Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler

nesimsek Şiirleri ve Denemeleri - 149 Eser

Hayatı Şiirlerle Yaşarsanız, Şiir Gibi Yaşarsınız...
  • Pano
  • Hakkında
  • Yazıları 149
  • Yorumları
  • Kalem Dostları
Yükleniyor...
Yükleniyor...
Bildiğin Hayat
Şiir 654 16.06.2023
Kurşun Sözlerin
Şiir 2573 11.10.2017
Düştü Peşime
Şiir 2035 12.08.2017
Bu Bayram
Şiir 2506 15.09.2016
Bin Ömür
Şiir 2634 23.05.2015
Dostum 3
Şiir 2823 12.11.2014
Dostum 2
Şiir 3608 10.11.2014
Dostum 1
Şiir 2855 09.11.2014
Dost mu
Şiir 2493 08.11.2014
Dünya İçinde Dünya
Şiir 2953 08.07.2014
Tefekkür
Şiir 1904 21.05.2014
Yürekteki Çiviler
Şiir 2642 21.05.2014
Demem Karacaoğlan Gibi
Şiir 2058 09.03.2014
Gel Hele
Şiir 3398 28.01.2014
Sızıntı
Şiir 1913 07.12.2013
Bulamıyorum
Şiir 1474 29.11.2013
Gurbet
Şiir 1858 28.11.2013
Bugün
Şiir 1769 27.11.2013
Sayarım
Şiir 1597 22.10.2013
Sadece Sordum
Şiir 1620 20.10.2013
Söz Ola
Şiir 1981 25.09.2013
Kara Bulutlar
Şiir 1321 17.08.2013
Felahın
Şiir 2228 14.08.2013
Ölürüm
Şiir 1496 28.07.2013
Aşk Balı
Şiir 1558 18.07.2013
Babalar
Şiir 1885 16.06.2013
Gün Birlik Günü Değil mi
Şiir 2236 13.06.2013
İlahi Aşk
Şiir 1655 05.06.2013
Annem
Şiir 1793 11.05.2013
Sayfa 1

nesimsek - Şiirleri ve Denemeleri

30 Mayıs 1960 Ankara doğumluyum…
Yani 27 Mayıs İhtilalinden üç gün sonra doğmuşum.
Rahmeti babam adımı Arapça 'Kurtuluş' manasına gelen 'Necat' koymuş... Fakat her şeyi bilen bizim bilgili nüfus memurlarımız; 'Necat' diye isim mi olurmuş, demişler ve 'Bari 'Necati' olsun diyerek sonuna bir 'i' harfi eklemişler...

