Aramıza hoş geldiniz...
kısa bir şiir çalışması ...tepriklerrrr..
devamını beklerizzz
Geçmişimizden izleri yansıtmak çok güzel,en azından şimdiki yaşantımızla mukayese ederken......nereden nereye dememiz de gerekir.
Çok küçükken hatırlıyorum (bizim oralarda fazla öküz yok,ama at var.)
Buğday,ya da arpayı öğütmek için at koşarlardı.O alete ''gem'' derlerdi.
Üzerine bende bindim.Çok eğlenceliydi.
Aslında o dönemlerin candan sohbeti bizi o devirlere götürür.
Yad etmek güzeldir.İnsan doğup-büğüdüğü yerlere gitmeli.....vatan hasreti aşk gibidir.uzak kalmakla olmaz.
Mutlaka hısım ve akrabalardan birileri vardır orada.
Ben şahsen hiç kopmadım.Her sene gidiyorum,çol-çocukla birlikte.Siz de gidin şairim.Bu kadar özlem çekmeyin.
tebrik eder saygılar sunarım.
Bugün şiir sayfaları kıvılcım gibi.:)
İşte yine bir hüzün gırdabında kayboldum.
Kâh ağlayıp kâh güldüm.Gülüşüm sevinçten değil ızdıraptan.
Şair gönlü melankoliktir.Mutlaka bir yerlerden ruhuna bir esinti bulur.Kendine has bir dünyası vardır.Pencereden bakmaya çalışmak gerekir.Ben de pencereden baktım.
Tebrik ediyorum Safiye Sultan.Başarılar diliyorum.Sevgilerimle....
"Bir yerinde zamanın bilinmez dilde bir yazıt
ezber boza dururken;
Mimar Zenon'un inşaa ettiği tiyatroda binlerce seyirciye eşlik ediyordu
sözlü dinletisi yazanı tarafından
o kadar gür çıkıyordu ses okuyanı kaynaklı
en derinden semaya...
Ve
Zenon bile nemalanmakta yüzyıllardır o gün yaşananlardan...
Ha Zenon mu kim? hani bizim şu Aspendoslu...".....Muhteşemdi değerli şair ne söylenir ki başka....SEVGİYLE DOST ŞAİR...
Cok etkiliyici bir yorumun esliginde muzigin guzelligi icine sararken siirin anlam dolu aciklamali kritigin
egitici olarak yazilisi okuyucu olarak buyuk bir begeni oldu.
Emegi gecen her iki yuregide candan kutluyorum,sevgilerimle.
Rüzgar gibi geldi geçti seneler....
Evet can aynen öyle oldu dönüp arkamıza baktığımızda onca yıl ne zaman yaşandı bitti
Ve bir rüzgar gibi esip geçmişiz diyoruz hayatın seceresinden..
Muhteşemdi canım bende şiirlerini okumayı özlemişim, yorum da bir harikaydı iki emeğede sonsuz tebriklerimle sevgimle...
hece şiirini ustasından duayeninden bunca yıldır bir serbest şiir okuduğumu hiç hatırlamıyorum doğrusu
demek siz serbest şiir de yazardınız öyle mi muhterem abim :))
en az hecede ki kadar üstün bir başarı ile
serbest şiirde de ustalığınızı sergilemişsiniz doğrusu.
gerek duygu aktarımı
gerek teması ve tekniği ile son derece güzel bir şiir okuttunuz bizlere.
kutlarım Ağam ellerin dert görmesin hürmetler.
tek gözlü evlerin çorak dambaşıları :((
yine gittim geldim tezek kokulu köyümün çamurlu yollarında
sen bir başka insansın vesselam
unuttuğumuz değerlerimizi geçmişte kalan yoksul ama onurlu çocukluğumuzu hatırlatıyorsun her zaman bizlere
serini diğer bölümlerine ilerleyen saatlerde gilicem inşallah.
kutlarım muhterem abim saygılar
:)
ulan acaba ben miyim falan da dedim ama,
neyseki daha 30 yıl falan olup
ve yeniden okuduğumda şiir dediklerimi
Türkçe de idare eder olunca ben de bir rahatlama.
dostlukla.
Cennet Mekan olasın Yüce insan
vatan bir mezar şimdi..
diri diri gömüldüğümüz
yuh olsun bizlere ki
talan ettik çakallar gibi
hükümet bizden başka oldu siz gideli
puştluklara akıl izan ermedi
tükürdü maskeli vicdanlar yüzümüze
hala akıl ermez mke cinayetlere
içeri tıkılan generallere
kim ak kim kara belli değil.. kırdırdılar Türkü Türke
kul kalmadı bankalara ipotekli geleceğimiz
hakkımızda kararı kıbrıslı rum verir ne edeceiz
birde soykırım yok diyene ömürlük ceza yağar
Türklük onur ve gururu deleti aliyede ne arar
Hayatın içinde tecrübelerle yıkana yıkana arınır ve geçeği bulur ruh. Ense her ne kadar yük taşımaya endeksli imiş gibi algılansa da orada bile öyle gizli hikmet-i ilahi saklıdır ki görmeyi bilene. Lakin bu bile bir devinim içinde kısır döngüler yaratmaya devam etmek için nasıl da kullanılır... Önce etrafı kolaçan etmek ve etrafa direktifler göndermek yerine insanlar aynada kendi yüzü ve vicdanını görmeye çalışsalardı hiç bir sorun çözümsüz olmazdı. Çünkü; anlayana 'bir garip aşığım' sözü bile öyle heybetli bir duruşun işaretidir ki... Muhabbete meylin ehlince yaşanacağı nice zamanların durağıdır şiir oysa... Tıpkı;
'İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir' dizelerinde olduğu gibi. Birikim en güzel ifadeyi ÇINAR ile bulur hep dizelerde. Hatta yaşanmışlıkların en güzel simgesidir.
