Her yıkıntı akbaba pikeleriyle düşer bozkıra

Yaşamak için dirimsellik de gerek insana

Toz düşer sarı yapraklara,

Güneş avuçlarımızdan kayarken

Usun köküne yağmur düşer

Dönek bir gölgenin tanyerinde ölümlerle bölünürüz.

 

Somutlaştıkça biz, yurtsuzluğumuz sancır

Ovuştururuz yaşam alyansımızı, mağrur

Tanımları dünden kopar takvimlerin

Yalanla karılmış bir düş ülkesinde

Kendi arayışlarımızın efendisi oluruz.

 

İçsel yaşantımızı yönetmek yangındır hepimize

Hızla akan zaman sularını kirlettik, gömdük denizlere

Çaresizlik bendimiz olmuş, koca boşluklar içimizde

İktidarsız sevilerle yitikliğini yaşıyoruz bir ömrün

Bağışlanamaz bir suçun kazanına gömülmüşüz.

 

Geçebilsek ötesine çağların keşke

Düşürebilsek sevginin tetiğini sevgiyle

Tohumlarımız olsa isimsiz şiirlerimiz

Sürüden ayıklasak bütün olmazları

Avını bıraksa kartal, gül dalında kurusa

Yaşam tuzaklarına zalim avcılar tutulsa.

 

Uzaklarda güneş ışıkları toplarken çocuklar

Kuşkucu bir adam yaşanmamış tarihi hesaplar

Yaşam yelkenlerini şişirir özgür rüzgâr, dal kıpırdar

Bir kadın dalgalı denizlerin tuzunu sevgiyle ayıklar

Ecele sarılır yine de yaşam, şarap gibi dili burkar

Bu hayal imparatorluğunda, aşk sonsuza dek yaşar.

 

Selahattin YETGİN

( Aşk Sonsuza Dek Yaşar başlıklı yazı S. Yetgin tarafından 4.05.2014 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu