Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Hayat Boyu Öğrendiklerimiz

HAYAT BOYU ÖĞRENDİKLERİMİZ…
 

Neler öğrenmedik ki şu kısa fani dünyadan…


Sevdik sevildik, başardık mutlu olduk, yanıldık üzüldük, hayata dair çıkarsızca koştuk yorulduk. Sorgusuz, yargısız, insafsız hayata yenildik. Belki de en acı bir şekilde çekildik, kabuğumuzdan izledik olanları. Dürüstlükten, yalandan uzak yaşamaya çalıştıkça hain dünya üzerimize geldi geldi…


Zamansız sevdik, zamansız güvendik, zamanı gelince durduk izledik olanları ihaneti görsek de anlamamazlıktan gelip devam ettik yüreğimizin el verdiğince.  Hayatın tuzu ile karıştırdık, tat verdik bir tutam sevgi şekeri ile, eledik un misali bizi vuran, yüreğimize acı veren her şeyi. Kaçamak gülüşler verdik bazen, bazense içten dolu dolu gülüşler savurduk etrafımıza.


Ne kadar tepki gösterdik?


Yoksa tepkilerimizi gösterememenin durgunluğunu mu yaşadık çoğunlukla?


Beklediklerimizi bulmak ve beklentilerimizi yaşamak adına neler yaptık?


Kazanmak, başarmak neydi bizim için?


Bir tutam sevgiyle yoğrulup, mutluluk saçmak ve almak en büyük başarıydı belki. Değerlerimizi hiçe saymamak, örf ve adetlerimizi devam ettirmek bu kadar zor mu artık? Niçin yitiriyoruz sevgimizi? Niçin haykırmıyoruz sevgi sözlerini, neden korkuyoruz artık sevmek sevilmekten?


Çıkarcıyız. Çünkü; sevdiğin kadar sevilir, verdiğin değer kadar değer alırsın, her şeyin bedeli var, ödersen alırsın misali olduk artık.


Canım ninem, bazen bizlere küçük hikayeler anlatırdı. Güven, insan olmak hakkında dersler verirdi bize. Dinlerdik masum, meraklı gözlerle gülüşürdük sonra. Çocukluk işte.


Bir gün, sahtekârların, cin fikirlilerin, çıkarcıların ne kötü insanlar olduğunu vurgulamak için anlattığı hikayeyi paylaşmak isterim sizlerle;


Bilirsiniz ki, eskiden kapılar ahşap olurdu. Sokak sütçüleri kapı kapı gezer, sütlerini satar ve samimi hoş sohbetler yaşanırdı derdi ninem. Üç günde bir süt alıp, yoğurt yapar, mis gibi ayranlar içerdik. Hatta ve hatta o yoğurtlardan börekler yapıp, sütlerin kaymağını da böreklerin üzerine koyardık derdi. Değerlendirirdik her şekilde süt ve ürünlerini. Bu sütçüler, süt verdikleri kişileri evde bulamadıklarında komşularına emanet eder ve ahşap kapılara bir çentik atarmış. Ay sonunda da hesap yapıp bu çentikleri sayar alacaklarını toplarmış. Ahşap kapı ve bir tebeşir yeterliymiş bunun için. O çentiklere ne dokunan olurmuş nede silen veya ekleyen.


İşte ninem, şimdiki insanlar olsa o çentiklere bir çentik ilave eder, üçkâğıt yapar veya siler, derdi ki;  şimdi neler oluyor neler…  Ticaret dediğin, dürüst ve ahlaklı insanlar tarafından yapılırmış. Elbette ki yok mu? Hâlâ var. Ancak azaldılar, tükenmek üzereler...


Başarının dürüstlükten değil, nasıl kolay kâr edeceğini hesaplayan, alavere dalaverecilerle doldu ticarethaneler…


Vildan Çalışkan KILIÇER

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hayat Boyu Öğrendiklerimiz

VildnKılıçer VildnKılıçer