... beni duyuyor musun?
Ey… ruhumun anahtar deliğinden bakan
kaderime konulan yâr
... beni duyuyor musun?
‘’… karanlığın her tonu gözlerini anımsatır
seni k/anıyorum satır satır
uğultusu susmayan gürültüler
sesini özletirken bana…’’
… bağırdı şair, ağırdı sevdam
büyük yüktü ufacık yüreğim
âşk kokulu anlarımız tarafından
gözlerimizden öpülerek uğurlandığımız
iç kanamalıydı yol alan umutlar…
..hasretim öper gözlerinin pınarını
ağzımdan soyunurken kelimeler
dilim giyinir tüm susmaları
... beni duyuyor musun?
yoksa yine uyuyor musun?
‘’… ne hayaller kurmuştum sana
cilalayıcıların çığırtkanlığında
karanfiller düşerken toprağa
taş sapanla vurmuştum seni
bilmem hatırlıyor musun?...’’
‘’s/özü biz verdik bırakmayız kimseye
insan uçurum gibi yazığa doğru
sürüklenirken yakasından
ekmek kirli bir azığa
başını bahşiş eylemez mi?’’
gösterilerden ötesini göremeyen
kör topal düzen kölesi gibiyiz
gölgemizi bile kaybetmişiz
beni duyuyor musun?
yoksa yine uyuyor musun?
‘’… yarınım sensin dünlerim sen
ayım-yılım günlerim sen
baktığım yönlerim sen
kaderime konulan yâr
... beni duyuyor musun?’’
''GÜL
... gamzelerinde zambaklar açsın
göynüme sultansın başıma taçsın.
... beni duyuyor musun?’’