Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Nefis bir anlatım ve haz duyularak defalarca okunabilecek güzel bir şiir okudum kaleminizden kaleminizi kutluyorum hocam. saygımla
Güzel bir nazire olmuş Mehmet hocam. Alevli, yanar döner resim de çok şık durmuş sayfada.. Tebriklerim ve saygılarımla..
Beğeniyle okuduğum güzel yazını tebrik ediyorum. Selam ve dua ile...
Daha ilk tanışmalarda en çok dikkat ettiğim husustur bu sen ben mevzuları Hiç tanımadığı birine siz nasılsınız yerine sen nasılsın sen naptın gibi kelimeleri seçerek gelenlere anlam veremiyorum doğrusu Nezaket sadece davranışlarda değil bilhassa kelimelerde ayyuka çıkar Samimiyet başlayınca senli benli hitaplar da başlar Sizinde dediğiniz gibi mahalle arkadaşı gibi senli benli tavırlar her duruma uygun olmuyor İnsan, bir diğer insanın terazisinde konuşma adabıyla da tartılıyor Tebrik ediyorum Çağatay Âbi'm Nezaketi, nezaketli bir üslupla anlatmışsınız Hayırla kalınız
Öncelikle yorumlaması harika olmuş bir şiir dinledim Böyle güzel yorumlar dinleyince hece şiiri yazan biri olarak serbest şiirlere de meyil düşürüyorum Son mektup serisinin ilk şiirini daha çok beğendim Hatta bir kaç kez okudum İkinci şiirinizdeki son dizeler ise epey etkileyiciydi İster hâyâlinle yaşarım, ister hasretinle, Ben böyle mutluyum, tek başıma kemdimle. Tek başıma dedimse, yapa yalnız değilim ha! Hep beraberiz biz takkem, tespihim, seccadem, Ve bana, şah damarımdan daha yakın Rab'bimle. Velhâsıl ; çok başarılı buldum Aslan Hoca'm Yazmak denen nehriniz hiç kurumasın Gönülden tebrik ediyorum Selâm ve selâmet üzerinize olsun
Güzel bir aşk şiiri olmuş Mehmet Bey kardeşim. Selam ve dualarımla.
Sevgi ve şiir... Değerli üstademin aşinası olduğu iki kavram. Şiirlerinin büyük bir çoğunluğunun teması da bu iki kavram üzerine bina olunuyor. Bitmek, tükenmek bilmeyen bir sevgi. Ve sonu gelmez bir yazma aşkı. Selam ve hayır dualarımla .
Aslan hocam sizi okuyunca şiir yazasım geliyor sayfa sayfa Bilmediğin gibiyim bilmem kaç kitap anlatabilir bu cümleyi Bilmediğin gibiyim Baharın zoru ile yeşeren Meyvesine ben düşmeyen Kavak ağacı gibi yaşan elma ağacı gibiyim Kendini kesmekten körelen bir bıçak Gelmeyişinin bileğine sürtünen divane gibiyim Yani bilmediğin gibiyim Radyo dinlerken Uzun dalgaya rağmen İçimden geçen türkülerden elini tutmaya çalışan Nesli tükenmiş numune gibiyim Bilmediğin gibiyim ... Yüreğine sağlık Selam ve saygılarımla
Emeğine kalemine yüreğine sağlık selam ve saygılar
Tebrik ederim Gül misralar bu fakire gel yaz deyup ilham verir Gözden kalbe akan renkler tefekküre kiram verir Gül dilinden gelen sözler ederse dikeni ihtar Dosttan gelen hediyedir ciplak söze ihram verir
Merhaba Gülüm Hanım, Şiirlerinizde her zamankinden farklı biraz kırgınlık, kırılmışlık var gibi. Bu tasvirlere genel şiirlerinizden de vakıfım ama sanki bu sefer bir tutam daha fazla gibi. Sıkmayınız lütfen canınızı. Tabii ki yanılıyor da olabilirim. Kalbiniz saadet ve güzellik dolu olsun kıymetli arkadaşım, sevgili mektepli kardeşim. Kutluyorum Çokçana, Selam ve saygılarımla. çağatay
