Olmazsa olmaz kadın ! Olmazsa olmaz erkek... Elmanın diğer yarısı her ikisi de ... Bütündür beraberce . Eşit mi haklar konusunda ? Tabii eşittir ! Ebeveyn açısından bakmak gerekirse de eşittir . Kız da evlattır ,erkek de .
Hem de tarağın dişleri gibi eşit... Bütün insanlar eşit doğar , biz insanlar ,bu eşitliği , bizzat kendimiz bozarız. Hak güçlünün mü, yoksa haklının mıdır ? Bütün insanların insanlığına havale olunur... Her iki cins de birbirine karşı mesuliyet sahibidir , bunu idrak etmek , anlayış kapasitesine bağlıdır.
Her iki cins de birbirine emanettir. Allah'ın en kutsal emaneti... Emanete ihanet etmek , insanı alçaltır.
Ben de ; " Şiddetin olmadığı, gülen yüzlerle yaşanan bir dünya diliyorum " sizin gibi.
tebrik ediyorum.
Yüce Allahımız kimseyi kimseden üstün kılmamıştır.Dünya hayatında bazılarımızın makamı mevki olsa bile bunlar dünya için geçerli olup makam sahibini kimseden üstün yapmaz.Ama insan nefsinin oyununa gelip kendi azametinle büyüklük gafletine kapılabilir.Asıl büyüklük dünya hayatımızda haramda kaçıp yaşamsal ihtiyaçlarını helal ile kazanıp karşılamaktır.Bu anlamda şiirniz gerçek ten çok doğru mesajlar vermiş.Kutluyor başarılar diliyorum Musatafa bey.Saygılar.
Sana ruhtan soruyorlar. De ki: “Ruh Rabbimin emrindendir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir.
İyi ki seçkiye girmiş.Yoksa dikkat çekmiyecekti bu anlamlı yazı.
Zaman kıtlığından fazla sağa sola bakamıyoruz.
Beğeniyle okudum.
Kutluyorum arkadaşımı.
her yağmurun ardından gökkuşağı çizilmez ki gökyüzüne
zaten güneş de doğmamıştı bu naçar sevdanın göz bebeğine
Duygular harikaydı.Anlatım , üslup,kurgu ve sunum birbirini mükemmel bir
şekilde tamamlamış.
Kutluyorum kaleminizi .Duyarlı gönlüne selam ve sevgilerimi gönderiyorum.
Her hüzün yağmurundan sonra gönlünüzde gök kuşağının renkleri çıksın.
Her gidiş gülüşler götürmez mi beraberinde?Hem de hiç gülemeyeceğini sanır insan.Yağmurlar iner yeryüzüne,yağmurlar iner yanaklardan.Bululutlanır gözler.Her gidişin arkasından ve her yağmurun arkasından gökkuşaklarıda doğmuyor çaresiz...Yürekte fırtınalar kopar.Hemde gelip gidip, zamnsız kopar fırtınalar.
Alışır zamanla insan.Her şeye alıştığı gibi.Sağlık olsun demek düşüyor.
Bir şarkı gibi. Ne güzel bir şiirdi bu böyle.
Tebrik ediyorum
Peygamber açtı kucağını bana,
Cennetin kapısını açtım sana,
Ağlama artık benim canım ana,
Bugün bayram ağlama anneciğim.
anne ağlarsa melekler ağlar...
eyvallah yüreğinize..
Isınmadı çerşembelerim korunla,
Ne nefesime,ne göz yaşlarıma,
Ne de toprağıma ateş oldun.
Kaç kez ölü doğar ki ilk bahar?
Kaç kez inmeyi dener ki kör çemre?
Usandım “ağırlığım, uğurluğum odlara,
hep beraber atlanmayan yadlara” demekten.
Bir daha atlanan değilim üç kez
Ocakların üzerinden boşuna...
Gelme cemre ...
Baharın cenazesiyle.
Kaç kez ölü doğar ki ilk bahar?
Sen her defa ölü baharlara gebe olurken.
Gelme cemre....
Bir daha atlanan değilim üç kez
Ocakların üzerinden boşuna...
baharın cenazesi...
eyvallah yüreğinize....
Sus (!)
geniş zamanın rivayetiydi
bizim sevdamızın hikayesi.
miş'li geçerken yalınayak
derin bir yaşanmışlık izleri vardı her mısrada...
geniş zaman yayılacak kadar rivayet vardı şiirde...
eyvallah yüreğine...
