Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Yüzbaşı Kemal On Altıncı Bölüm



Hastane'de gözünü açtığında yanında eşi ve oğlu yoktu. 
Karşısında Rüstem isminde bir subay arkadaşı duruyordu.

Şaşkınlıkla Rüstem'e baktı ve konuştu:

-Rüstem Yüzbaşım ne işin var burada, ne oldu bize, kaza mı?

Doğrulmaya çalıştı. Belinde duyduğu büyük bir acıyla tekrar 
yatmak zorunda kaldı.

Rüstem Yüzbaşı başucuna gelerek yastığını düzeltti ve:

"Evet bir kaza atlattınız" Dedi.

Zafer endişe dolu gözlerle Rüstem'e bakıyordu:

-Peki ya oğlum, eşim onlar neredeler? 
Bir şey olmadı onlara değil mi?

-Hayır merak etme, onların durumu iyi, hatta eşinin 
durumu çok iyi,

-Ya oğlum?

-O da iyi merak etme

-Nasıl görürüm onları? Doktorlar, hemşireler nerede?

-Şu an gecenin ikisi, doktorlar yok, nöbetçi hemşire de 
burada değil, yaklaşık bir gündür yatıyorsun sen. 
-Ya eşim ve oğlum?

-Dedim ya onlar da iyiler, başka bir bölümde yatıyorlar.

-Benden bir şey saklamıyorsunuz değil mi yüzbaşım?

-Hayır merak etme, şimdilik dinlenmene bak, 
sabah ola hayır ola...

Zafer ilaçların etkisi ile tekrar derin bir uykuya dalmıştı.
 
Birkaç saat sonra uyandığında bu defa başında 
bir doktor ve hemşire ile bir başka subay arkadaşının
 olduğunu gördü. Yine doğrulmaya çalıştı ancak aynı 
acıyı tekrar duyarak yattı. 

Doktor yanına yaklaştı ve kımıldamadan yatmasını,
 belinde problem olduğunu söyledi.

Zafer ise doktor ve hemşireden ziyade subay 
arkadaşı ile ilgilendi: 

-Merhaba Necat Üsteğmenim, hoş geldiniz. 
Bakıyorum sırayla başımda nöbet tutuyorsunuz. 
Rüstem Yüzbaşı eşimin iyi olduğunu söylemişti. 
Neden o hiç gelmiyor yanıma? 
Sonra, sonra annesi ve babası neredeler? 
Neler oluyor Allah aşkına? 
Benden bir şey saklamıyorsunuz değil mi?

Bir an bu kadar soru karşısında ne diyeceğini 
bilemeyen Necat Üsteğmen'in imdadına doktor 
yetişti ve sakin bir sesle:

-Bu kadar çok soru soracak ve konuşacak 
durumda değilsiniz yüzbaşı, zor kurtardık sizi, 
yakınlarınız iyiler merak etmeyin.

-Neyim var doktor?  İyi hissediyorum kendimi, 
Ne olur birisi, yakınlarımdan birisi gelsin.

-Gelecekler elbette, öncelikle şimdi kendinize 
dikkat edin ve çok fazla zorlanmayın. 
Az sonra hemşire hanım size bir iğne yapacak, 
sonra konuşuruz.

-Hayır, ne oldu? Şimdi konuşalım.

-Tamam şimdi konuşalım, ama önce iğne.

-Pekala yapsın bakalım, hayırdır inşallah, 
Allah'ım ne olur!

Bir kaç dakika sonra hemşire Zafer'e kuvvetli bir
sakinleştirici iğne yaptı. Doktor, hemşire ve 
Üsteğmen Necat birlikte odadan çıktılar.

Yaklaşık beş dakika sonra doktor ve üsteğmenle
birlikte bir de Psikolog doktor içeri geldiklerinde 
Zafer yavaş yavaş iğnenin etkisi ile gevşemeye 
başlamıştı.

Üsteğmen sağ tarafına geçti ve elini tuttu, 
hemşire ise sol tarafına geçti. 

O arada içeri iki hemşire daha girince Zafer 
bir şeyler olduğunu anladı.

Daha hiç kimse bir şey söylemeden ağlamaya 
başladı.

Üsteğmen elini iyice sıktı.

Psikolog doktor önce yutkundu, zor konuşuyordu, 
ister istemez söze başladı:

-Zafer bey ne olur sakin olun, biliyorsunuz her şey
biz insanlar için, eşinizi yakınlarınızı düşünün
maalesef kazada oğlunuzu kaybettiniz. 

Eşinizin durumu hiç iyi değil, ama kaza nedeniyle
değil elbette, şimdi sizin daha güçlü olup ona destek
olmanız gerekir. Öyle değil mi?

O şimdi bir başka bölümde yatıyor. 
Aileniz onun yanındalar.

Zafer bir anda nefesinin kesildiğini hissetti. 
Belindeki acıya ve iğnenin etkisine rağmen yerinden 
doğruldu. 

-Bir kaç defa "Hayır" Diye bağırdı. 
Yataktan kalkmak istedi. Ama bu defa duyduğu daha 
büyük bir acıyla yığıldı kaldı. 

-Hemşirelerin ve üsteğmenin yardımıyla tekrar yatağına 
yattığında iyice güçsüzleşmişti. Bir müddet sonra uyudu.

Devam edecek

Yazan ve Seslendiren Mehmet Fikret ÜNALAN

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Yüzbaşı Kemal On Altıncı Bölüm

Mehmet Fikret ÜNALAN (Kul Fikret) Mehmet Fikret ÜNALAN (Kul Fikret)