygun yerlerine konumlanarak. Üstelik hemen her kafiyenizi de dört beş harfli redifler ile süslemişsiniz. Hece ve harflerin ses benzerlikleri bundan daha öte tutturulamaz, üstelik yarım ayaklarda ünlü harf benzerliğinin ayak oluşturmayacağı ve tamlarda da illa ki bir ünlü bir ünsüz zorunluluğu da da dikkate alınırsa üçlü ayak benim diyenin kolay kolay yazamayacağı bir tekniktir. Ben de ancak böööle bol bol yazarım Üstadım sizinki gibi şiirlere hayran olarak, icraat sıfır şahsımda, ah bir miktar bellediğim teoriyi de pratiğe dönüştürebilsem : )) Çok çok beğenmeme karşın sizin şiirler...
Sitede durgun ve yorgun gezinirken Samyeli sayfasına girdim ve samyeli gibi, bir esinti ile karşılaştım. Bu seri ses getirecek ve umarım uzun sürer. Dizeler,saz ve yorum çok güzeldi... Keyfim yerine geldi desem yeridir. Cümleten emeğinize sağlık...
Serinin ilkini kaçırmışım anlaşılan ama az önce göz attım Ramazan Efe Üstadımıza yazılmış, okuyacağım onu da inşaallah. Ayşe Hanıma katılıyorum bence de çok nitelikli bir seri olacak, şıkır şıkır akan bir sekizlik olmuş sözüyle sazıyla, her ne kadar sazı henüz dinleyememiş olsak da : )) Ah etmeden ah eden son mısraya hayran oldum, Kutlarım efendim, Saygılarımla, çağatay
MİLLÎ duygularımızı milli duyguya çevirmemek adına güzel bir şiirdi... Kutlarım...
Bence bu seri ile ortaya çok güzel bir arşiv çıkacak... Hatta kitaplaştırabilirsiniz diye bile düşünüyorum. Gönlümün Sultanı, senin aracılığınla Ozanlarımıza aşinalığımız daha da artıyor. Yalnız sayfayı kaç kez yeniledim bilmiyorum. Not bölümünde bahsedilen seslendirmeyi dinleyebilmek için... Sanırım eklenmemiş. Kutlarım bu güzel serinin ikinci şiirini de... Sevgimle...
Yaşam, var olan her var oluş için bir öğreti. Nefes aldığımız her an, gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz her şey bize bir şeyler anlatıyor. Biz insanlar çoğu zaman farkına bile varmıyoruz, yaşamın bize anlatmak istediklerini duymuyoruz. Sevgili Özne bunu güzel yansıtmışsın
Sahi ölsek bir arayan bir soran olur mu ki eloğlu diyarından... Kör ölür badem gözlü olur hesabı... Kuşbazın akşam olunca eve çağırmayı unuttuğu ürkek ve kırgın güvercin edasındaydı şiir... Her şeye rağmen sadakati özgürlüğe tercih etmiş... Her kırığın elbet bir tamiri tedavisi vardır ama tekrar aynı yerden düşmemek lazım zira aynı yerden kırılır... Son günlerdeki ruh halim bu yoruma müsait şairem..:) Şiire gelince,gündelik yaşamımzda defalarca kullandığımız sözcüklerin şiire kattığı farkındalık gözümden kaçmadı yani imgeyi çokta uzakta aramamak lazımmış... Gitme demek büyük yüreklerin işidir kalmakta çok büyük yürek ister bu bağlamda kuşbazın işi çok zor zira seven kalp çok büyük güvercinim... Belki gerekliydi belki gereksizdi bunca lakırdı lakin içim çok doluymuş rahatladım... Şiir yayınlandıktan sonra okuruna aittir dedikleri tamda bu olsa gerek... Yaşadım şiiri,emeğine ve şiire tebriklerim...<...
Yazınızı okurken sanki yüreğimden bir şeylerin koptuğunu hissettim. Ama hayat devamlı sürprizlerini gösteriyor. İçinde hüzünlerimiz çok, mutluluklarımız az. Bir an evvel sağlığınıza kavuşmanızı bekliyor, mutluluk karelerinizin çoğalmasını can-ı gönülden diliyorum. Selam ve sevgilerimle efendim. Ömer Öner
Cansınız siz Gülsen Şairem geçmiş olsun en kocamanından, inşaallah bir an önce sağlığınıza kavuşursunuz. Yazdıklarınız ve iç döküşünüz çok hüzünlüydü, inanınız her birimizde ne yaşanmış hikayeler vardır yüreğimizi en derinden burkan. önemli olan sizin yaptığınız gibi hayata karşı ayaklarınızın üzerinde dimdik durabilmektir, bugünü ve sorumluluklarımızı veri kabul edip çocuklarımız için geleceğe güvenle bakabilmektir doğru olan. Ben de şahsınız gibi zaman zaman kendimi yorgun, bitkin ve hayattan yine bir son dakika golü yemiş gibi hissederim ve salıveririm göz yaşlarımı anasını satayım, hatta yalnız ve uygun bir yerde isem avaz avaz da ağlar boşaltırım içimi, sonrasında günlük zaruri kişilik kostümümü bürünüp dönerim ailemin ve toplumun içerisine. Zaman zaman hepimizin gereksinimi var dostlar arasında boşalmaya, ne mutlu bizlere ki hem bu medeni cesarete sahibiz hem de omuz omuza verebilecek bir sitemiz, sayfalarımız, sosyal paylaşım imkanlarımız var. Çok etk...