Borç isteyecek ne güzel bir muhatatır bir çocuk.
Ne zaman yolumu kaybetsem bir çocuğun gözlerine bakarım.Kutup yıldızı gibi daima yolumu bulurum orda...
Nedensiz yere muylu olmak,istediği her şeyi var gücü ile dayatmak alana kadar istemek.
Sarılırım sonra onlara,sarılınca güç bulurum.Oka dar cesurdurlar ki inanılmaz.Devlere savaş açacak kadar cesur.
Bütün güzellikler şairin gül yüreğine olsun inşallah
Tebrik ediyorum Nihat Hocam
Çok güzeldi...
İşte bu ülkenin yaşı ilerlemiş ömrün sonbaharına gelmiş bir yazarı varmış.Gördüğü yanlışları hataları hatta suçları içindeki kırık isyanla yazar yazar ama kimseye derdini anlatamazmış.Yazdıkları doğru ve yerinde olmasına rağmen pek az kişi okur ama onlarda okuduklarını diğerlerine anlatmazmış.
Yazar bu duruma çok üzülür ama yinede yazmaya devam edermiş.Günlerden bir gün bir genç okumuş ve derin derin düşünmeye başlamış.Kaç kez yaşlı birine yer vermediğini,uzun zamandır büyüklerini ziyaret edip gönüllerini almadığını ve hatta anne babasına onun için yaptıklarından dolayı teşekkür etmediğini hatırlamış.
İçinde bulunduğu toplumun giderek yozlaşan makanizmasına nasıl takıldığını ve bu yozlaşmaya kendininde uyduğunu tüm manevi değerlerini unutmaya başladığını düşünmüş.
İçinde kocaman bir pişmanlık hissi ile okudukları karşısında kendinden utanmış.Ve kendi kendine söz vermiş bundan sonra aslına dönecek böyle yazıları yazarları sık sık okuyacak.Ve bağlı bulunduğu kültüre ve m...
Nerdesin
Nerdesin
Nerdesin ANNE?…
__ Keşke kokusunu alabilseydim inceden inceden ve sıcaklığını alabilseydim en derininden. Anne üzerine yazılabilecek en güzel, en anlamlı ve duygusal dizelerdi diyebilirim.Yüreğin dert görmesin .Saygılar, selamlar...
Sevdanın ve sevdaların Sevdalı şairini burada da görmek ne güzel. Öncelikle yürekten selam ve muhabbetimi sunuyorum. Kalem Münevver Düver olunca elbette şiirlerden umut akacak, sevgi akacak, dostluk akacak. Elbette şiirlerinde barış ve sadakat vecd'e gelecek.
Hem manasıyla muazzam bir çalışma hemde teknik içeriği ve şiir lisanıyla harikulade bir eser. Yürekten tebrik ediyorum. Gönlünüzden dostluk ateşi, sevda fırtınası ve insana umudunuz hiç eksilmesin.
Sevgi ve selam ile
kim demiş düşler mavi diye.... ve düşer maviye diye.
Sonsuzluğun rengini maviye benzetmek. Oysa bir gri dehliz değil midir bakışın görmediği, bir kara efkar değil midir yüreğin beklediği. Bakmayın benim karamsarane yaklaştığıma ve grilere boyandığıma. Evet aslında mavidir düşler ve sevdası mavi olan, sevdalığını düşler. Belki de bu muazzam şiiri beğenip kıskandığım için çatıyorum mavi düşlerine. Çünkü mavi düşler kuramayan biriyim ben. Sizde ki bu bitmek bilmeyen mavi düşlere hayranlığımdan böyle aksilik yapıyorum ya ne fayda... Gözler önüne serili ve yüreklere coşkuyla hitap eden latif bir şiir var karşımda.
Yürekten kutluyorum...
O'nu anlatmak metanet ister... Mevlanın ayakları altına cennet serdiği o büyük can! Büyük sevdaların ve eşsiz fedakarlıkların maliki... İnsan üstü maneviyat ile "evlat" şırasının sevdalısı.
Bir çok şairin kalemindedir Anne, bir çok Ozanın kelamında. Sevmeyi öğrendiğimizi yazmadan nasıl ederiz ki, feda etmeyi, umutlanmayı, beklemeyi öğrendiğimiz. Paylaşmayı öğrendiğimiz. Ama hangi birimiz karşılıksız vermeyi öğrenebildik ki... Anne........