Sevgi ve sevgi lakin... İçten ve samimi olması lazım sevginin ve ben her nasılsa beni çok çok sevdiğini belirten yansıtan dostlarımın kötü zamanlarımdan sırtlarını dönüp gitmelerini hala hazmedemedim. Dün ve bu gün büyük olasılıkla hep de olacak olan. Hiiiiç dert değil sevmek için neden mi yok sevecek birileri bir şeyler mi yok? Ruhumda saklı düz bir arazi ve hayatı pembe düz bildiğim ve işte zor zamanlara denk düştüğümde... Yine olacak biliyor hissediyorum ama başkalarına benzemediğim kadar da mutluyum ve dünyada saklı sahte sevgilere ve çıkarı uğruna sevenlere İNAT VE SEVGİYE BİAT pes etmeyeceğim birilierini sevip birilerine inanmaktan. Hep yanılttılar hem kandırdılar hiiiç dert değil yoksa ben nasıl ulaştırdım hem Rabbime hem kendime? Nasıl oldu bilmiyorum ama kalp gözü denen bir mefhumla tanıştım yakın zamanda: Ne deliyim ne veli. Ne insanım ne melek ama... ...
Seviyorum, Dağlardaki börtü böceği, Vazomdaki kurumuş çiçeği Köşe başındaki çomarı, Anamı , babamı, dayımı Seviyorum al yanaklı tombiş kasabı Seviyorum ta dünyanın bir ucundaki çekik gözlü Japon u Teknolojinin uğramadığı Afrikalı kadınların takıp takıştırdıkları fil dişili kolyeleri bazen çaktırmadan çürükleri de koysa poşete taze semiz otum var diyen manavı mülteci ruhumla seviyorum bota doluşup ölümü göze alan kadın erkek çocukların cesaretini, sağıma soğan , soluma sarımsak bağlayıp seviyorum doğru ,dürüst olan politikacıyı inanmak istiyorum çokçana bu dünyanın kararmış ruhlarını çamaşır suyu değil de , sevginin beyazlatacağına güneşin sevgiye gebe kalacağına ve bir gün sevginin cinseyet , ırk ,dil ,din ayırmadan doğacağına ben elmayı seviyorum diye , elmada beni sevmek zorunda değil belki duvarla yazacağız sevgimizi, göklere çizeceğiz sevginin resmini kazıyacağız beyinlere sevgi, sevgi...
Nazım Hikmet der ki: Ben '' Sen olmazsan yaşayamam'' Diyenlerden değilim. Sen olmadan da yaşarım. Ama seninle bir başka yaşarım.'' Şiriniz bana o sözü hatırlattı. Candan kutlarım değerli şair. Selam ve saygılar.
Niye yazamıyorum demişsin ki? Bal gibi de yazmışsın. Ama bir yerde de haklısın. Şairinin kim olduğunun anlaşılmasını istemiyordun değil mi? Altına ismini yazmasan da binlerce şiir içinden bunun senin şiirin olduğunu anlardım. Ama bence bırak bilsinler. Bu o kadar da kötü değil. Hele konu sadece ve sadece sevgi ise güzel bile... Selam ve sevgiler.
İnsanın yaşlandığında eskimiş bir eşya gibi buruşturulup bir köşeye bırakılması ne kadar acı bir durum. Yalnızlık çok zor.Onun zorluğunu ancak dört duvar arasında kalıp da bir sıcak nefese hasret olanlar bilir. Günlerce gözleri kapıda , bir aşina yüz, bir aşina ses bekleyenler, kimbilir hangi umutla günlerini yok ederler.?Günler, haftalar, aylar belki yıllar geçer ama kapısı açılmaz . Eşi vefat etmiş yaşlı insanların evlenmelerini pek anlayamazdım.Ta ki rahmetli amcam seksen küsur yaşında evlenmeye kalkışınca. "Amca bu yaşta evliliği ne yapacaksın?" diye sormuştum rahmetliye. "Oğlum ben de seni akıllı bir insan bilir beni anlar diye düşünmüştüm. Sen de beni anlayamadın. Bu yaşta evlenip ne mi yapacağım? Bak sana anlatayım: Oğul, kız kalmadı hepsi evlenip gittiler. Torun tosun zaten yanımda değil. Akşam oluyor duvarlar üzerime geliyor. Ben benimle bir kaç cümle de olsa konuşup yalnızlığımı, kimsesizliğimi bana unutturacak bir kişi arıyorum. Benimle konuş...
