Gel gidelim dağlara, ormanlara
Güneşli mavi bulutlu havalara
Sarı çiçekli gazal boynuzunu tanıtayım sana
Böğürtlenler yamaçta
Biliyorum çıkamazsın
Elinden tutar
Çıkmana yardım ederim
Bu fırsatla elini tutup
Sende ben var mıyım onu hissederim
Güzeldi şiir roman tadında, oda okuyordur İnşallah ona yazılan bu şiiri ve merak ettim şu sarı çiçekli gazal boynuzu çiçeği galiba netten hemen bakacağım saygılarımla...
Onurlandıran, gurur verici millî duygularla harika yazılmış muhteşem güzellikteki şiiriniz için gönülden kutluyorum tebrikler üstâdım.
Kalemine ve yüreğine sağlık diliyorum.
Sonsuz selam ve saygılarımla.
Bu güzel ülke, bu güzel insanlar bu kadar acıyı hak etmiyor. Dünyanın en güzel memleketinde yaşıyoruz. Dünyanın en mert, en merhametli, en yardımsever, en misafirperver, en iyi niyetli, en vatanperver milleti biziz. Buna mukabil, en çok acı çeken, en çok kutuplaşmaya itilen, ihmaller yüzünden en fazla felakete maruz kalan, değersizleştirilen, hain ilan edilen, dar ağaçlarına yürüyen, sürgün yiyen, mapus damlarına gönderilen yine biziz, yine biziz. Biz birilerinin koltuğu yüzünden, birilerinin egoları yüzünden, birilerinin ihaleleri, birilerinin ihmali, adam kayırmaları, bizdendir anlayışı yüzünden daha ne kadar üzüleceğiz, yas tutacağız.
Bu güzel ülke, bu güzel insanlar, bu güzel şairler bu kadar acıyı hak etmiyor.
Biraz ağır oldu içimden geçenler, amma ne bileyim sayın Hoca m. Manzarayı o kadar güzel resmetmşşsiniz ki kusura bakmayın, tutamadım kendimi. Bu yanan iç yangın sönecek gibi değil. Tebrik, takdir ve saygılarımla sayın üstad ım. Müthiş bir eser dökülmüş kaleminizden....
Yanlış mı anladım bilmiyorum, sanırım kırk sene öncesini yazıyorsunuz, öyleyse o zaman yaşlı değildiniz. Okuyanı az ama okunası şiirleriniz beğenerek okuyorum saygılarımla...
Bilemedim de neden ne için
Meylettiğim yarınlarım yok artık benim
Yoktan var eden Rabbime teslimiyetim
Ben sadece bir çocuğum
Herkesten de yetişkin erdemli
Yalnızlığımı sonlandıran vatanın nezdinde
Bir açan bir solan çiçek misali…
Çok anlamlı olmuş ağıt gibi, çocuklar ve kendini koruyamayan canlılar rabbim koru onları her türlü felaketten ve kötülerden yüreğine sağlık arkadaşım sevgilerimle...
Evet sevgili Adem. Fetih ruhumuzda var.
Fetih kuru kuruya bir toprak elde etme davası olmadığındandır ki biz Türk Milleti olarak gönül kazanmaya bile ''Gönüller Fethetmek demişiz. ''
Biz gönüller fethetmek dediğimiz ve buna göre davrandığımız için de Bizans Patriği ''İstanbul'da kardinal külahı görmektense Türk sarığı görmeyi tercih ederim.'' Demiş.
Selam ve sevgiler.
Çağdaş İslam toplumu İstanbul'la nikahlı
İlmi İslam vizyonu İstanbul'la dergahlı
Katip Çelebi kökten İstanbul güzergahlı
Kent hep bize özeldi, fetih ruhumuzda var .... MCU
" Katiller "
" Hükümet aciz kaldı "
" Yine çürük inşaat, yine hırsız ve vicdansız müteahhitler "
" Halk sahipsiz "
" Acımız büyük "
" Tüpraş alev alev ".......
Ağabey bunlar 17 Ağustos 1999 tarihinde gazetelerin attığı manşetler. İktidarda da sol hükümetler var, öncesinde de, o esnalarda da. Aradan çeyrek asır geçmiş. Halen haykırıyoruz, sadece haykırıyoruz.
Başkaca ne yazayım canım ağabeyim.
Selam ve saygılarımla.
çağatay
Türk'ün namı dillere destan:
dün de bu gün de yarın da...
haykırışın tınısı ve kalemin gücü...
yorum yapmakta kifayetsiz kaldım değerli hocam üstelik kaleminiz başlı başına bir klasik ve ruha nasıl da dokunmakta.
var olunuz.
içten saygı ve selamlarımla değerli hocam
Fransızların Charlie Hebdo adlı sözde izah dergisi yayınladığı bir karikatürde '' Tank göndermeye gerek yok '' Diye yazınca açtı ağzımı yudum gözümü bu insanlıktan uzak canavarlara karşı. Ama şimdi şu fotoğrafları görünce ''Adamlar haklı kardeşim. Tanka topa gerek yok. Bizim binalar neredeyse üfürsen yıkılacak vaziyette'' Diyorum.