Bu nasıl sevda demiyeceğim çünkü; Sevda bu şiirde anlatıldığı gibi yok olmaktır sevgilide. Öyle yok olmaktır ki onun vücut hareketleriyle(Menfi/Müspet) doyuma ulaşmaktır sevda. Bu şiirde biz onu gördük ve yaşadık. Kutluyorum bu yangın yerini Cennete çevirmiş yüreği. Selam ve saygılar
Acı bir sus yedim En puslu sabahlara uyanırken Eylül'ün kucağında Hiç yağmur yağmadı gözlerimden düşen Damla damla... Ne de bir çiğ tanesi yüreğime Tebessümle.. Hararetimi kesmedi suretin İçim içim yudumlarken hasreti Hayalet gövdene sarılır odunsu ellerim //Göçmen kuşlar oraya kadar geldi mi? Tutup getirse bir çırpıda ne güzel demiş şair şiirin adından tut resmine, ayni baştan aşağı çok beğendim sayfayı teşekkürler tebrikler :)
ayazlarda gönlümün serasında sakladığım kuraklıkta gözyaşlarımla suladığım mihricanda sararan nevbaharda çiçek açan kırmaya kırdırmaya kıyamadığım rengarenk hayallerim vardır benim sadece kendime sakladığım.. Ne kadar guzel oz ve cok bir siirdi cok severim sizin kaleminizi genelde cok guzel oz yaziyorsunuz. kutlarim ,selamlar.
aşka aşık gönüllerde aşkın vakti yok sadece, sadece aşka vakit var takati bitmiş güneşin gülümsüyor şemsi şita ey eylül başımı al artık dizine bu ne güzel final böyle eylül nasılda yakışmış şiire düşündüm de mesela kasım olsa idi muhatabı :) tebrikler şair her zaman ki gibi yine güzel bir şiir okudum sayfanızda
Şiirin sadece yetenek değil artık zeka işi olduğunu düşünüyorum. Dizeleri bu kadar muntazam sıralamak,inci gibi dizmek hakikaten ustalık istiyor. Bu kadar büyük sevdalar var mı diye düşünmeden de edemiyorum. Sayfa tamamı ile çok güzel, not zaten sayfanın ikinci şiiri... Kalemine, yüreğine sağlık...
Bir şiir : yaratıcısının iç sesine ancak bu denli saygılı olabilir, filtresiz, doğal ve makyajsız. Usuyla ve dahi duygularının helezonuyla bunca barışık bir ruh mısralara yansıttığı açılım ne denli kırılgan ise bir o denli çelik gibi sağlam yıkılmazlığa ve yılmazlığa sahiptir. Şiir çok ama çok ağır, çok içli, çok dolu, çok kahırlı zira yaşandığı anda en yoğun duyguların şimdiki zamana uyarlanmış ifadelerini içeriyor. Laf cambazlığı yapmadan anladığımı ifade etmeye çalışıyorum ama sığ değil mısralar, boğulmadan doğru kelimelerle yazabilmeye çabalıyorum. Meze, köpek, izmarit ve akşama içeri almak ifadelerinize tutuldum, yekten konuşmuş şiir, zenginliğini de bu sadelikten / harbilikten almış bence. Ne Tahoma’nın yumuşak karakterli yuvarlık yazı fontu, ne eflatunun romantizm ve dinlendiriciliği, ne Suat Sayın’ın kadife oktavı ve ne de muhtemelen bir Güney Vietnam çalışması olan tablonun huzurlu görünümü mısralardaki derin kırılmışlığı gideremiyor , ne var ki manaya paralellik ar...
Şiirin ruhunu tanıyorsunuz siz... Yoksa böylesi güzel dizeler dökülmezdi kaleminizden... Bu şiir çok duygulara ortak oldu... Okuyan herkes bir şeyler buldu... Bu şiir var ya bu şiir muaazzamdı... Ustaya saygım ile...
Tekrar hoş gelmişsiniz. Sürekli irtibat halinde olduğumuz için gitmişsiniz gibi gelmiyordu açıkçası. Dostları aynı çatı altında görmek mutlu ediyor beni. Kutlarım güzel şiirinizi...
Hoş gelmişsin Çağatay abi... Dolu dolu da gelmişsin... Tepkimizi nasıl göstermeli bilmiyorum.. Her şehit haberinde yazıyoruz bir şeyler, kimi sokaklara dökülüyor, kimisi karartıyor facedeki profilini, sayfalar Türk bayrağımız ile donatılıyor ve acı sözlerle vatanımıza dair. Ne geçiyor ele... Bana kalırsa bu yaptıklarımız sadece vicdanı rahatlatmaktan başka bir şey değil kimse kızmasın. O şerefsiz it soyu da biliyor ki; biz ancak kürsüye çıkıp atıp tutarız bu baştakilerle başka da değil. Halk da galeyana gelip; kürt kardeşini düşman beller, ortalık karışır. İzleyenlerse oturdukları yerden göbeklerini kaşır. Olan benim bağrı yanık oğlu şehit olmuş anama, eşine, bacısına, kardeşine, babasına olur. Ateş düştüğü yeri yakar. Bir zaman sonra da geriye kalanlar kaldıkları yerden devam eder. Bir Angelina Jolie geldi, şehit haberleri güme gitti en basiti... Sindiriliyoruz bence. Sence ? Kalasın hep sağlıkla, iyi ki buradasın..
Hep şiirlerinden takip ettiğimiz Ozan yüreğin sesini de duymak güzeldi. Safiye Sultan yine en güzelini yapmış. Eminim bu seri de çok güzel olacak. Yazan kalemi de ithaf edilip seslendiren Ozanı da kutlarım, saygımla...