Hz.
Peygamber Tebük seferinden dönüşte ashabına şöyle buyurmuştu: " Küçük
cihaddan büyük cihada dönüyoruz" (Razi, XXIII, 72; Beydavi, II, 97; Bu
rivayetin zayıf olduğu ifade edilmiştir. bk. Acluni, I,424.).
Bu hadisinde
Hz. Peygamber, en kalabalık bir ordu ile katıldığı Tebük seferini "küçük
cihad" olarak vasıflandırırken; nefse karşı verilecek mücadeleyi
"büyük cihad" olarak nitelendirmektedir. "Hakiki mücahid
nefsine karşı cihad açan kimsedir" (Tirmizî, Cihad, 2) hadîsi de aynı
manayı ifade etmektedir.
Aynı meâlde
başka hadis-i şerifler de vardır. Bütün bunlar bize, insanın nefsi ile,
nefsinin boş ve mânâsız, hatta gayr-ı meşrû istekleri ile mücadele etmesinin
cihad olarak değerlendirildığını göstermektedir.
"Çağımızda (cihad)ın sadece cephede
savaşmak olmadığını bilecektir diriliş eri.. Ekonomi ve kültür savaşları da
cihadın zaruri bölümleri ve kesimleridir. Peygamberlerin ve velilerin aynı
zamanda çok defa meslek pirleri olduğunu bilen ve bu geleneğin özüne inen
diriliş erleri, erenleri ve pirlerinin de İslâmın yeniden diriliş toplumunu
kurarken ekonomi ve kültüre hayatlarını adayan kahramanlar olacakları açık bir
gerçektir" Sezai Karakoç, Diriliş
Neslinin Amentüsü, sf:52
***
AT
İSYANI, TUT İMÂNI
Nefsiyle
cenk eden kişi
At
isyanı, tut imanı
"Ya
Allah" de, kır kirişi
At
isyanı, tut imanı
Maziye
bak, atiye dön
O'na
doğru çark etsin yön
Ne
bakarsın öyle bön, bön?
At
isyanı, tut imanı
Kılıçla
mı yalnız cihat?
Nefisleri
yenmek murat
Kötü
zan'ı silkele at
At
isyanı, tut imanı
Yaratana
açarken el
Çağlasın
hep gözlerden sel
Beş
vakitte Hakk'a yönel
At
isyanı, tut imanı
Halil,
bitmez sanma günler
Hayal
olur geçen dünler
Kabul
görmez orda ünler
At
isyanı, tut imanı
HALİL
MANUŞ / 11.01.2015 06:56