Yani üstadım haykırıyoruz milletçe ama aynı zamanda çabuk unutuyoruz aynen 1999 depremini unuttuğumuz gibi.
Selam ve sevgiler.
"Devasa bir hüzün şimdi mealim"
Ah be çocuk... Bu büyüklükler yüzünden nedir çektiğin? Çocukların gün yüzü gördüğü, çocukluklarının çalınmadığı, sevinç ve neşe içerisinde gönüllerince oynadığı/yaşadığı bir dünya diliyorum.
Selam ve saygılar.
Bir duygu fırtınası gözümüzde yaştı güzel şiirin kardeşim, gönülden tebrikler
selam ve sevgiler
Rabbimmmm sen yetiş sen koru aklımızı
Günden güne azalacağına acımız kaygıyla korkuyla bekleyişle geçiyor ömür.
Bunca insan yitti kalanlar ne yer ne içer nerde yaşar??
Ailesini tamamen yitiren ne çok insanım var ve evlat acısı ve...
Kesilen fatura çok ağır ve bizler ortak paydadayız da ah, keşke olmasaydı böylesi bir afet de bu şiirler yazılmasaydı ve keşke bu acılar büyümeseydi.
Türkiyem.
Yürekler yangın yeri.
Olası depremler var şimdi bu da eklendi acımıza.
Gülmek nerde gülümsemek ne ki unuttuk sadece enkazdan sağ kurtulanlar sayesinde avunduk.
Mekanları cennet olsun yitenlerin.
Elimizden yürekten gelen ne ise başımız gözümüz üstüne.
Biz güçlü bir ülkeyiz ve innaçlı ve sebatkar.
İnşallah yaralar sarılacak bir arada.
Rabbim yaşatma sen bir daha böylesini daha beterinden koru bizleri güzel ülkemi.
Ah, ağabeyim yaşamak ne ki git gide zorlaşıyor yaşamak yaşam...
umarım bir daha yaşanmaz diyorum hepimizin başı sağ olsun her zaman güçlü ve temkinli olmalıyız...sorarak sorgulayarak tedbiri insanlar alır takdir yaradan gücündür...sevgiler...
Derdimizden, üzüntüden şiirlere sadece tema ve tekniğiyle ilgili yorum yapmayı bile beceremez olduk. En azından benim için böyle.
Merhaba ağabeyciğim, bilinmeyecek bir şey yok. Hak ettiğimiz ve müstehak olduğumuz hayatı yaşıyoruz maalesef. Bu cümle içimi anormal acıtıyor ama gerçek bu. 70-80 yıl önce de böyleydi, 30-40-50 yıl önce de böyleydi, 20 yıl önce de bugün de aynı. Bol bol vatan millet Sakarya, mukeddarat din iman yazıp duruyoruz. Nasıl bir birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuzu da her gün haber proğramlarından izliyoruz. Elbette hepimiz yapıcı niyetlerle hareket ediyoruz ama netice ortada. Depremin hemen birkaç gün sonrasında bile şiirlerde, metinlerde, yorumlarda " şerefsizler... itler...puştlar...hainler...katiller.. köpekler..." gibi ifadeler gırla gidiyor. Kimin hangi saikle ve hangi taraftan seslendiğinin bir önemi yok. Kutuplaşma o kadar derin çizgilere sahip ki bir şekilde her ortamda kendini gösteriyor.
Yine de umudumuzu yitirmeden elele aydınlık...
Muhterem hoca o gün kainat sustu
Mahşer çalkalandı.
Duyarlı yüreğinizin nidasini duyduk hocam
Selam saygılar
"Nemalandığım şunca hüzün baş koysam bir kere mutluluğa"
Yüreğinize sağlık. Ne kadar zengin bir şiir.
Selam ve saygılar
Sevgili Üstadım. Şiirin her zamanki gibi anlamlı ve çok çok güzel ama ben tüm dikkatimi fotoğrafa verdim. Çünkü fotoğrafta yan yana oldukları halde biri enkaz diğeri sapasağlam iki bina var. Bu ne demektir? Bu depremde can ve mal kaybı yaşamanın kader olmadığının delilidir. Ya da ölen için da hayatta kalan için de '' Kader'' deyip kestirip atamayız.
Aynı şiddette bir deprem bir binayı tuzla buz ederken diğerinde hiç bir hasar yoksa bunun altında yatan nedenler olmalı ve hepimiz o nedenleri biliyoruz.
Selam ve sevgiler.
Ne yani? ben de yaşlıyım. Yaşlıyım diye ya da yerçekimi kanunu diye bir şey var diye kafamı kaldırıp elmalara da mı bakmayayım? Düşeceği varsa düşer. Kader der gülüp geçerim ))
Selam ve saygılar.
Yahu Harun Isparta'da Susam 2020 Yılından beri ekilmeye başlamış. Sen ne zaman gördün de susam çiçekleri açarken sevdin? Hani bir Ispartalı olarak '' Güller açarken'' ya da '' Elma çiçekleri- Kiraz çiçekleri- desen neyse de Susam çiçekleri nereden geldi aklına?
Şaka şaka alınma sakın. Latife yapıyorum. '' De da '' eklerindeki dikkatsizliğin haricinde şiir çok çok güzeldi. Tebrik ederim.
Selam ve sevgiler.