İnsanlar sevildiğini anlamadıklarından değil sevgiyi kaldıramadıklarından terk ederler
*
en çok bunu sevdim
belki de en iyi anladığımdan
sevgi sorululuktur sevgi emek sevgi bağlılıktır
tebrik ettim üstadım
selamlar
hicviniz oldukça haklı şairem
ama hayatımızı insanlar kirletiyor
izin vermemeli elinden geldiğince
tebriklerim ve sevgimle
İnsanlar sadece, yalnız ölürler.. bunun dışında yaşam var oldukça her şeyleri birileri ile paylaşmakta ve paylaştıkları şeylerin karşılığında bir soluk beklemektedirler. Dertler, sevinçler, hüzün ve kederler... Her dem birileri ile paylaştığımız bazen ağlayıp bazen güldüğümüz. Kimi kendimizi yalnız hissettiğimiz ama asla yalnız olmadığımız zamanlar olmuştur. Ama insanın içinde ki en büyük dürtü birileri tarafından beğenilmek, birileri tarafından takdir edilmek, birileri tarafından bir tepkiyle karşılanmaktır. Evet en çok beğenilmeyi severiz. Ama şu da bir gerçek ki yaptığımız bir işe hiç tepki gelmemesindense birilerinin kalkıp bizi yerden yere vurup çok ağır bir dille eleştirmesi dahi hoş gelir o dilsiz zamanda... Evet güzel bir duygudur "( 1 ) Yorumunuz Var" yada " 1 mesajınız var" ibaresinin insanın gözüne takılması hoş eder içinizi merakla kimin size ne yazdığını, yaptığınız işte takdir görüp, görmediğinizi, doğru yolda olup olmadığınızı anlamanın en güzel yoludur yaptığınız işi i...
Ruha işleyen bir şiirdi kaleminizden... Varmış gibi-yokmuş gibi...
Ruhların aşkını anlatan bir şiirdi sanki.Kutlarım kaleminizi ve etkili şiirinizi.
şimdi yazıyı okuduktan sonra bu / Yorum Yazın / sekmesi bana yorum yapmayı emreder gibi duruyor.Genelde yorum yaparken bu emre,karşı çıktığım da oluyor,tabi ki efendim hakkı yorum,dediğim de.Yorum konusunda dikkat ettiğim iki husus var,şimdi şiiri yazıyı okuduktan sonra neyi yorumlayacağım ben? tekniği mi,duyguyu mu? tekniği yorumlarsam yazarı överim ya da eleştiririm,duyguyu yorumlarsam,sadece iyi dilek temennileri..ben daha çok yazının,tekniği ile beni derine çeken kısmına yorum yapıyorum ve yapmak istiyorum..duygu kısmına çok az giriyorum..zira aşk,ölüm,mutsuzluk,mutluluk vb duyguları hemen hemen her yazar işler,duygusu da hemen hemen aynı olur fakat teknikleri ile derinlere çekebilmek hepsinde bir olmuyor,bu yüzden /hak edene hakkını/ vermek lazım..bazen samimi 1 tek yorum binlerce yoruma bedel olabiliyor..samimi yorumlar bende böyle his uyandırdığından mütevellit,ben de aynı samimiyetle yorum yapmaya çalışıyorum.umarım samimiyetimden kimseler şüphe duymuyordur..bu yorum hususunda ...
Saygıdeğer Hocam müsaadenizle bu sanat eserinizi yine ayakta alkışlamak istiyorum, şöyleki efendim Divancılar normalde bu yapıdaki bir gazeli mef'û lü / fâ' i lâ tün / mef'û lü / fâ'i lâ tün ile yazarlardı ama siz de üstelik Türkçe kullanarak aynı şekilde yazsa idiniz her mısranızın 5. ve 12. hecelerinde zihaf hataları olacak idi zira Farsi dillerin hemen hiç birisi mez, maz, ler, lar, gin, gın,gen, gön gibi hecelerde kısaltmalı seslere müsaade edilmez, yani buradaki kalıp ve gazel muvacehesinde demek istiyorum, ölçüsü 7+7 olmayanlarda farklıdır elbet bir nebze durum, siz öylesine zeki bir çözümleme yapmışsınız ki " i " leri " tün " e dönüştürmekle, böylelikle gazel sıfır sanatsal kusurlu bir eser olmuş. Efendim hayranlığımı arz etmek babından sanki çok bilmiş gibi böyle bir izahatı yaparken hoş görünüzü umuyorum. Çok çok etkilendim, başkaca ifade edemezdim. Tabii ki bu gazeli içinizdeki Allah vergisi şiir ve özellikle Divan yazma yönündeki yeteneğinizle hiç hesap etmeden de yazmış ...
Yazar kitlesinin büyük bir çoğunluğu hep onere edilmek ister
yazdıklarının seviyesinin ne olduğunu kimlere ne hitap ettiğini
ve anlatmak istediklerini anlatıp anlatamadığına dair.
Haliyle yazılarınızın okunduğunu görmek ve yorumlandığını görmek
demek ki bir fikir oluşturdu anlamı taşır.Yazı sahibi haliyle mutlanır
Kim istemez ki onere edilmeyi.
Ama bazen o kadar gereksiz yazılar çıkıyor ki yorumlanmadan geçilebiliyor
bu durumda yazanın kendisini sorgulaması lazım.Bir de hep banacılar var bu yorum konusunda
herkes beni okusun yorumlasın ama biz kimseyi okumayalım yorumlamayalımcılar.
Paylaşımın ana unsuru empati yapmaktır.
hadi bakalım bir yorum daha geldi..:)
Sevmeyen var mıdır? “ 1 Yorumunuz Var “ ifadesini...
Ben hatta şaşırıyorum bile özellikle nesirlerde 1-2-3 -5 yorumunuz var bildirisini görünce...
Åimdi zaten bundan yakınmam ayıp olurdu.
Sitede 2 yıl sayfam kapalı olduğu halde en çok yorumlanan yazılarda hâlâ ilk sayfada 5-6 yazım var çünkü.
(ukalalığımı da araya serpiştirmiş oldum dostların hoş görüsüne sığınarak:))
İnsanın bulunduğu yeri ve içindeki olayları önemsemesi çok doğal değil mi?
Evet bazen iade-i yorum olarak geliyor, bazen gerçekten okuma heveslisi kalemlerden...
Ama okunup da görüş bildirildiği zaman hoşumuza gidiyor sonuçta.
Ayrıca yazı ekleyip eklememenize karışmak ne haddime efendim.
Naçizane bir okur olarak her yazıyı okumak isteğimdendir sitemim.
Günde bir yazı olması ziyadesi ile mutlu ediyor beni sayfalarda:)
Kutlarım güzel paylaşımdı..
Genelde kullandığınız bu dil yazılarınızı okurken hep bir gülümseme oluşturuyor bende.Bu da güne gülümseyerek başlamanın önemini düşünürsek çok önemli...
"1 yorumunuz var" linkini ben de çok seviyorum ve hele yorum eski bir yazım içinse günüm bir başka güzel geçiyor.Öyle ki anlamlı ve güzel bir yorum beş yıldıza bedeldir bence...
Felsefe benim de en sevdiğim konulardandır.Hemen hemen hergün ünlü filozofların sözlerinden bir kaç tane okurum.
Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
KONFÜÇYüS
Barış, her şeyi hazmeden mutluluktur.
VİCTOR HUGO
Tevazu ile konuşmayan bir kişi, zamanla bununla ilgili bütün kelimeleri de tamamıyla unutabilir
KONFÜÇYüS
Görüşmek üzere,selamlar...
İnsan çok seviniyor değil mi? Çünkü üzerinde çalıştığınız yazı okunuyor ve yorumlanmaya değer bulunuyor okuyucular için...
Vallahi ben de çok seviyorum (1) Yorumunuz Var durumunu:) Hatta bugün uyandım, merakla açtım (8) Yorumunuz Var diye görünce sayfamın sağ üst köşesinde uçtum mutluluktan:)
Motivasyonu arttırır her zaman yorumlar...
Tebrik ederim Çağatay Bey güzel bir konuya değinmişsiniz. Şimdi (1) Yorumunuz Var :)))))))))
Yani şimdi Sayın Samyeli oldu mu ? Bu muhteşem yürek sesi ve fon'da Linet ? Gareziniz mi var efendim okuyucularınıza ? Hem Ramazan hem güpe gündüz ... Töve tövbe .. Vallahi Rabbimin bildiğini kulundan neden saklıyayım, ben açardım şimdi bu şiiri götürürdüm bir yetmişlik rakıyı. Bu vesvesenin günahı kimesyse artık bilemem : ))
Ne kadar yoğun, ne ağır bir şiirdi efendim " adını taşımayan zillere " ifadesi bitirdi beni, ya yazan ruhun aşk tarihinin bayan oyuncularıyla göreceli kıyaslama mısranız, neydi öyle o ... Offf... Duygularım koptu benden vallahi başladı dolaşmaya geçmişte, dünde , evvel de..