Memurdu babam…
Çok çalıştı, çırpındı okuyup 'adam' olsunlar diye en büyüğü ablamız olan tek kız kardeşime ve benden küçük iki erkek kardeşime…
Çok güzel okumuştum İlkokulu…
Epey uzakta olmasına rağmen severek ve isteyerek giderdim. Bütün bayram konuşmalarını bana yaptırırdı öğretmenimiz 'Süleyman KILIÇ'…
Dördüncü ve beşinci sınıfta okuyacağım metinleri de bana hazırlattırdı.
Okumayı çok seven babam bir sürü ansiklopediye abone olmuştu bizim için, fasikül fasikül biriktirirdik. Dolayısı ile çok geniş imkânlara sahiptik ve bu ansiklopedilerden faydalanarak ödevlerimi yapardım. Konuşma metinlerini de oralardan faydalanarak hazırlardım...
Ortaokul…
Bence hayatın başlangıç noktasının birinci ve en büyük basamağı…
İlkokuldaki ana, baba yerine konulan tek öğretmen yerine bir sürü öğretmen... Her derse ayrı…
Dersler değişik, arkadaşlar değişik…
Farklı olmayan tek şey benim hayata bakış saflığım…
Çok başarılı bir birinci sınıftan sonra, iyi seçilemeyen arkadaş çevresine kolay intibak ve kayıp bir 2.sınıf…
Tekrarlanan bir ikinci yıl, değişen derslere rağmen (klasik den moderne dönmüştü bir kaç dersimiz) başarılı bir 2.sınıf ve ardından başarısız denilemeyecek bir 3.sınıf ve mezuniyet.
Sonra End. Mes. Lisesinde geçen iki fırtınalı yıl…
Anarşinin kol gezdiği, liselere yerleştiği ve yuvalandığı 1976-78 dönemi… Mamak Orta Okulundan Abidinpaşa End. Mes. Lisesine…
Her gün kavga, her gün kırılan okul camları, her gün toplum polisi...
Kazanılan nefret, kaybedilen heves ve ikinci sınıftan terk…
Sonra sanat hayatı…
Çalış babam çalış…
Askere gidene kadar çalış, askerden gel yine çalış…
Evlen, barklan, çoluk çocuk sahibi ol… Çalış...
İşten ayrılama…
İş yerinden ayrıl, yeni işe gir, yine çalış..
Hep bir 'İşveren' olma hayaliyle ve dağarcığında biriken tecrübeler ışığında üreteceğin makinelerin hayalini kurarak, bir türlü fırsat bulamayarak hep işçi olarak çalış…
Ta ki...
2006 yılında SSK'dan emekli oluncaya kadar…
Bitti mi?
Tabi ki bitmedi…
Kafana göre bir çılgın bul ve memlekette krizlerin kol gediği bir zamanda hiç te küçümsenmeyecek bir borcun altına gir ve şirketini kur, çalışmaya yine devam…
Hem de daha fazla zaman harcayarak, zaman mevhumunu ortadan kaldırarak…
Neden mi?
Çünkü memleketimi seviyorum…
Bu memleketten başka bir memlekette yaşamayı düşünmüyorum…
Bu topraklarda doğduğuma ve İslam diniyle şereflenip Müslüman olarak doğduğuma şükrediyorum…
Yine bu topraklarda can vermeyi ve huzur içinde yatmayı niyaz ediyorum…
Bizden sonraki neslimizin ancak bir şeyler üretebilirsek, üretmelerine imkân tanıyabilirsek ayakta kalacağını biliyorum ve bunun için elimden geldiğince çabalıyorum…
Nemrudun yaktığı ateşin tam ortasında bulunan Hz. İbrahim (a.s) a ağzında 'Tuttuğum Saf Belli Olsun, hangi tarafta olduğum Bilinsin' diyen karınca misali yanar ateşe bir damla olsun su dökebilmenin gayretindeyim…
'Önce Üretim' dediğim için böyle bir şeye girmenin bahtiyarlığını taşıyorum...

Şiirlerim mi?
Onlar benim evlatlarım…
Sevinçten yazdığım şiirler azdır…
Kahkahayla gülmeyi bir türlü öğrenemediğim için...
Hüzün duydum hayatta... Hüzünlerimi dile getirdim çoğu zaman…
Kederlendim, kederlerimi,
Hayatı inceledim yaşadıklarımı aktarmaya çalıştım…
Memleketimi çok sevdiğim için Memleket şiirlerim çoğunluktadır.

Şiirde hiç bir iddiam yok…
Güzel yazdığımı hiç iddia etmiyorum.
İşlerimden fırsat buldukça dostlarımın ve ustaların kafiyeli güzel şiirlerini okumaya gayret ediyorum…
Hayatı şiirlerle yaşamayı seviyorum, şiirlerle anlatmaya çalışıyorum…
Sadece içimden geçtiği gibi yazıyorum…
Kafiyeli yazmayı çok seviyorum, becerebildiğim kadarıyla…

Serbest şiiri okumayı ve güzel okuyandan dinlemeyi çok seviyorum…

Kafiyeli şiirin her şeyini çok seviyorum…

Eleştirilere açık bir insanım, eleştiriliyorsam değer veren var demektir diye düşünüyorum…

Kısaca ezcümle;
Ben buyum…

nesimsek, EdebiyatEvi'nde 149 eser paylaşmış yazardır. 148 şiir, 1 deneme, kaleme almıştır.

Son Eserleri