Türkiyeye İhanet Eden Bürokrasi Ve Siyaset
Mustafa Mete
İSLAMOĞLU
YAZIYOR
DÜNYANIN
ÖLÜMSÜZ LİDERLERİ
ATATÜRK ve
MANDELA
Atatürk ve Mandela
İslam’a ve Müslümanlara saygılıydı. Gayeleri aynıydı. Kendi halkları için hem
çok acılar çektiler hem de kendi milletlerince ölümsüzleştiler. Allah ikisine
de tüm geçmişlerimizle beraber rahmet eylesin ve taksiratlarını affetsin. Mübarek günlerdeyiz dini, dili, ırk-ı soyu
sopu ne olursa olsun benim gönlümde insan insandır.
ATATÜRK’Ü
ÖRNEK ALIYORDU
Mandela İslam ve Müslümanlara yakın ve derin saygısı
olan bir liderdi. Emperyalist güçlerin İslam dünyasına yönelik işgal ve
saldırılarını her fırsatta kınamış ve ezilen Müslüman halkları her fırsatta
savunmuştu.
Çünkü Mandela, kendisinden önce Afrika’da ırkçılığa
karşı mücadele başlatan Müslüman liderlerden etkilenmişti. Güney Afrikalı
özgürlük savaşçısı Nelson Mandela yaşadığı şehir olan Kaapstad, Cape Town’da
“Kap Malaîleri” olarak anılan Müslümanların lideri Şehîd Abdullâh Harun’un
hayatı ve mücadelesi onun için önemli bir örnekti.
Ancak Mandela’nın ilham kaynağı olan Müslüman lider
ise Duse Muhammed Ali’dir.
TÜRKİYENİN BİLMEDİĞİ GERÇEK
Başbakan Erdoğan’ın afrika gezisinin ikinci durağı güney Afrika
Cumhuriyeti’ idi. Açıkçası Atatürk barış ödülü’nü reddettiği günden bu yana Mandela’ya
ve ülkesine ‘sıcak’ bakamıyordum.
Ancak, gerçekleri öğrenince Mandela’ya
olan kızgınlığım geçti. Kendimize olan kızgınlığım ise arttı.
Güney Afrika ile Türkiye arasında pek
de dostane olmayan ilişkilerin temelinde Turgut özal’ın koyduğu bir bomba var.
Güney Afrika’da ırkçı rejimin hüküm
sürdüğü ve bütün dünyanın bu nedenle güney afrika’ya ambargo uyguladığı
yıllarda Turgut Özal, bu ülkeye bir dostunu yollar ve ticaret yapmanın
yollarını arar.
Ve ambargoya rağmen bu ülkeye mal
sattırmaya başlar. Hacim öyle atla deve bir miktar değildir. Ama ambargo
delinmektedir.
Daha sonra ırkçı rejim yıkılır. Mandela
serbest kalır. Ülkenin başına geçer.
Mandela’nın çalışma arkadaşları ise
ırkçı rejim döneminde iç savaşların ve çatışmaların hüküm sürdüğü çevredeki ülkelerde
sürgünde bulunan Güney Afrikalılardır.
Bunlar ülkenin yönetimine geçince Mandela’ya
rapor sunarlar.
Bu rapora göre Afrika ülkelerindeki
iç savaşlarda kullanılan silahlar bu ülkelere Türkiye tarafından satılmaktadır.
Daha doğrusu Türkiye, İsrail yapımı bu
silahların satışına aracılık etmektedir.
Bunun üzerine Mandela Türkiye’ye bir
temsilci gönderme kararı alır. ve bu konuyu Türk yetkililerle görüşmek
maksadıyla Govan Thabo Mbeki Türkiye’ye doğru yola çıkar.
Ancak temsilci Mbeki Türkiye’ye
sokulmaz bile. Hava alanında kısa bir görüşmeden sonra adam ülkesine geri
yollanır. Ve ilişkiler büyük darbe alır. Daha sonra Mandela’ya verilen ödül ile
bu yara onarılmak istenir ama iş işten geçmiştir.
Peki o gün Türkiye’ye sokulmayan Mbeki’ye
ne oldu dersiniz!
Söyleyelim. Zamanın Güney Afrika cumhuriyeti
devlet başkanı o gün Türkiye’ye sokulmayan Govan Mbeki’den başkası değildi..
Ne politika yapmışız değil mi!" kendimize
düşman imal ettik bunlar hep böyle yaptılar ve aynen bu ihanetler devam ediyor.
Milletten saklıyorlar.
Nelson Mandela 1996’da Nijerya’yı ziyaret ettiğinde
Lagos’taki Müslüman mezarlığına gitti. Mandela’nın mezarını ziyaret ettiği kişi
Duse Muhammed Ali’ydi. Gazeteciler nedenini sorduklarında “Burada ırkçılığa karşı
mücadelemizin ilk ateşini yakan birisi yatıyor. Henüz biz hayatta değilken o
ırkçılığa karşı büyük bir mücadele başlatmıştı” demişti.
Nelson Mandela, dünya barışının temeli olarak lanse ediliyordu.
Kendisine Atatürk barış ödülü verilmek istendi fakat kabul etmedi..