Her mısranıza bir sayfa yazasım var inanın. Kesin Ramazan'dan sonra bir daha okuyacak ve yorumlayacağım bu eserinizi.
Kutlarım Şahsınızı,
Saygılarımla
çağatay
Şiirde evet ama gerçekte hayata küskünlük olmasın dileğim...
Ne güzeldi yine güfte gibiydi... Tam can damarını yakalamış arabesk tarzında.
Kaliteniz ve bundan asla ödün vermemiş olmanız 'Hem şiir hem kişiliğinizde' her zaman takdirimdir.
Kutlarım sevgimle...
Etkili bir akrostişti kaleminizden okuduğum. Emeğinize yüreğinize sağlık. Bana kutlamak düşüyor hayranlıkla, sevgiler...
8.dörtlük
Vuslatı içinde olanlar arar
Büyülü bakışın Ademi sarar
Ben seni ömrüme etmişken karar
Aldım da kayboldum o gözlerinde.
Adem efiloğlu / ahir-i fırtına
Final dörtlüğü gayet şık mısralarla son bulmuş. Vuslat duygusunu içinde barındıran taşıyan arar. Barındırmayan zaten vuslatı aramaz. Büyülü bir bakış içinde kaybolmak. Büyülü bakışın sarmalında kalmak. Karar verilmiş. Bir ömür birlikteliği söz konusu ve bu kararı aldım da kayboldum o gözlerinde diyerek şairimiz final yapmış. İyi de yapmış. Güzel bir final ile sonlandırmış.
Şiirin genel yapısına baktığımızda; etkili bir anlatım. Bir çok dörtlükte kafiye örgüsü zengin. Özellikle mısralarda durak hatası yapılmamış. Birkaç küçük sorundan öteye gayet başarılı bir hece olduğunu, şiirde konuya ve anlatıma hakîmiyetin yerinde olduğunu görmek; Sayın Efiloğlu'ndan yeni heceler okuyacağımız anlamına gelir. Yeni hece şiirlerinde buluşmak dileği ile; Başarılar diliyorum.
Hoş görünüze sığınarak; B...
Ancak bu arzunun ötesinde, muhatabın düşünce ve duygularını da bilme, düşüncesi ikinci mısrada ne kadar kuvvetlice bir anlatımla bağlanmış. İşte bu tarz mısralar veya anlatımlar şiire yön veren, katkı sağlayan, güç veren söylemlerdir. "Ölümden öteye firak etmeden" mısrası ile endişelerini dile getirmiş. Ayrılık-hicran sıkıntı yaşatma endişeleri ile bu endişeleri düşünürken gözlerin büyüleyici güzelliği içinde kalıp kayboluş ile mısrayı bağlamış ve gözlerin güzelliğine mühür basar gibi vurgu yapmış. Evet tedirginlik yaşanıyor ancak gözler o kadar güzel ki; Bir an o tedirginliği unutup, o güzellik içinde kaybolmaktan söz ediliyor. İşte şiir bu anlatımları, bu vurguları, imgeleri vermiyorsa şiir değildir. Okuyucuyu okuduğunda, bulunduğu ortamdan koparıp hayal dünyasına taşımıyorsa yine şiir değildir. Olsa olsa nesir veya karalamadır. (ırak-merak-firak) kafiyeleri ile zengin kafiye örgüsünü (etmeden) redifi ile başarılı bir dörtlük.
3.Dörtlük
Dağılır içinden duramaz keder
Uzağında kalsam olurum heder
İçinde sorular bilmem ki ne der?
Bildim de kayboldum o gözlerinde.
/ Bu dörtlükte birinci mısra yine kapalı ve belirsizlik içermekte. "Dağılır içinden" derken; muhatabın içinden mi dağılır yoksa burada yazım hatası mı var? "Dağılır içimden " şeklinde mi olacaktı acaba? Ya da keder kendi içinde dağılır gibi bir ifade mi söz konusu ? 2. Ve 3 dize iyi. Ayak mısrasına gelince; 3.mısra da;
İçinde sorular bilmem ki ne der/ Bildim de kayboldum o gözlerinde. ….Uyum var. Ancak daha keskin –kesin olabilirdi. İlk dörtlüğün ikinci mısrasında kullanılan ayak buraya daha iyi olurdu kanısındayım.