Şiir ANA kadar sıcak ve ANA kadar kuvvetli kokuyor. Ne söylenebilir ki üzerine. Canu yürekten kutluyorum. Ayrıca asude yorum daha bir can vermiş şiire.....
Muhabbetle...
Çocuktuk ufacıktık,körebe oyunlandaydı karanlığa bakışımız.
Tek korkumuz.saklambaçta bulunmak koşarken yakalanmaktı. Bilmiyorduk ki; kötü nedir kötü kimdir? Masallardaki öcü kara elbiseli cadıydı kabusumuz.
Habersizce ve yokluğu yoksulluğu bilmeden yaşarken, hayat üzerimize geliverdi aniden.
Bilmediğimiz bir dünyanın içine atıldık sanki.Oyunlarımız burda sahici.
Körebe oyunu gibi yaşamla boğuşmak masal cadıları hortlamış hayatın tam ortasına.
Verdiklerimiz boyumuzu aşar alacaklarımız hala beklemedeyken.
İşte o zaman sitemler birikir dilimizde hatta şikayetler ve şair der ki;
alacaklıyım senden ey hayat
yazdım şu atlasımın köşesine
heybeme işledim seni
fişledim seni bir kere
Ve şiirn dilinde der diyeceğini .Çok güzeldi ve hak ettiği yıldızlarıda almış zaten.
Bize okumak anlamak ve alkışlamak kaldı.Tebrikler Hasan bey.
Şairden korkanların korkaklık halleri !
Önce ekmekler bozuldu,
sonra da bozuk ekmeği yiyen insan ...
Kokuşmuşluk çürümüşlük, yozluk .
unutulan dostluklar, güzellikler, niyetler, biten insan ilişkileri .
Velhasıl ,tepeden tırnağa bozukluklar.
Toplumsal ve bireysel bozukluğu titiz bir gözlemle bir bir tesbit edip ortaya koyan bir güzel şiir..
Yüreğiyle, dili ve kalemiyle bu bozukluğu hicveden ( taşlatan) bir güzel şiir..
Kutluyorum değerli şair Bahri Bey sizi,
Selam ve saygılarımla..
Yaşanılanların farkına varmada geç kalınmışlık hali !
Oysa o kadar çok yapıştım ki kollarına, sığınmak , tutunmak için sana ey yaşam !
Her seferinde başaramadım,kaybettim, yenildim sana ..
Bir akşam hüznü, bir gece karanlığı gibi çöker üstümüze yaşamın ağırlığı ki; o zaman anlarız bizden olmamış zamanların bizi farketmediğini. hep ıskalanan biz olduk .
Her insana birşeyler veren zaman, bana vermedi payıma olanı , hakkımı .
Alacağım var senden ey hayat ! nah şuraya not ettim, sen de unutma bunu emi ?
Ben bu şiiri kendime yonarak ,kendi istediğim hale getirdim . Şiir benimde zira!
Kutluyorum değerli şair Hasan Bey sizi,
Saygılarımla..
...nasıl vicdanları elverir bilmem, anlayamam insanlığı
anladım kar kalırmış, herkese elden çaldığı...
giley,zemaneden şikayet bütün zamanlarda şairlerin kalemine konu olmuş...birini daha okudum değerli şairin sayfasından gerçek payı olan...
Kutlarım hocam...düşüncelerinize sağlık..
Hrant, yaşadığı süre boyunca yaşamı ve pratiğiyle, vatan sevgisinin salt kan bağı ile açıklanamıyacağını, 'aitlik duygusunun' her şeyden üstün olduğunu gösterdi. O değil mi Ermeni Lobisinin tek taraflı 'Türk düşmanlığıına', Ermenileri de dahil ederek bir tarihi hesaplaşmaya davet eden. O değili mi ki 'türk olgusunun kötü taraf olması hususunun aşılmasıyla ermeni kimliğindeki bu zehrin boşalacağı ve bunun yerine ermenilerin ermenistanla bağ kurup sadece ermenistan'la uğraşacağı ve onun için çabalayacağı, başkalarıyla sürekli bir karşıtlık halinden bir sonuç alamayacağı mesajını veren'
Şiirdi. Güzeldi.
Tebrikler kaleme