Üşüyorum Iv
hazan mevsiminde
gözyaşları arasında boğularak geldim dünyaya
mutluluk gözyaşları olsa da
dünyaya gelişimi kutlamak adına akıtılanlar
benimkilerden daha da baskındı!
gözlerimi dahi aç/a/mamışım…
ama mevsiminden belli hüzünlerin çocuğuyum
eylül yaprakları gibi sürüklenirim
ceplerim delik yama tutmaz ekimde üşür ellerim
baharda mis gibi koksa da tenim
zemheride buz tutar yüreğim
neredesin?
sensizliğin ayazlarında iliklerime kadar üşüyorum…
yorgunum ey hayat
eylül çok yordu
ekimin gelişiyle de
dökülürüm yapraklar gibi
ortak olurum dalından
düşen her yaprağın hüznüne
sonbahar rüzgârları
eserken yüreğimde
kor ateşlerde yansam
da sensizlikten üşüyorum…
radyoda daha bir içli
çalıyor şarkılar
dinlerken alıp
götürür beni
çok yorgunum
kendimle barışık
değilim
dilim lal olmuş
yüreğim kan ağlar
suskun…
çok özledim
hıçkırıklara boğulur ağlayamam
düğüm düğüm düğümlenir
hasretin boğazıma
gözlerim parçalı
bulutlu
beynimde şimşekler
çakıyor
ekim gelince
kasırgalar eser içimde
içimden koparır alır
yüreğimden sevgiye dair ne varsa…
mevsimli mevsimsiz
dalından kopup
sararıp solan
yapraklar gibiyim
yalancı bahar olsa da
seninle yüreğimde
hazan mevsiminin
gelişiyle hüzünleri yaşıyorum
farkında mısın hep
güzdeyim
ve ben yanarken de
çok üşüyorum…
yalnızlığım derin bir
uçurumun kenarı yardır
sensizlik içimde
kapanmaz yaradır
kanar durmadan,
sonunda tükenip biteceğim
kan kaybından
öleceğim
kim bilir ölüp ölüp
dirilirken
vuslata beş kala
dünyadan ebediyete taşınıp gideceğim…
ağıtlar yaksın
karanlık geceler yokluğuma
zaman sahte
sevgilerle gem vursun hicranıma
kaçıncı yalvarışım
ses vermedin çığlıklarıma
tutunacak ne bir dal
kaldı
ne de soluklanacak
çınar altı
oltaya takılmış balık
misali duygularım
çırpınıp duruyorum.
kahretsin!
kara bulutlar
kaplamış sevda dolu yüreğimi
sevgi dolu günlere
hasretim
soğuktu ekimin elleri
üşüyorum…
//sensizliğin ayazı
iliklerime kadar işlemeden üstüme ser sıcacık yüreğini üşüyorum//
mustafa karaahmetoğlu
27.10.2014/ankara
gözyaşları arasında boğularak geldim dünyaya
mutluluk gözyaşları olsa da
dünyaya gelişimi kutlamak adına akıtılanlar
benimkilerden daha da baskındı!
gözlerimi dahi aç/a/mamışım…
ama mevsiminden belli hüzünlerin çocuğuyum
eylül yaprakları gibi sürüklenirim
ceplerim delik yama tutmaz ekimde üşür ellerim
baharda mis gibi koksa da tenim
zemheride buz tutar yüreğim
neredesin?
sensizliğin ayazlarında iliklerime kadar üşüyorum…
yorgunum ey hayat
eylül çok yordu
ekimin gelişiyle de dökülürüm yapraklar gibi
ortak olurum dalından düşen her yaprağın hüznüne
sonbahar rüzgârları eserken yüreğimde
kor ateşlerde yansam da sensizlikten üşüyorum…
radyoda daha bir içli çalıyor şarkılar
dinlerken alıp götürür beni
çok yorgunum
kendimle barışık değilim
dilim lal olmuş
yüreğim kan ağlar suskun…
çok özledim hıçkırıklara boğulur ağlayamam
düğüm düğüm düğümlenir hasretin boğazıma
gözlerim parçalı bulutlu
beynimde şimşekler çakıyor
ekim gelince kasırgalar eser içimde
içimden koparır alır yüreğimden sevgiye dair ne varsa…
mevsimli mevsimsiz dalından kopup
sararıp solan yapraklar gibiyim
yalancı bahar olsa da seninle yüreğimde
hazan mevsiminin gelişiyle hüzünleri yaşıyorum
farkında mısın hep güzdeyim
ve ben yanarken de çok üşüyorum…
yalnızlığım derin bir uçurumun kenarı yardır
sensizlik içimde kapanmaz yaradır
kanar durmadan, sonunda tükenip biteceğim
kan kaybından öleceğim
kim bilir ölüp ölüp dirilirken
vuslata beş kala dünyadan ebediyete taşınıp gideceğim…
ağıtlar yaksın karanlık geceler yokluğuma
zaman sahte sevgilerle gem vursun hicranıma
kaçıncı yalvarışım ses vermedin çığlıklarıma
tutunacak ne bir dal kaldı
ne de soluklanacak çınar altı
oltaya takılmış balık misali duygularım
çırpınıp duruyorum.
kahretsin!
kara bulutlar kaplamış sevda dolu yüreğimi
sevgi dolu günlere hasretim
soğuktu ekimin elleri üşüyorum…
//sensizliğin ayazı iliklerime kadar işlemeden üstüme ser sıcacık yüreğini üşüyorum//
mustafa karaahmetoğlu
27.10.2014/ankara
Üşüyorum Iv başlıklı yazı Mustafa Kara tarafından
28.12.2014 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.