Dağılır içinden duramaz keder
Uzağında kalsam olurum heder
İçinde sorular bilmem ki ne der
Buldum da kayboldum o gözlerinde / BULDUM DA ayağı bu dörtlüğe kullanılabilirdi. BİLDİM DE ayağı da çok ciddi bir sıkıntı getirmemiş. Kesin olması bakımından böyle olmasında yarar vardı diyorum....
Etkili bir benzetme(Teşbih) ikinci mısra "Buldum da kayboldum o gözlerinde" bir üst mısraya bağlantısı oldukça zayıf. İlk akla gelen neyi bulmak? Gözleri mi? Eğer amaç gözleri bulmak ise; anlatım kapalı kalmış. Okuyucu anlamakta zorlanır ve bağlantı kuramaz. Çünkü bir üst mısrada yemyeşil bir gölde süzülüp gitmek var. Su yüzünde süzülmek; yüzmek, gitmek anlamlarında kullanılmış. Bir suna gibi süzülmek . "Bir sabah uğradım göl kenarına / sunam beni gördü yüzmeye durdu." Türküsünü hatırladım.
Kulaç kulaç sarıp yüzülür gibi
Daldım da kayboldum o gözlerinde.
/ İşte mısra bağlantıları ve anlatımı. Ne kadar güzel ve başarılı. "Daldım" ayağı iki anlamda kullanılmış bir kendi anlamında bir mecaz anlamında. Bu iki mısranın anlatımında; şairin dediği gibi yemyeşil bir gölde yüzerken, suyun derinliğine dalmak. Bir diğeri ise; Sevgiliyi kulaç kulaç sarmak ve yeşil gözlerine bakarak düşsel bir dalma anlamında. İşte bütün bunlar anlatımın zenginliği. Düz söylemin dışında olan ve ...
"Gözlerinde" isimli şiir üzerine;
Şiir koşma tarzı 6+5=11'li hece ölçüleriyle yazılmış. Hecenin en akışkan yapısı olan 11'li hece ile yazılması bu tarz koşmaları müzikal anlamda şanslı yapmaktadır. Bir çok türkü ve şarkılara baktığımızda en uygun hecenin 11'li hece olduğunu görebiliriz.
İçeriğinde konudan sapma var mı? Yok. İşte bu şairin şiire ne kadar emek verdiğinin göstergesidir.
Şair şiirinde etkili anlatım ve vurgu yapmak için, (hece şiirleri adına sık sık söylediğim) dörtlüklerin ayaklarını mısra başında kullanarak etkili anlatımı yakalamayı başarmış. Hece şiirlerinde ayakların mısra başında, ortasında ve sonunda olmak üzere üç şekilde kullanıldığını düşünürsek. (Tek ayaklı heceler için) en etkili kullanım şekli mısra başında olanıdır. Çünkü bir üst mısraya bağlantıları her zaman kuvvetli olma ihtimali yüksek bir tekniktir. (BULDUM-DALDIM-GÜLDÜM-BİLDİM-KALDIM ÖLDÜM-OLDUM-N'OLDUM ve ALDIM)
1.Dörtlük
Yemyeşil gölünde süzülür gibi
Buldum d...
akrostişe yeni bir boyut getirdiğiniz aşikar! şimdiye dek okuduğum rast geldiğim tüm akrostişler liseli edasında idi.
sizinkiler sınıfca üstte doğrusu.kutluyorum bu yüzden sizi!
İnsan bazen kendine sanar tüm belaları.. Tüm yaşanan aksilikler yakasını bırakmıyor gibi bir hava sezer ve hayatı hep bu belanın üstünde yaşar. Bir bela sabahı değil miydi Havva'nın yasak elmaya uzanması, bir bela sabahı değil miydi Kabilin Habi'i katli.. Bir bela sabahında başladı insanın tüm ters giden işleri.. Bu şiir de öyle dedi işte her şarkı, her şiddetli tokat, yağan her yağmur bir musibet gibi şairin üzerinde gezinmiş gibi bir hava yaratılmış. Dikkatimi çeken şey ise insana olumsuz gelen tek şey şiddetli bir tokat, bir şarkı , bir yağmur tanesi o kadar bela görülmez insanda ama nasıl bir anısı varsa bu şiirde bunlar da olumsuz ve içi acıtan birer durum olarak yansımış. Hep güzelliklerde görmüş olunca bu betimlemeleri, bu şiirde çok farklı geldi. Ve hoş oluyor sanırım şiirde alışılagelmişin dışına çıkmak. Sevdim şiiri, şiir gibiydi hani...
Şiirle... Çokça...