KURTOĞLU’M kendime kastım garezim,
Çok zengine yeter azım birazım
Benim bana göre ölçüm terazim,
Kandım bu dünyaya kanar gibiyim.
dizelerinde olduğu gibi. Şair e...
Mütavazilik dediğim işte budur
her daim derim ki sen seni övme bırak seni bilenler övsün.
sen salkım söğüt ol ki
dalların toprağa değsin nasıl olsa bir gün o taprağın altına gireceksin.
gurulanmanın ne anlamı var ki.
çok çok güzel bir şiirdi bence
haddini bilmeyenlerin okuyup ders alması gereken bir bir şiirdi.
kutlarım Sayın Kurtoğlu saygılar...
Yürek sesi çığlığın kuyuda yankı yapar
Sen nasıl bir gönülsün insan kulamı tapar
Yanlış hesaplar işte böyle Bağdat'tan sapar
Yeter Allah aşkına sus artık deli gönlüm
Girdabın derininde, kuyulrda arasın,
Bir bilinmez bimece, gönlüne mi sorarsın,
Bırak, çekil ardından, kalbi boşa yorarsın,
Umutsuz bu sevdaya küs artık deli gönlüm.
Deyiverdim Hocamın muhteşem şiirinin altına, bağışlana.
Ya hu elimde değil; beni etkileyen dizelere eşlik etmek adetim haline geldi.
Ne yapayım, siz de bu kadar güzel yazmayın.
Sevgim ve muhabbetimle kutluyorum...
duyguların yürek astarından süzülüp gelen
çok güzel bir şiirdi.
bu duygu sağanağında payıma düştüğü kadarı ile ıslandım bende
şiir baştan son çok güzeldi fakat
illede final dedim ben yine
matemsiz ölüsün
eşiğin ötesi umman
gerçeğinden vazgeçtim,
düşlerimde payıma düşen olsan..
selam olsun bu güzel eseri bizlere sunan her iki gönül dostumuza.
vuslat seven yüreklerde yana olsun efendim saygılar.
Sevmek bu kadar sadakat gerektiriyor... Usta kalem bu sadakatı mükemmel bir şekilde nakşetmiş... Kutlarım.. Saygılar.
Uzak bir sehir belki
alplerin etekelrinde
kederli bir balkon
suclu bir kadin
kuslarara yazilmis intihar mektubu
Madam
unut( a) ma siiri
ve yine cok güzel bir siir
tebrikelrimle sair
belik belik saçım, nişanlım alsın
anam-bobam yansın eller yanmasın
beni yaktın felek, sana kalmasın
Meyrem de duvağı keydi değil mi?
oğlan gardaşları gapı tutmasın
yaban eller gibi salıma girme
gara topraklara elinle verme
kahretmen gonşular onbeşti diye
kahpe felek ettiğine değdi mi?
nazarlar mı değdi Sarı Meyrem'e"
şiir ve yorum oldukça güzel ve tadındaydı severek hissederek okudum.şiiri ve yorumu kutlarım.
haa.. o dedikleyin arada bi de YSE'nin[1],
Toprak-Su'yun adamları
söz vahtında açılı derler ya;
gari vakıt bu vakıt, bi ikindi önü
köylü de(ğil) miyiz
bi iresmi cip, doç filen gördük müydü
Atatürk buyurmuştur şehirlinin efendisi köylüdür boşa denmemiş köylüyü saf sessiz fukara görenler yenilgiye uğrar sanırım çok güzel anlamlı dizelerinizi büyük bir keyfle hazla okudum tebrik ederim.
"Kan emen, kin kusan, yırtıcı his yoksullarına insanlığın dersini veren, insana eşref-i mahlûkat olmanın erdemini, dahası insanlığın şeref levhasını dönemin Avrupalısına haykıran yürektir bu söz…"
Evet üstadım, yüreğine, kalemine sağlık. Haykırıcasına yazdığınız yazınızı yüreğimde hissederek okudum. Tüylerim diken diken oldu. Akif'in mertebei insaniyesi Fransıza çok gelir üstadım. Onu Fransa'ya abide yapsan Fransız semalarına kadar ancak ayakalarının uçları kaplar. Tek dişi kalmış sözümona medeniyetin eli kanlı Fransası Akifi anlayamaz. Tebrikler...
akşam oldu olacak
bakırçalığı bir kızıllık
yüzlerde neş'e
bayram gelmiş evrene
ömrün torunlu çağı gibi
gözkamaştırıcı ikindi üzeri..
say olasınız