Acıya
Ağlama!
Duy hadi
Direnişin maviye sevdalı göklerini inleten martı tüyünün sesini
İsimsizliği bırakmışlar
Gözlerini döşediğin ,soğumuş mezar başlarının sisine
Ellerinde bir ülke yanar
Bir ülke nasırdır ellerin
-lar’da ağlıyor mu türkülerin
düşer izlerine
-mişlerini özleyen dolu beneğinde vurulmuş anlar
Ve solgun dirseğinin mor çürükleri
Doymasın
şimdisine
yaşam düşü sarkan vandalist asırların dikitleri ...
Hadi sığdır gayya çiçeklerini o gözlerin şerefsiz bırakılmışlığına
Şimdi sen
Bakir tutkunu adamların düşük dölü
Ne kutsaldın
En çok zamanın nankör sonsuzluğuyla kutsandın
Ve cehennemdi üreme isterilerin
Ten neydi,
Şarkı ve ağıtlara sinen efsuni dokunuş
Tecavüze uğramıştı çocuklar anasızlığın şefkatince öksüz
Çocuklarını,
En çok çocuklarını koyacaktı
Aklındaki
Sarı tenli,unutkan fotoğrafın solgun yüzüne
O ağlamalarına vuran dilsizlik
Bir sabah öncesi ve karanlığın tanıklığında boğduğun öfke nöbetlerince
ırmak,deniz
ve
Suydu hayalin
Unutkan olmasaydı sağır,nankör ve faşist görülü zaman
Yediği darbelerin kan oturmuş dizlerinden
Seni konuştuk diyen sesine kanacaktı Havva gülüşüm
Sarışın,yeşil gözlü
Yüreği çocuk kalan bir ceylanı deştim tanrı tanımaz mabetlerin
Yaşamsız kurban ayinlerine
Yalanlara ne zaman aşina oldu bu safir aşklar
Hadii unut bizi
Sil şarkı ve şiirlerin güzelliğinden
Tanrıyı unuttuğumuzdan beri...
Yüreğimiz vazgeçti zaten
Aşka ve insana dair sohbetten...
Saadet Yıldırım Ünal
İsimsizliği bırakmışlar
Gözlerini döşediğin ,soğumuş mezar başlarının sisine
Ellerinde bir ülke yanar
Bir ülke nasırdır ellerin
-lar’da ağlıyor mu türkülerin
düşer izlerine
-mişlerini özleyen dolu beneğinde vurulmuş anlar
Ve solgun dirseğinin mor çürükleri
Doymasın
şimdisine
yaşam düşü sarkan vandalist asırların dikitleri ...
Hadi sığdır gayya çiçeklerini o gözlerin şerefsiz bırakılmışlığına
Şimdi sen
Bakir tutkunu adamların düşük dölü
Ne kutsaldın
En çok zamanın nankör sonsuzluğuyla kutsandın
Ve cehennemdi üreme isterilerin
Ten neydi,
Şarkı ve ağıtlara sinen efsuni dokunuş
Tecavüze uğramıştı çocuklar anasızlığın şefkatince öksüz
Çocuklarını,
En çok çocuklarını koyacaktı
Aklındaki
Sarı tenli,unutkan fotoğrafın solgun yüzüne
O ağlamalarına vuran dilsizlik
Bir sabah öncesi ve karanlığın tanıklığında boğduğun öfke nöbetlerince
ırmak,deniz
ve
Suydu hayalin
Unutkan olmasaydı sağır,nankör ve faşist görülü zaman
Yediği darbelerin kan oturmuş dizlerinden
Seni konuştuk diyen sesine kanacaktı Havva gülüşüm
Sarışın,yeşil gözlü
Yüreği çocuk kalan bir ceylanı deştim tanrı tanımaz mabetlerin
Yaşamsız kurban ayinlerine
Yalanlara ne zaman aşina oldu bu safir aşklar
Hadii unut bizi
Sil şarkı ve şiirlerin güzelliğinden
Tanrıyı unuttuğumuzdan beri...
Yüreğimiz vazgeçti zaten
Aşka ve insana dair sohbetten...
Saadet Yıldırım Ünal
Acıya başlıklı yazı paydasız tarafından
15.06.2013 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.