Güney Afrika'daki ırkçı rejimin hüküm sürdüğü günlerde tüm dünya tarafından
uygulanan ambargoyu Türkiye delmiş. Yani; Türkiye Güney Afrikada'ki ırkçı
darbeye destek çıktı. Bunu kendi başına yapmış değil. Amerika emir verdi. İsrail
silahını satmış, Türkiye'de aracı olmuştu... Yoksa Amerika izin vermeden Türkiye
kafasına göre ambargo dele bilir mi?
İSRAİL’E
KARŞI DÜNYAYA HAVA ATANLARA BAKINIZ
Amerika istemeden başka bir ülkeye silah
satabilir mi? Asla... O dönemdeki hükümetin ve kafanın yapacağı bir şey. Değildi.
Amerika’nın kulu ve elçisi olmak bizin maskaralar için büyük bir şeref
addediliyordu.
Nelson Mandela da ödülü bunun için
almamış... Yani; buradaki tepki Atatürk'e değil, Türkiye cumhuriyeti
hükümetinin yaptığı yanlış yüzünden kabul etmediğini açıkladı.
"bu karar modern Türkiye'nin kurucusu, reformcu Mustafa Kemal Atatürk'e
karşı hiçbir olumsuz görüşü yansıtmamaktadır" demişti.
SORUYORUM?
SİZLER BİZİ
NEDEN MİLLETÇE KÜÇÜK DÜŞÜRDÜNÜZ?
Ve.. Türkiye
düşman sahibi olmuşsa hep sizlerin basiretsizliklerinde olmadı mı?
Yani; BİZLER
HEP HAİNLERİ SEÇTİK ŞEÇTİK DEVLETE ADAM ETTİK. Asıl suç bizlerin.
Güney Afrika’yı ziyaret eden ünlü İslam alimi Şeyh
Yusuf el-Karadavi, Güney Afrikalı lider Nelson Mandela ile buluştuğunda
“Müslümanların dostu ve Afrika’nın kahramanı” olarak ondan söz etti ve
mücadelesinden dolayı ayrıca İslam ve Müslümanlara yapılan haksızlıklara karşı
duruşundan ötürü tebrik etmişti.
Güney Afrika’nın dokuz eyaletinden biri olan Western
Cape eyaletinin Malay asıllı Müslüman başkanı ve mücadele arkadaşlarından
İbrahim Resül’ün davetine icabet eden Mandela, Müslüman kişiliği hem de
belediye başkanı kökenli olması nedeniyle eyalet Başkanı İbrahim Resül’e “Sen
de Cape Town’un Tayyip Erdoğan’ısın” nitelemesinde bulunmuştu. Mandela’nın bu
benzetmesine alkışlarla karşılık veren kalabalığa; Başbakan R.Tayyip Erdoğan
için “O siyasi mücadelesinde kararlı, dünya mazlumlarını sahiplenen onurlu bir
duruş sergileyen tam bir mücadele adamı ve örnek bir dünya lideridir” diyerek
hayranlığını dile getirdi.
Gerçekten bu
söylenen sözlerde samimiyet var mı yok mu bilinmez fakat Mandela bir ırkın
ölümsüzleşen lideri vasfına sahipti. Uzun yıllar hatta bir ömrü ceza evlerinde
geçiren bu insan halkını hiç aldatmadı, halkına hiç yalan söylemedi ve dünyaya
hiç yalan söylemedi.
Türkiye
insanının yönetime seçtikleri yalanı bir malzeme, riyakarlığı bir sermaye
olarak kullandığından bazı hak dünyada olanlar hariç; ne Atatütk gibi
gönüllerde nede Mandela gibi beyinlerde yaşayacak.
SORMAK
İSTİYORUM?
Biz, hem
Müslümanlıktan dem vuruyoruz, hem de Türklüğümüzle iftihar ediyoruz “PEKİ NEDEN
DÜRÜST DEĞİLİZ?
Buna
eskilerin tabiri il “TEPTİM KEÇE-SİVRİLTTİM KÜLAH”demek daha doğru olsa gerek.
Kapılmışız bir siyaset suyuna hayatın
neresinden tutunacağımızı dahi şaşırmış bir millet haline geldik.
“BİZ NEDEN BÖYLEYİZ”?
BİZ NASIL BÖYLE OLDUK?
BİZİ KİMLER BU HALE GETİRDİ?
Ve… NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ?
Atatürk yok; Artık
Nelson Mandela’da yok. Ancak dünya… hep bu vatansever insanlardan söz edecek.
“barış ve demokrasi sembolü, olarak söz edecek. Çünkü onlar, barışsever bir
savaşçılardı.”
SORUYORUM?
Günümüzdekilerden dünya nasıl söz edecek biliyor musunuz?
Bana göre
ağzını her dolduran tıka basa ve hem de şeddeli bir şekilde, ırz, namus,
haysiyet, soy, sop, sülale, ölü, diri, gelmiş, geçmiş, küfre dair her ne varsa
kütür kütür adam akıllı sövülerek anılacaklar.
Neden mi?
Çünkü
yıllardır bu aziz milleti hep aldattılar, hep yalan söylediler, hep insanları
parça parça böldüler.
Ben bunlara
rahmet okursam hak dünyada hesabını vereceğimden “MEZARLARINA TÜKÜRECEĞİM”
Selam ve dua ile
18-Temmuz-2014
Alanya
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.