Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Tokat - Amasya Seyahatnamesi

TOKAT – AMASYA SEYAHATNAMESİ

 

Çisil çisil yağmur yağar Ankara Tokat arası,

Uğraşma!  Fırtınayla bile dinmez gönül yarası,

Aşkıma kabarma ey Yeşilırmak, kalbi karası,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Vesile oldu Cihan Balcı, kalbi “Yâr” diye atar,

Ettiği duayı “duanız yeter” diyerek satar,

Kazandığı sevapların üstüne bin sevap katar,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Yârin dizinin dibinde isem, her yer “TOKAT” bana,

“Bismillah” deyip, ilahi güç verdik delik tabana,

Neyleyim kundurayı, çarıkla giderim yabana,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Sisli havasıyla Karadeniz’in ayrı tadı var, 

Hitit Çorum’un “Leblebi Diyarı” diye adı var,

Kerpicim başkadır, tuğla diye gâvur icadı var,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Turhal’a girer iken pancarın bacası karşılar,

Her yanı şeker olmuş, eskimeyen şeker çarşılar,

Boz bulanıktır Yeşilırmağım, boyunca arşılar,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

İlk türbe ziyaretgâhımız Şeyh Mustafa Efendi,

Koltuğun altında “Kesik Baş”ıyla düşmanı yendi,

Türbesinde ne mübarek zat, ne büyük asker dendi,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Tahinli cevizli katmere doyamadık Turhal’ım,

Doyamadık şeker miydin, şerbet miydin, yoksa balım,

Nazlanma Turhal, dönüşte de uğrarız, bu ne çalım,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Ballıca Mağarasından önceki son durak Pazar,

Yurdumun yüzde otuz sekiz üretimine nazar,

Üzerinde Tokat’ın Taşova Domatesi yazar,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

                                    

Kurban olurum yârimin kaşlarının arasına,

Sineye ateş mi olsam, merhem olsam yarasına,

Eyvah, maalesef vardık Ballıca Mağarasına,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Tabiat harikası, yayla yoluna âşık oldum,

Sarkıtınızdan süzülenlerinle dikine doldum,

Soğuksun Ballıca, flaşsız fotoğraf misali soldum,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Akşamüstü Tokat’a vardık, İşeri Oteline,

Gezemedik ya gündüz gündüz, bastılar bam teline,

Gazi Osman Paşa Bulvarında kapıldık seline,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Akşam niyetine de olsa sevdik seni Tokat’ım,

Olmasa da sarı kuyruklu arabam, beyaz atım,

İnşallah bir daha gelirim, kalmasa da takatım,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Amasya “Şehzadeler Şehri” diye nam almış derler,

Padişah evlatlarını başlarına taç ederler,

Kızlar elmayı güzellik reçetesi diye yerler,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Amasya’da ilk durağımız Bimarhane Müzesi,

Zamanenin Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Balmumundan yapılmış tabipler müzenin gözdesi,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

“Aşk Kapısı” dedim, sevdiceğime dilek tutturdum,

Hocamız misali “ya tutarsa” diye uyutturdum,

İnanmadı bana ama bir güzelce de yutturdum,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 


Sultan Beyazıt Külliyesine hayran, şaşkın kaldım,

Sanki o anları yaşayıp, birden geçmişe daldım,

Şehzadeler ile kılıç kuşanıp, harp dersi aldım,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

İki çınar arasında dua ettim, emek verenlere,

Allah’ım gani gani rahmet eylesin erenlere,

VAV harflerinin üzerine LALE’yi derenlere,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

                                                                                                                                

Osmanlı torunu olmakla daim gurur duyarım,

Öğütleri kulağımda küpe, koşulsuz uyarım,

Geçmişime dil uzatana, gözlerini oyarım,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Şehzadelerimiz  “BÜYÜK ÇINAR”ın dallarıydı,

Mübarek kanları AL BAYRAĞIMIZIN allarıydı,

Sultan Süleyman Babanın şekerleri, ballarıydı,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Yazmakla bitmez kalemim, çalmakla da susmaz sazım,

Evladınızım Ey Cihan Sultanı ! Sizedir nazım,

Kalbim sizde lakin büyük müzeyi gezmemiz lazım,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Toprağın altında küflenmekten, çürümekten bıkmış,

Amasya’nın derinliklerinden gün yüzüne çıkmış,

Savaş malzemeleri, nice imparatorlar yıkmış,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

İlhanlılardan kalma, çürümüş yedi mumya vardı,

Ölüm korkusu mu kadar korkuttu, neden karardı,

Hallerini görünce içimi bir ürperti sardı,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Sormayın anlatamayacağım, mumyalar bu kadar,

Uzaktan bakınca Kral Mezarları çok küçük ve dar,

Şehirde hakim tepede, şimdi bile sanki radar,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Çıkamam o kadar taşı,  uzaktan baksak ta yeter,

Kaleye çıksam neyse, dökmem bu kadar boşuna ter,

“Kral çıplak” derim, onlar için ölümden bile beter,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Yeşilırmak’ın sahili konaklarla donatılmış,

Bulanık sulara Saltanat kayıkları atılmış,

Derme bozma,  kırık dökük değirmenlikler çatılmış,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Ey Şehzadeler Şehri Amasya’mız ! Doymadık sana,

Sultan Beyazıt’ın anasıymış Sultan Hürrem Ana,

Ferhat’ın çıkardığı sulardan içtik kana kana,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Maalesef seyahatnamemizin sonuna geldik,

Gurur duydum Şehzadelerimiz ile, başımız dik,

Unutulmaz zaferler, tarih kitaplarından bildik,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

Seyahat Vuslat’ın yaralı yüreğini kabartı,

Hakkınızı helal edin, belki de fazla abartı,

Maksat yâr ile seyahat, seyahat fazladan artı,

Yârin nabzının sedasından ayırma beni Rabbim !

 

 Okyanus Yürekli Adam

(Vuslat-ı Mor) 

14.11.2012 – 22:42

  

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Tokat - Amasya Seyahatnamesi

Ali Özdemir Ali Özdemir