Yekta Can
Yekta Can
Sıkıntı içini kaplar ürperten korkuları.
Taptığı kağıt da yetmez mutluluğun sırrına.
Özgürlük ister ruhu boşa geçen yaşamına.
Belki canı yanıyor istemsizce aşkına,
Belki içi gidiyor mâlâya'ni zamanına,
Belki O'ndan korkuyor sayılmaz günahına,
Ama vakit geçiyor yaklaşıyor mezarına.
Sevdiği de yanında daha ne ister bedeni?
Hep aklındadır nur-u pak bilmek ister sebebi.
Yakışmıyor sevdiceğe bu ahmak semazeni.
Gittikçe küçülüyor yazdığı kör sözleri.
İhanetle yıkanmış iki çapulcu kafile
Derisi kabuk tutmuş bıçak batırsan nafile.
Dilinden hasta olmuş gücünde saklı mahiyet.
Kibirden uzak durmalı şeytan ile samimiyet.
Düşünmeye başladı mektup ve iki kafiye,
Sıkıntıları bitirecek üç dört süslü cümleye.
Soyut düşüncelerle gelir akıl, irade, himaye.
Yine işi çok zor arada uzak mesafe...
Şimdi yine kararsız ne yapacağı bilinmez.
Sevap mı, günah mı, hesap defterinden silinmez.
Kim olduğu bellidir, var olan gerçek değişmez.
Sonuçta; ya özgür, ya mahkum, akıbeti sevilmez.
Yekta Can başlıklı yazı Yekta Can tarafından
04.02.2015 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.