Belli ki, gurbetin acısını, hasretin ateşini, vuslatın da tadını çok iyi bilenlersensiniz üstadım, zira mısralarınız bütün bu hisleri yenidan yaşattı bana. Ben de tamamı ülkemin sınırları içinde olmak kaydıyla, 18 yılı yalnız, 38 yıl yaşadım gurbette. Dayanamadım, sonunda bıraktım evi barkı İstanbul'da, döndüm güzel köyümün yamaçlarına. Vallahi döndukten sonra kendime geldim, 21 yıl İstanbul'da, tam 21 yıl, bir adet şiir yazmışım, iki tane de seslendirmişim. 2018'den beri de köyümde, 4 senede 85 şiir yazdım, 120'nin üzerinde de seslendirme çalışmalarım olmuş. Hârika şiirinizi ve nahif yüreğinizi tebrik ederim üstadım. Selâm ve dua ile. Ha, bu arada degerli üstadım, bugünkü şiirime yaptığınız yorumu, hataen "Bu yorumu okudum" butonuna dokunacakken, "Bu yorumu sil" butonuna dokunarak sildim, çok özür diler, şayet yorum aklinizda kaldiysa aynısını tekrar yazabilirsiniz. Lütfen hakkınızı helâl edin.
Tamam işte üstadım, "yazsam" derken, hem de âlâsını yazmışsınız. Çok da güzel olmuş, elinize, yüreğinize sağlık. Ben yıllardır hep siyasetsiz, hakaretsiz, ötekileştirmeyen, ırksız, renksiz ama kişilikli bir sanat anlayışı ve sanatçı olsun istemişimdir. Bir sanatçıyı ve sanatını çok taktir ediyorum, alkışlıyorum, bir bakıyorum seçim zamanı bir partiyi överken, başka bir partparpartiyetililere ağza alınmayacak hakaretler ediyor. Sonuç, sanatçı ve sanat olarak kendisini destekleyenleri, ona şöhret ve ekmek verenleri küstürüp, yok olup gidiyor. Sanatçının da siyasi fikri ve özgürlüğü olacak, ama bunu kendisi gibi düşünmeyenlere hakaret, aşağılama ve yok saymak için değil, ülkesinin ve insanlığın menfati için kullanacak. Her neyse... Şiire bayıldım üstadım ve size gıpta ettim, böyle bir şiiri ben neden yazmadım ki, diye de kendime kızdım. Yürekten tebrik ederim harika şiirinizi. Selâm ve saygılarımla...
Dövene elsiz gerek Sövene dilsiz gerek Derviş gönülsüz gerek Sen derviş olamazsın. Demiş Yunus Emre. Evet... Elsiz- dilsiz ve gönülsüz olmak gerek. Kendi adıma söyleyeyim mümkün değil. Elsiz olabilirim ki öyleyim ama sövene dilsiz olamıyorum/ olamam da. Nefsim bu konuda beni dürter ''Sen de söv'' Diye. Velhasılıkelam zor bir yoldur. Ama bu yoldan menzile ulaşanlar büyük mükafaatlara kavuşurlar. Selam ve saygılar.
Gurbet şiiriniz çok güzel, bazı yerleri de çok daha güzel. Sadece hece kurallarıyla değil içeriği ve anlatımıyla da... Üç telli kırık sazı basar bağra yar olur Gurbet denilen mekân çileden diyar olur Hicran girer araya sıla da ağyar olur Kalmış ortada garip nerde kılar ki karar? Burda gönül vapuru her denize dalmıyor Gurbete varmayanı yolcu diye almıyor. Tebrik ederim başarılı bir şiirdi, selamlarımla...